milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • HATİB: "İSRAİL SAHTE MEZARLAR ARACILIĞIYLA TARİHİ ÇARPITIYOR"
  • PAKİSTAN'DAN FÜZE DENEMESİ
  • FİLİSTİN'DE MİLLİ MUTABAKAT HÜKÜMETİ GÖRÜŞMELERİ KAHİRE'DE BAŞLADI
  • FATİH SULTAN MEHMET'İN TÜRBESİNİ ZİYARETLE BAŞLADI
  • PKK IĞDIR'DA 10 KİŞİYİ KAÇIRDI
  • PAKİSTAN'DA ENERJİ KRİZİ ELEKTRİK AÇIĞI 7200 MEGAVATA ÇIKTI

Peynir gemisinin kaptanlığı

15 TEMMUZ 2009
ÇAR 01:45

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Bir kere gaflete ve atalete tutulunca musibetlerin de ardı arkası kesilmiyor. "Ensesine vurup lokması alınan" bir mazlum durumuna düşen İslam dünyası, sanırım hiç bu kadar garip, hiç bu kadar perişan bir duruma düşmemiştir tarih boyunca. Her yönden gelen tokatlar ve her alanda yaşanan başarısızlıklar, felaketler de giderek kanıksanıyor, ataleti ve gaflet halini daha da pekiştiriyor maalesef. Artık ucuz çıkışların ve tepkilerin bile "zafer" olarak algılanmasıyla yetinen insanlar topluluğundan müteşekkildir İslam âlemi. Başkalarının acısına ve ıstırabına kuru gözyaşları dökmekten öte, gerçek manada, somut tedbirler almanın sözünün bile edilmemesi normal bir hal olmuştur. Kendisini her daim mazlum göstererek mazlum kelimesini bile utandırmış, katliamın, zulmün tabir-i caizse kitabını yazmış olan İsrail'e karşı İslam âleminde gösterilen en büyük tepki ipe sapa gelmez ve içi tamamen boş bir "van minüt" komedyasıdır, ki varın anlayın perişanlığımızı. Sanki ekonomik veya siyasi manada bir yaptırım yapmalarına engel olan vardı bu ülkede, yapmadılar işte.

İslam dünyasına bakış ve takınılan tavırlar konusunda ebedi bir ön yargı ve taraf olma halinde olan Batı medeniyetini halihazırda sayıyoruz zaten. Kendisini İslamiyet karşıtlığı üzerinden konumlandırdığını, yüzyıllardır buna göre pozisyon aldığını da bire bir yaşamış bir uygarlığın varisleriyiz. (Sanırım bu varislik durumumuz yüzündendir bütün bu savurganlığımız ve her konudaki cepten yeme alışkanlığımız) Aslında, dünyanın birçok yerinde Müslüman olmanın ağır bedelini ödeyen insanlar yaşıyor ve onların acıları, yaşadıkları zulümler de ayyuka çıkmadan, birkaç bini ölmeden kimsenin de aklına düşmüyorlar maalesef. Çin'in senelerdir devam eden zulmüne rağmen (ki Çin sistematik ve sabırla uyguladığı işkenceleriyle nam salmıştır tarihte) mavi ay-yıldızlı bayraklarını dalgalandırmaya devam eden, gönüllerinden İslam aşkını eksik etmeyen Uygur Türklerinin yaşadığı vahşetle, zulüm altındaki Müslümanlar antolojisine bir sayfa daha eklenmiş oldu. İşin ilginç kısmı da, Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı'nın Çin seyahatinden birkaç hafta sonra böylesi bir katliamın yaşanmasıdır. Maksat, bu noktadan bile bir "muhalefet cevheri" çıkarmak değildir. Ancak, ortada da vahim bir "kaale alınmama" vakası bulunmaktadır.

Türkiye'nin Çin ile (diğer tüm ülkelerle olduğu gibi) elbette ki ekonomik ilişkileri olacaktır. Bu görüşmelerde, dünyanın büyüyen ekonomik gücü olarak Çin ile işbirliğine gitmek, ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi vs. tarzında konu başlıklarının görüşülmesi de normaldir. Uluslararası ilişkilerde aslolan "karşılıklı menfaatler"dir ve biraz da popülist olan bir yaklaşımla, "çıkar varsa ilişki de vardır" diyen pragmatiklere de rastlanır. Ancak, biz bu kadar "pragmatik" olma taraftarı değiliz. Bir ülkenin en temel önceliklerinden birisi ekonomik çıkarlardır, ancak bütün diğer önceliklerden üstündür de denemez. İşte bu noktada, ekonomik ilişkiler yanında Türkiye'yi ilgilendiren bir diğer konunun Doğu Türkistan olduğunu da sağır sultan bile biliyor artık. Nitekim Cumhurbaşkanı bölgeyi de ziyaret etmiş, hatta camiye gidip Kur'an-ı Kerim bile dinlemişti. Dönüşünde de Çin'den yolcu uçağı alınacağına dair çıkan haberlere bakılırsa, gezinin ve temasların iyi geçtiği anlamı çıkacaktır. Elbette, temasların iyi geçmesi de iletilen taleplere olumlu yanıtlar alındığı manasını da içerecektir. Gelin görün ki, aradan birkaç hafta bile geçmeden böylesi bir katliamın yaşanmasına ne demeli peki? Pek bir hevesle gezinin faydalı olduğundan bahsederken bu yaşananları nereye koymalı? Ülke olarak dış politikada hiçbir ağırlığımızın kalmadığına, söylediğimiz sözlerin kimselerin nazarında değerinin olmadığına mı, yoksa yitip giden insanlara mı yanalım? Bu ülke, yüzüne gülüp de arkasından her türlü düşmanlığı yapanlara karşı tedariklidir. Ama bu yaşananlar, karşı tarafın bize karşı algısının "üçüncü dünya devleti" bağlamında olduğu izlenimi veriyor ki, dış politikanın son 7-8 senelik seyrine bakınca pek de anlamsız gelmiyor.

Ele avuca gelen, yeri geldiğinde acıtan bir takım tepkiler ve tedbirlere başvurabilmek yetisi, bir bakıma "büyük devlet" olabilme hasletiyle yakından ilgili gibi. Hareket tarzınızı ve alanınızı, tamamen "dengeleri bozmama"ya, mevcut yapıya karşı gelmemeye, "sistem"le uyumsuz gözükmemeye, yani konjonktür dalgalarına karşı yüzmemeye odakladığınız zaman yanlışı düzeltmekle de, bir şeyleri değiştirmekle de pek ilgili değilsiniz demektir. Dünya Uygur Kurultayı Başkanı'nı 2006 ve 2007'de Türkiye'ye sokmamakla da bunu göstermişsiniz zaten. Çok değil, 5-6 ay önce İsrail'e gösterilemeyen tepki (Davos tuluatı hariç) zalimi biraz daha güçlü kıldı, bizi daha da gaflete sevk etti. Geçen günler, birçok şey gibi Gazze'yi de unutturdu birçok kimseye. (9 Temmuz tarihli yazısında M. Ali Birand, İsrail'in ne kadar güzel bir "şey" [Evet, yazım yanlışı yok. Ülke değil, "şey" bence] olduğunu, gösterilen tepkilere anlam veremediğini yazmış mesela) Doğu Türkistan'da yaşananlar da, kuru birkaç tepki, hamasi birkaç nutukla unutulur gider. Geriye ülkeler arası "karşılıklı çıkarlar" kalır, onlar baskın çıkarlar her zamanki gibi. (Bu arada, birkaç "yandaş" medya mensubu da, her zamanki sevimsiz ve sırnaşık üsluplarıyla Başbakan'ı Çin' karşı "van minüt" demeye, yani "kahramanca" ama içi boş bir tepkiye çağırıyordu. Bu meseleden de kendilerine bir paye ve rütbe çıkarma seviyesizliğini es geçmeyenler oldu yani) Halbuki, elinizde iyi-kötü bir fırsat vardır.

Misal, ilk akla gelen Çin mallarının (ki kalitesizdir her şeyden önce, sağlıksız koşullarda üretilir. Dolayısıyla hastalık saçar ve yerli sanayiye darbe indirmektedir) yüksek gümrük tarifeleriyle engellenmesidir. Veya ithalinin yasaklanmasıdır. Ağır olsa da, uygulamada son nokta olsa dahi bir tedbirdir. Kuru sözlerle geçiştirilen nice zulüm gibi bu da gaflet ve atalet sicilimize eklenecektir. Bakarsınız, her şey unutulunca da o Çin malı uçaklar da alınmış, Çin'le artan ticaret hacmimizden övgüyle bahseden cümleler kirletiverir olmuş beynimizi. Olmaz demeyin, daha berbatlarıyla karşılaştığımızı siz de hatırlayacaksınız. Peynir gemisinin kaptanlığına devam edeceğimizden korkarım.

Not: Başbakan'ın bir gezi esnasında, parti otobüsünden çocuklara "Çin malı" oyuncak dağıtması ne kadar da manidar!

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 15.07.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: burak, kıllıoğlu, peynir, kaptan,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Burak Kıllıoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Yüzde 7.6 zam nerede?
    2. Demek ki pamuk ipliğiyle bağlı ekonomi
    3. Stres testiydi, hayat memat meselesi oldu
    4. Hükümete göre kriz 2013'e mi sarktı?
    5. Gitti eskisi, geldi yenisi
    6. Ne bu şiddet, bu celâl!
    7. Sütler psikolojik olarak zehirledi
    8. Dış politikamızın şahidi Biden
    9. Çengelköy sırtlarında
    10. Kapalıçarşı'nın kiremitleri
    1. ABD 2008 Başkanlık Seçimi Üzerine Bir Değerlendirme:
    2. 31 Mart olayı ve bugünkü rol değişimi
    3. Fotokopi çekilir, vatandaş çoğaltılır!
    4. Tepkini sevsinler...
    5. Neo-Köylü!
    6. 24 Ocak 1980: Küresel pranganın takılması...
    7. Geldi yine üç harfli, zaten hiç gitmemişti ki…
    8. Son zamanlar için güncel sözlük
    9. Hayır kurumu değillermiş
    10. Oyları böl ki, oyun bozulsun!
    1. Borsa işsizlikten önemlidir
    2. Son zamanlar için güncel sözlük
    3. Hasan çalışacak, İzak yiyecek
    4. Kafası karışık muhafazakârların halleri
    5. Lüks herkesin hakkıymış!
    6. Yine mi ses etmeyelim?
    7. Ahlâk da bitti, insanlık da
    8. İşsiz Adam ağlıyor
    9. Darbecisi de birdir gözümüzde, gizli gündemlisi de...
    10. Bir aceminin kongre izlenimleri
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    5. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    6. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    7. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    8. Ayasofya önünde namazlı eylem
    9. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    10. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. Kadın garson zorunluluğu
    9. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
    10. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek