Mavi Marmara Baskını olduğunda tam 15 Saat gemi ile bağlantı koptu. Koskoca gemi Akdeniz'in sularında buhar olup uçtu. Bırakın gemiyi bölgeden tek bir sinyal dahi alınamadı.
Nedeni İsrail'in uyguladığı "elektronik karartma"ydı.
İsrail bu teknoloji sayesinde yardım filosunun bulunduğu bölgeyi manyetik bir ağ ile kapatmış ve dış dünya ile bütün bağlantıyı koparmıştı.
Elektronik Karartma yeni harp sisteminin en önemli unsurlarından biri.
Aynı teknolojiyi ABD'de Irak savaşında kullandı.
"Elektronik Karartma" ile Irak ordusunun bütün radarlarını bozdu, frekanslarını karıştırdı, telsiz bağlantılarını kopardı, iletişim sistemlerini boşa çıkardı.
CNN, BBC gibi kanallar Bağdat'ın göbeğinden canlı yayın yaparken, Iraklı komutanlar kendi bölüklerine emir bile veremedi! Sonuç ortada. Bağdat 1 günde düştü.
Gediktepe saldırısına gelirsek.
53 tane terörist ellerini kollarını sallayarak geldi. Karakola, bölüğe değil koskoca birliğimize saldırdı. Gece görüş dürbünleri, termal kameralar, heronlar, neronlar bir işe yaramadı.
11 tane canımız gitti.
Aynı şey Dağlıca Baskını'nda da olmuştu.
Elbette üç-beş PKK'lı çapulcunun böyle bir teknolojiye sahip olduğu düşünülemez. Ama birilerinin bu çapulculara teknolojik destek verdiği aşikar.
Bu desteklerden biri de elektronik karartma olabilir mi!
Elektronik harp sistemleri uzmanlarına göre bu öyle menem bir teknoloji ki: bu teknoloji ile düşman kuvvetleri dost, dost kuvvetleri düşman olarak gösterebilmek mümkün!
Bu durumda insanın aklına gelmiyor değil;
Acaba 53 tane teröristin çoban sanılması bu yüzden olabilir mi!
Yüreğimiz yanıyor. Kimse kusura bakmasın.
"Acaba askeri darbeler için harcadığımız enerjiyi savunma teknolojilerine harcasaydık böyle olur muydu?"
Ver artık şu hediyeleri geri
Geçen hafta New York Times'da bir ilan çıktı. İlan mavi Marmara Gemisi'ndeki katliamla ilgiliydi. İlana göre Mavi Marmara'ya çıkan askerler nefs-i müdafaa yapmışlar.
Çünkü Mavi Marmara gemisindeki Türkler, İsrail'in masum askerleri'ne silahlar, bıçaklar ve metal sopalarla vahşice saldırmışlar. Onlar da ne yapsın kendilerini korumaya çalışmış.
İlanın altındaki imza dikkat çekici; Abraham Foxman. ABD'nin etkin Yahudi lobi kuruluşlarından ADL'nin direktörü...
Foxman ve ADL'yi Ocak 2004'te, Başbakan Erdoğan'a verdiği madalyadan hatırlıyoruz.
Hatta Foxman, bu ödül töreninde, Tayyip Erdoğan'ı "Ebedi Dost" ilan etmişti. Tekrar ilana dönersek: Foxman'ın imzasıyla yayınlanan ilanda Hamas terörist bir grup İHH'da terörizme destek veren bir organizasyon olarak nitelendiriliyor.İşgal altındaki vatan topraklarını savunan özgürlük ve direniş kahramanlarını Terörist olarak gören ve İHH'yı küresel terörizme destek vermekle suçlayan bir anlayışla daha fazla dost kalınamayacağına göre ADL'den alınan madalyayı iade etmenin tam zamanıdır.Belki sembolik ama anlamlı bir tavır olacaktır.
Sonuçta şu ana kadar verdiğimiz tepkilerin tamamı zaten sembolik düzeyde kalmadı mı!


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




