milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • HATİB: "İSRAİL SAHTE MEZARLAR ARACILIĞIYLA TARİHİ ÇARPITIYOR"
  • PAKİSTAN'DAN FÜZE DENEMESİ
  • FİLİSTİN'DE MİLLİ MUTABAKAT HÜKÜMETİ GÖRÜŞMELERİ KAHİRE'DE BAŞLADI
  • FATİH SULTAN MEHMET'İN TÜRBESİNİ ZİYARETLE BAŞLADI
  • PKK IĞDIR'DA 10 KİŞİYİ KAÇIRDI
  • PAKİSTAN'DA ENERJİ KRİZİ ELEKTRİK AÇIĞI 7200 MEGAVATA ÇIKTI

Özgürlük bombaları yememek için...

28 MART 2011
PZT 04:15

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Irkçı emperyalistlerin, tarihten devraldıkları kanlı mirası üzerimize bomba olarak püskürtmemeleri için, fitne ateşinden uzak durup kendi başımızın çaresine bakmayı öğrenmemiz gerekiyor. Koltuğuna yapışan diktatörler kendi halkına rikkat, devrimciler de fitne ateşine dikkat etmeli...

Seçim sath-ı mailine giren Türkiye'de gündem, hep bildik mevzular. AKP-CHP arasındaki holigan fanatizmi, Ergenekon davası, Tatlıses suikasti, milletvekili aday adaylarının öyküleri, Kürt sorunu vs...

Her sene, her ay, her hafta, her gün tartışıp çözdüğümüz(!) meseleler anlayacağınız. Yani iç gündemimiz kaçmıyor ve yıllardır bizi peşinden sürükleyen konular. İslam coğrafyasında daha epey bir müddet gezinmenin faydası var. Çünkü işin içine, işgalcisi, ABD'si, Sarkozy'si, Avrupa'sı, fitnesi fücürü girdi.

Mağrip'ten başlayıp tüm Afrika ve Asya'yı sarmaya başlayan devrim rüzgarları her geçen gün hızını estiriyor. Mezhep geriliminden, El Kaide'ye, işgalden, sivil Müslüman katliamına, spekülasyondan fitneye dayanan boyutlara vardı Libya, Yemen ve Suriye'deki gidişat.

Özellikle Libya, Bahreyn, Yemen ve Suriye'de durum, Tunus ve Mısır'da başlayan devrim hareketlerinin sağduyulu, şiddetten uzak, silahsız ve kansız eylem sürecinden maalesef farklı bir süreç izliyor.

Bilinçaltılarımız                                  travmayla dolu

Oksidental (Batıcı) zihniyetin, tarih boyunca "el attığı" her "Şark" sorunu, kangrene, katliama, sömürüye çevirdiği yönündeki gerçek, bilinçaltlarımızda tazeliğini koruyor. Dolayısıyla, Yemen ve Bahreyn'de mezhep fitnesi üzerinden oyunlar sergilemeye, Libya'da emperyalist işgal girişiminde bulunmaya başladıklarına şahit oluyoruz.

Türkiye, 1990'lı yılların başından itibaren Avrupa'nın göbeğinde Sırp Çetnikler tarafından bir kez daha tarihteki uykusundan uyandırılan "Haçlı Savaşı" saldırganlığının Bosna ve Kosova'da nasıl bir soykırıma varacağına tanıklık ederken, Fransızların eğitim verdiği Ruanda'daki Tutsi ve Hutu milisleri de 1994 yılında Afrika'da palalarla insan biçiyordu.

3 ayda 800 bin insan katledildi

Üç ay içerisinde, 800 bin Tutsi ve Hutu'nun birbirini yok etmesine, BM, NATO ve bugünün "barış cengaveri" ABD ile Fransa başta olmak üzere tüm dünya seyirci kalmıştı. Yıllarca Fransa'nın desteklediği Tutsilerin ve Belçika'nın desteklediği Hutuların daha önce yaptıkları katliamların öcünü almak gerekçesiyle yaptıkları vahşi soykırımı hâlâ unutamadık. Nisan 94'teki bu katliamlara tanık olan bölgedeki Kanada ordusuna bağlı bir komutan, bizzat BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ı arayarak katliamın vahşetini bildirmiş ve ne yapılması gerektiği sorusuna ise "Sakın müdahale etmeyin" yanıtını almıştı. Irak ve Afganistan "özgürlükçüsü" ABD ise öldürülen 10 BM askerini bahane göstererek, BM Barış Gücü askerlerinin derhal Ruanda'dan çekilmesini sağlayarak katliamın soykırım boyutuna varmasını sağladı. Öyle ki bugün dünyada soykırımlara seyirci kalmayacaklarını yalanını söyleyen Fransa ve ABD gibi ülkeler, Ruanda'ya müdahale etmemek için BM'de soykırım sözcüğünü içeren tüm önergelerin değiştirilip çıkartılmasını istemişlerdi.

Fransa o dönemde yeni bir karar alarak, katliamı engellemek yerine, katliamı destekleyen Hutu hükümetine askeri yardıma başladı. Bölgede hızla ilerleyen Fransız askerleri, Kongo'ya kadar olan bölgenin yönetimini ele geçirerek o güne dek katledilen 600 bin insana ek olarak kendi sorumlulukları altındaki bölgede 200 bin kişinin daha öldürülmesine yardımcı oldu.

Batı'nın Asya karakolu: Rusya

Şimdi bir de "iyi polisi" oynayan Oksidental zihniyetin Asya'daki pergel ayağı Rusya'ya bakalım. Uzak değil yakın tarihten ve neredeyse aynı dönemden bahsediyoruz. Bosna ve Ruanda'da bu soykırımlar yaşanırken aynı dönemde 70 yıllık Komünizme veda eden Rusya da 1991'de bağımsızlığını ilan eden Çeçenistan'a acımadı. Ruslar, 1994 yılının aralık ayında, hem havadan hem de karadan Çeçenistan'a saldırdı. Ve Rusların Çeçenya soykırımında da ilk savaşta 120 bin Çeçen vahşice katledildi. 1999 Eylül'ünde başlayan ikinci soykırım döneminde de Ruslar bugüne dek toplam 260 bin Çeçeni şehit etti. Öldürülenlerin yaklaşık 50 bini 8 yaşın altındaki çocuklardı.

Bugün Libya işgal girişimini, "Haçlı Seferi" olarak yorumlayan Vlamidir Putin'in, Çeçenya soykırımı sırasında söylediği sözler ise hala akıllardadır: "Çeçenlere hak ettikleri cezayı veriyoruz!"

1945 yılında Cezayir'de sistematik işkence ve toplu katliamlarla 45 bin Müslümanı katleden Fransa, halen bu katliamların sorumluluğunu bile üstlenmiş değil. Vietnam'da 1 milyondan fazla insanı katleden ABD "girişimciliği"ne ve Afganistan'da milyonları yok eden Sovyetik şiddete daha değinmiyoruz bile.

Sömürgeci emperyalizmin, merkantilist geçmişinden başlayarak bugüne kadar müdahale ettiği her kara parçasında nasıl "insanlık şaheserleri" bıraktığını iyi biliyoruz. Bosna, Kosova, Ruanda'nın üzerinden "15 yıl geçti" deniliyorsa sömürgeci emperyalist ırkçılığın tarihten aldıkları kanlı mirasları bugünlere taşıyacaklarının en canlı örneği olarak Irak ve Afganistan işgalleri duruyor karşımızda...

Fitneye dikkat, Halka rikkat!

Şimdi Bahreyn ve Yemen'de asıl hedefi unutup mezhep ayrılığına sapanların da, oralara müdahale eden komşu ülkelerin de, kavgaya karışanların da oturup bir kez daha düşünmesi, bu içerikteki bir kavganın kimin işine yarayacağını düşünmesi gerekiyor. Aynı şekilde Suriye'de babasından kanlı bir miras devralan Beşşar Esad'ın da bir an önce elini çabuk tutup reformları hızlandırması, babasının ve amcasının katlettiği on binlerce Hama ve Humuslunun çocuklarından özür dilemesi ve özgür seçimler yapılabilmesi için halkın önüne somut bir geçiş takvimi sunması gerekiyor.

Zalim diktatörlüğün zulmü altından senelerdir mağduriyet yaşayan Müslümanlar, silaha sarılır veya iç çatışmaya enerji harcar ise Tunus ve Mısır'daki gibi kansız geçişler hayal olur. Aynı şekilde darbe ile ele geçirdikleri veya babalarından devraldıkları krallık koltuklarını halka bırakmayan diktatörler de (Beşşar Esad ve Kaddafi gibi) istedikleri kadar "İsrail düşmanı" olsunlar, işgal için fitne ve kaos isteyen Batılı saldırganlığın yoluna kırmızı halı sermiş olurlar.  Bunlar yapılmadığı takdirde yağ sürülecek ekmeğin bizim değil, yine emperyalistlerin ve onların içimizdeki kuklacılarının ekmeği olacağını tahmin etmek kehanet olmayacaktır.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 28.03.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: kaddafi, fransa, saldırı, abd, bomba,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Ahmet Zeki Gayberi

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. "Özgürlük bombaları" yememek için...
    2. İlk taşı "dostlar" atar hep!
    3. Büyü bozuldu, uyanma vakti!
    4. Ayağına pisleyen kuş: PENGUEN
    5. Kâğıttan kaplanlar, kartondan kuleler!
    6. Yusuf, zindanından kurtuluyor!
    7. Hem terörist hem çirkef!
    8. Tunus'ta "Ya Allah" deme vakti!
    9. Karslılar ne düşünüyor soran yok!
    10. Söz vermiştin bana, çıma nehati? (*)
    1. Söz vermiştin bana, çıma nehati? (*)
    2. Kâğıttan kaplanlar, kartondan kuleler!
    3. Ne oldu, nasıl oldu?
    4. "Özgürlük bombaları" yememek için...
    5. Ayağına pisleyen kuş: PENGUEN
    6. İlk taşı "dostlar" atar hep!
    7. Hem terörist hem çirkef!
    8. Karslılar ne düşünüyor soran yok!
    9. Bu bir savaş sebebidir...
    10. Büyü bozuldu, uyanma vakti!
    1. İlk taşı "dostlar" atar hep!
    2. Bu bir savaş sebebidir...
    3. Ne oldu, nasıl oldu?
    4. Söz vermiştin bana, çıma nehati? (*)
    5. Karslılar ne düşünüyor soran yok!
    6. Tunus'ta "Ya Allah" deme vakti!
    7. Hem terörist hem çirkef!
    8. Yusuf, zindanından kurtuluyor!
    9. Kâğıttan kaplanlar, kartondan kuleler!
    10. Ayağına pisleyen kuş: PENGUEN
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    5. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    6. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    7. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    8. Ayasofya önünde namazlı eylem
    9. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    10. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. Kadın garson zorunluluğu
    9. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
    10. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek