milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • HATİB: "İSRAİL SAHTE MEZARLAR ARACILIĞIYLA TARİHİ ÇARPITIYOR"
  • PAKİSTAN'DAN FÜZE DENEMESİ
  • FİLİSTİN'DE MİLLİ MUTABAKAT HÜKÜMETİ GÖRÜŞMELERİ KAHİRE'DE BAŞLADI
  • FATİH SULTAN MEHMET'İN TÜRBESİNİ ZİYARETLE BAŞLADI
  • PKK IĞDIR'DA 10 KİŞİYİ KAÇIRDI
  • PAKİSTAN'DA ENERJİ KRİZİ ELEKTRİK AÇIĞI 7200 MEGAVATA ÇIKTI

Özgür basın içinde samimiyete ihtiyaç var

06 MART 2011
PAZ 02:10

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Sıkça dile getirdiğim bir husus var... Bu ülkede tüm sorunların temelinde istediklerimizi herkes için istemiyor/isteyemiyor oluşumuz yatıyor. Basın özgürlüğü mü istiyoruz bunu kendimiz ve bizim gibi düşünenler için istiyoruz. Düşünce ve inanç özgürlüğümü istiyoruz bunu kendimiz ve bizim gibi düşünen ve inananlar için istiyoruz. Son günlerin ana gündem konusu haline gelen basın özgürlüğü konusunda sergilediğimiz tavırda samimiyetten uzak görünüyor. Çünkü basın özgürlüğünü de bizim gibi düşünenler için istiyoruz. Böyle olunca da her meselede ortaya iki farklı grup çıkıyor. Birinin hak dediğine öteki hayır diye karşı çıkıyor. Çünkü dün ben haksızlığa uğradığımda yanımda bulamadığım kişiler bir gün haksızlığa uğradığında yanlarında olmakta zorlanıyorum. Bunun içindir ki, birinin basın özgürlüğü olarak savunduğu ve istediğine öbürü hayır bu basın özgürlüğü çerçevesinde düşünülemez diyor.

Halbuki her durumda ve herkes için özgürlüklerin savunucu olsak, ortada bir haksızlık varsa ya da haksızlık olduğu düşünülüyorsa bu durum kimin başına gelirse gelsin basın özgürlüğünü savunabilsek sanıyorum sorunlarımızın önemli bir bölümünü çözüme kavuşturabiliriz. Demokrasinin yerleşmesinde, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığının hayata geçmesinde önemli mesafe alabiliriz. Ama bunu bir türlü yapmıyoruz/yapamıyoruz. En fazla timsah gözyaşı döküyoruz. Eğer bizim gibi düşünen birileri yargı karşısında hesap vermek durumunda kalmışsa hemen gürültüyü kopartıyoruz, "Yargı siyasallaştı... Yargı bağımsızlığını yitirdi" diye... Ama aynı durum karşı taraf olarak ördüğümüz kişi yada kişilerin başına geldiğinde başlıyoruz yargıyı alkışlamaya, yüceltmeye... Bir gün adalete bizimde ihtiyacımız olabileceğini bir türlü düşünmüyoruz. Bu köşede geçtiğimiz aylarda, "Herkes için adalet" başlıklı bir yazımda bu konuya temas etmiştim. Eğer adaleti sadece kendimiz ya da yandaşlarımız için düşünür ve hatırlarsak, yarın bir haksızlığa uğradığınızda ya da haksızlığa uğradığınızı düşündüğünüzde çevrenizde sadece yandaşlarınızı bulabilirsiniz. Hak ve adalet söz konusu olduğunda senin ya da benim tarafım söz konusu olmamalıdır. Çünkü, böyle bir yaklaşım daha işin başında adaletsizliğe zemin hazırlamak anlamına gelir.

Bu memlekette halkın oyları ile işbaşına gelmiş bir iktidar bir avuç azınlık istemiyor diye haksızlıklara maruz kalırken bu haksızlıklara ve zulme, kısacası siyasi iktidara yönelik darbeye alkış tutanlar bir gün geliyor bu defa kendilerini dün alkışladıkları, bağımsızlığına gölge düşürmedikleri yargının önünde bulabiliyor. O zaman da kıyameti kopartıyorlar. Yargının bağımsızlığını yitirdiğini, siyasallaştığını ileri sürüyorlar. Böyle olunca da sürekli olarak taraflar birbiri ile çekişiyor. Kimse kendisine layık gördüğü hak ve hukuku başkasına uygun görmüyor. Hatta bazıları bu ülkede kendileri gibi düşünmeyen ve inanmayanlara aslında yaşama hakkını bile çok görüyorlar. Sanki, onların isteğine razı olur sesinizi çıkarmazsanız bir lokma ekmeği lütfediyorlar. Sadece onlar için basın, düşünce ve inanç özgürlüğü ilk şart da ötekiler için olmasa da olur. Hatta olmasa daha da iyi olur. Bu çelişkili mantıktan kurtulamadığımız sürece bu ülkede hakların kökleşmesini beklemek anlamsız olur. Çünkü, bazı temel konularda çatışmanın ortadan kaldırılması o hususların çözümünün ilk şartıdır. Söz gelimi Ergenekon davası münasebetiyle ortaya çıkan durum bunun açık örneğidir. Geçtiğimiz aylarda medya mensupları aleyhine yüzlerce dava açıldı; pek çok gazeteci mahkum oldu. Çoklarının davası da sürüyor. Ne var ki bugün sokağa dökülen gazetecilerin basın özgürlüğü akıllarına bile gelmedi. Seslerini bile çıkarmadılar. Şimdi benzer durum ortak görüşe sahip olduklarının başına gelince basın özgürlüğünü hatırladılar. Elbette demokratik bir ülkede basın özgürlüğü ilk ve temel şarttır. Ama bu herkes için geçerli olmalıdır... Bunun için her türlü haksızlığın son bulmasının yolu kişiden kişiye değişen bir adalet anlayışı değil, herkes için ortak bir hak ve adalet anlayışına ulaşmamız gerekiyor.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 06.03.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: abdülkadir, özkan, makale,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Abdülkadir Özkan

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Barışı, barış örgütleri engelliyor !..
    2. Terörün dış destekleri biliniyor ama bir şey yapılamıyor
    3. Lüzumlu eşyalar haciz edilemeyecek
    4. Açıklama için bugüne kadar beklemeye gerek var mıydı?
    5. Eylem değil eylemsi
    6. Cumartesi günü İstanbul'da buluşalım
    7. Isıtan ortada, ısıttıran nerede?
    8. Bomboş bir evde yatak odası ne işe yarar?
    9. O yalan bu yalan, fili yuttu bir yılan!..
    10. Sağlık çalışanlarının sorunları
    1. Dersim Olayı ve cevapsız kalan soru
    2. Davos'un gerçek ruhu işte bu!..
    3. Demokratik darbe olur mu?
    4. Sağcısı da, solcusu da aynı!..
    5. TV’deki öfkeli kız
    6. İşte bu olmadı Sayın Cumhurbaşkanım
    7. Bir özelleştirme ya da satış
    8. Yahudi Lobisi bastırdıkça geri adım atılıyor
    9. Kıbrıs unutturuluyor mu?
    10. Anayasa Mahkemesi'nin kararı belli mi?
    1. Nuh; yalan da kıvırma da sana yakışmadı
    2. Yahudi Lobisi bastırdıkça geri adım atılıyor
    3. Seçimler, ulusalcı laikler ve medya
    4. İslâm dünyası lafla kandırılacak sanılmasın
    5. Açılım açılmadan kapanıyor mu?
    6. Statükonun devamını isteyenler kendilerini halkın yerine koyuyor
    7. Yasalar herkesi bağlamaz mı?
    8. Dersim Olayı ve cevapsız kalan soru
    9. 28 Şubat süreci gerçekten bitti mi?
    10. Kişisel tepki mi, çetelerin rolü var mı?
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    2. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    3. 10 tane görevim var
    4. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    5. Birden fazla sınav dönemi
    6. Sağlıkçılar, 2 saat iş bıraktı
    7. Suriyeli çocuklar, hayata gülümsüyor
    8. Yaşamını 200 kiloluk üvey oğluna adadı
    9. Final heyecanı başlıyor
    10. Komşu ile hazırlık maçı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kadın garson zorunluluğu
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek