milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • HATİB: "İSRAİL SAHTE MEZARLAR ARACILIĞIYLA TARİHİ ÇARPITIYOR"
  • PAKİSTAN'DAN FÜZE DENEMESİ
  • FİLİSTİN'DE MİLLİ MUTABAKAT HÜKÜMETİ GÖRÜŞMELERİ KAHİRE'DE BAŞLADI
  • FATİH SULTAN MEHMET'İN TÜRBESİNİ ZİYARETLE BAŞLADI
  • PKK IĞDIR'DA 10 KİŞİYİ KAÇIRDI
  • PAKİSTAN'DA ENERJİ KRİZİ ELEKTRİK AÇIĞI 7200 MEGAVATA ÇIKTI

Peruklu Türkiye

13 MART 2011
PAZ 01:40

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Geçen pazar günü (27 Şubat 2011) BBC televizyonunda Türkiye ile ilgili bir program izledim. Türkiye'nin çeşitli yörelerini dolaştılar, doğal güzelliklerin yanı sıra, sefalete ve insan haklarının gaspına dair olguları öne çıkardılar. Bunların bir kısmı alıştırıldığımız şeylerdi. Fakat İstanbul'da çekilmiş genç kızlarla ilgili görüntüler çok gücüme gitti. Verilen görüntülerden dolayı içim acıdı.

İstanbul'da peruk satan bir dükkânda, başörtülü kızlar, üniversitede ve sosyal hayatta kendilerini kamufle edecek peruk çeşitleri seçmeye çalışıyorlardı. Kızlar herhangi bir üniversitede okuyabilmek veya bir iş yerinde çalışabilmek için başörtülerini çıkarmak zorundaydılar. Başka bir ifade ile hiç de insanî olmayan bir seçimle karşı karşıya bırakılıyorlardı: "Okumak istiyorsan başını açacaksın, başını açmak istemiyorsan okuyamazsın" deniyordu.

Kimin aklına gelmişti, her bakımdan milletin geleceği ve umudu olan genç kızların önüne böyle bir engelle çıkmak? Bundan nasıl bir sonuç hedeflenmişti? Genç kızların önüne, böylesine bir ilkellikle ve zorbalıkla çıkıp, bunun "çağdaş" bir seçenek diye sunulması kime ve kimlere hizmet etmekti?

Türkiye, "varlık hikmeti" olan kimliğinden koparılarak Batı'ya eklemlemek istenen bir anlayış paralelinde, uzun zamandan beri "peruklu bir zihniyet"le yönetilmek istenmektedir. Hatta bu anlayışın yeşermesi için, kimi zaman çeşitli kumpaslarla topluma öylesine bir korku salınmıştır ki, kimse gerçek kimliği ile ortaya çıkmaya cesaret edememiş, herkes "peruklu kimliği" ile ortada arzıendam etmiş ve hâlâ da etmektedir.

Bu haliyle Türkiye'nin, krallıkla / monarşi ile idare edilen yönetimlerden ne farkı vardır ki? "Peruklu zihniyet", doğal olarak "peruklu görüntü"yü istiyor ve onu meşru görüyor. Bu hal, genç kızları daha hayatlarının başında maskaralaştırmaktan başka bir şey değildi. İşte Türkiye, bu "peruklu zihniyet"ten kurtulduğu gün "gerçek Türkiye" olacaktır.

Kadınlar / kızlar bulundukları ortamlara göre, bukalemun gibi kılıktan kılığa girmeye zorlanıyorlar. Devlet kurumlarında başörtülü olmayacaksın, plajlarda kapalı giysilerle dolaşmayacaksın, camide cenazeye katılsan bile camiye girmeyecek ve namaz kılmayacaksın. Bütün bunlar psikolojik bir harekâtın birer parçası olup toplumu sindirmek istenmekten başka bir şey değildir.

Ülkede kimlik arayışında biraz canlanma, kıpırdanma gördüklerinde, halk biraz ekonomik olarak biraz toparlanmaya başlayınca, "Bu kadarı size yeter!" dercesine, ortam zoraki olarak karıştırılarak hemen bir darbe icat ediveriyorlar, halkı sindirmek için memleket severler (!) tarafından...

Hiç düşündünüz mü bilmiyorum. Meselâ peruğu kimler takar? En basitinden, bir hanım başında saç kalmamışsa istemeyerek de olsa peruk takar. Barlarda pavyonlarda çeşitli amaçlarla çalışan kadınların peruk taktığı da bilinen bir şey! Ayrıca bir hastalığa duçar olmuş bir bayan yine hastalık gerekçesiyle peruk takabilir. Hiçbir hastalığı yokken, onu zorlayan herhangi bir sebep mevcut değilken kızlar niçin peruk taksın?

Bir kızın hiçbir mâkul gerekçe yokken, peruk takmak zorunda bırakılması bir zulümdür. Genç kız kendini niçin çirkinleştirmek istesin ki? Bilindiği gibi Türkçe'de herhangi bir zulmü işleyen kimseye de zalim denir. Özellikle bu şekilde zulme mâruz kalan mâsum gençlerin "ah"ını alanların sonunu hep merak etmişimdir.

Her şeyden önce vicdanları onların yakasını bırakacak mıdır? İnançla ilgili değil de sudan bir gerekçe de olsa aynı muameleye maruz kalan kendi çocukları olsa acaba ne yaparlardı? Kendilerini ve kendi çocuklarını, "başkaları"nın çocukları yerine koymayı hiç akıllarından geçirmişler midir?

Herhangi bir suç işlemeden suçlu muamelesine tâbi tutulmak ne iğrenç bir şeydir. Bunu ancak yaşayanlar bilir. "Peruklu Türkiye"den kurtulmak için, öncelikle toplumda kendini "üstün" görenlerin paranoyak hallerinin tedavi edilmesi şarttır. Türk toplumunda herkes birinci sınıf vatandaş olacaksa, hiç kimse bir başkasının ne yediğine, ne içtiğine, kimin ne giydiğine ve giymediğine karışmaya hakkı olamaz. İnsanlığın ortak değerleridir herkes için geçerli olan... Fiilî olarak suç işleyen kim olursa olsun elbette cezasını çekmelidir. Elbet tabii haklar suç sayılamaz, fakat tabii hakları suç saymak "suç" olmalıdır.

Hiçbir mâkul gerekçesi olmadan gençlere yapılan zulümlerin sesi çok uzun sürmez, er veya geç mutlaka çıkar. Gençlerin ahı yerde kalmaz. Onların sevenleri vardır, sevenleri sevenler vardır. Bu ahların biriktiğini ve sonra sel olup çağladığını şöyle bir hayal ediniz. Önünde durulur mu hiç?

Tarihî derinliği olan Türkiye gibi bir ülkeye "peruk" yakışmıyor. Hele "peruklu zihniyet" hiç yakışmıyor. Genç nesillerin psikolojisini bozanları ne bu toplum ne de Allah affeder. Sadist ruhlu insanlar daha dayanma gücü kazanmamış gençleri "filiz"ken hayattan koparıyorlar. Oysa onların önünde yaşanacak koskoca bir hayat vardır, bu gençlere nasıl kıyabiliyorlar? Fakat yaptıklarının kimsenin yanına kâr kalmayacağına, yaptıklarının karşılığının bulacaklarına inanıyorum.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 13.03.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: dr, ihsan alperen, makale,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Dr. İhsan Alperen

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Necip Fazıl ve sigara
    2. İntikam
    3. Şehir tiyatroları üzerinden oynanan "tiyatro" ve "su"yun devrimi
    4. "Muhafazakâr"a bak!
    5. Düğün konuşmaları!
    6. Mazlumların gözyaşlarını Terkos suyu mu sandınız?
    7. Tuzak var!
    8. Vedalar geldi aklıma!
    9. Dershaneler
    10. Türkân Saylan adı
    1. Sömestr tatili, dinlenmek ve hobiler geliştirmek için büyük bir fırsat
    2. Aristokrat olunur mu?
    3. İkna Yöntemleri: “Zor kullanmak , para ile satın almak ve inandırmak”
    4. Şehvet kuyusu
    5. Dogma
    6. “Sıralardaki Heyecan”dan
    7. İlâhiyat Fakültesi Camii’nde bayram namazı
    8. Din ve hayat
    9. 'Eyvah! O da mı kötü yola düştü?'
    10. Kim anlar bizim halimizden?
    1. Yürüyüşüm değişti
    2. Bir müdür tanıdım!
    3. 'Eyvah! O da mı kötü yola düştü?'
    4. Evet mi hayır mı?
    5. İlâhiyatçı akademisyenlerin din sunumu
    6. Hangi mezheptensiniz?
    7. Millî Eğitim’in bayramda öğretmenevi zulmü...
    8. Din Adamı mı?
    9. Gücüme gidiyor!
    10. İkna Yöntemleri: “Zor kullanmak , para ile satın almak ve inandırmak”
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    5. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    6. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    7. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    8. Ayasofya önünde namazlı eylem
    9. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    10. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. Kadın garson zorunluluğu
    9. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
    10. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek