milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • HATİB: "İSRAİL SAHTE MEZARLAR ARACILIĞIYLA TARİHİ ÇARPITIYOR"
  • PAKİSTAN'DAN FÜZE DENEMESİ
  • FİLİSTİN'DE MİLLİ MUTABAKAT HÜKÜMETİ GÖRÜŞMELERİ KAHİRE'DE BAŞLADI
  • FATİH SULTAN MEHMET'İN TÜRBESİNİ ZİYARETLE BAŞLADI
  • PKK IĞDIR'DA 10 KİŞİYİ KAÇIRDI
  • PAKİSTAN'DA ENERJİ KRİZİ ELEKTRİK AÇIĞI 7200 MEGAVATA ÇIKTI

Özelleştirme sevdası…

26 TEMMUZ 2005
SAL 18:32

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Hemen her konuda olduğu gibi ciddi çalışmalar yapılmadan Turgut Özal döneminde büyük gayretlerle ülke gündemine sokulan “özelleştirme sevdası” Türkiye’yi feci bir ideolojik bombardımana tutmuştu. Bu bombardıman ekonomi ağırlıklıydı. Halkımız birdenbire o güne kadar aşina olmadığı özelleştirme, konvertibilite, dalgalı kur gibi kavramlarla tanışmış, serbest piyasa ekonomisi adı altında kendine yer bulacak olan “yeni soygun dönemi”ne ilk adımını atmıştı.

Yaşı otuz beşi devirenler hatırlayacaklardır; 70’li yıllarda bu ülke bir cent’e muhtaç hale gelmişti. Öylesine bir perişanlık vardı ki; yağ ve tüp kuyrukları yurdun dört bir yanını sarmış, elektrikler yandığında derinden “oh be!” çeken insan manzaraları ortalığı kaplamıştı. Hal böyle iken enflasyonun 3 haneli olduğu bir ülkede krizden bunalan insanlar tabii olarak kendilerine nefes aldıracak bir çıkış yolu arar hale gelmişlerdi. Ve dolayısıyla Özal’ın bu yenilikçi ve devrimci söyleminin etkisinde kalan kitleler, sunulan programa kurtuluş reçetesi olarak sarıldılar.

 Bunlara ek olarak da basında aniden boy gösteren eskinin sosyalistleri yeninin liboşları olan birtakım köşe yazarlarının serbest piyasa ekonomisi başta olmak üzere Özal’ın fikirlerine arka çıkmasıyla Türk halkının yapacağı bir şey kalmamıştı.

Bombardımama esir düştüler, ülkenin bunlarla kurtulacağını zannettiler. Aradan geçen uzun nevrotik yılların sonunda ise pek de birşeyin değişmediğini anladılar ama iş işten geçmişti.

Özal dediklerinin çoğunu kısa sürede yaptı, “bir koyup, üç alamadı” ama kendi deyimiyle kısa sürede ülkeye çağ atlattı. Ancak, başarısız olduğu birkaç küçük nokta kalmıştı. Enflasyonun düşürülmesi, orta direğin güçlendirilmesi, Türkiye’nin dünyanın önde gelen ekonomilerinden biri olması, hatta mümkünse Japonya’yı yakalaması ve özelleştirme…

Burada ilk maddeleri sizin engin ferasetinize bırakıp atlıyoruz, özelleştirmeye geçiyoruz. Türkiye’nin 20 yıllık geçmişi olan bir özelleştirme macerası var. Eldeki somut verilere baktığımızda da bunu görebiliyoruz. Belki eskiden sadece teorik anlamda bir tartışma yaparken, şimdi bu tartışmayı maddi delillere indirgeyerek yargıya varabiliyor, gerek mali gerekse sosyal açıdan değerlendirebiliyoruz. O halde önce maddi açıdan “özelleştirme” olgusunu irdelemeye başlayalım. Aslında pek çok yol alındı. Sümerbank, Et ve Balık Kurumu, SEK, Telekom, Etibank, birçok tekstil fabrikası ve adını duymadığımız birçok fabrika özelleştirildi, yine moda tabirle bazılarına “peşkeş çekildi”, “kıyak” yapıldı.

Bakınız, yapılan hesaplamalara göre, şu ana kadar yapılan özelleştirmelerden yaklaşık 10 milyar dolar gelir elde edildi. Buna karşılık Özelleştirme İdaresi için harcanan masraflarda bu kadar, yani 10 milyar dolar civarında. Yani, özetlersek 20 yıllık yoğun bir çabanın, yüksek dozlu tartışmaların, onca emeğin, devletin önemli kurumlarından vazgeçmesinin karşılığı, köylünün, çiftçinin, üreticinin perişan olmasının karşılığı sıfır net kardır.

Buradan şu çıkarımı yapmak mümkündür; yani bunca emek boşu boşuna ziyan edilmiş, binlerce çalışan boşu boşuna kapı dışına itilmiştir. Gözyaşlarını, bedduaları saymıyorum bile. Bir de devletin kasasına tek bir American doları bile girmemiştir.

Şimdi size anlatacağım şu özelleştirme örneği Türk ekonomisini yönetenlerin nasıl ferasetten, akıldan uzak oldukları belgeliyor.

Etibank, önce özelleştiriliyor ve şahıs şirketine devrediliyor. Devralan şirket, aldığı şirketin önce bütün varlıklarına ve öz kaynaklarına el koyduktan sonra “bu şirket zarar ediyor” diyerek devlete geri iade ediyor. (Yarın öbür gün bu tabloyu biz satışı Bakanlar Kurulu’nda onaylanan Telekom’da da görürsek hiç garipsemeyin) Devlet te hangi akla hizmet ediyorsa, özelleştirip para kazanmayı umduğu şirketini, tüm varlıklarını, tüm değerlerini, tüm kaynaklarını kaybetmiş olarak geri alıyor. Bu geri alınan şirket artık ölü bir şirkettir, bir daha satma imkanı yoktur, artık bitmiştir. Bunun en bilineni Etibank. Fakat ne yazık ki Etibank dışında da bu şekilde kaybedilen yüzlerce fabrika bulunmakta.

Başka bir durumda, üreticiyi, yani çiftçiyi, köylüyü koruyan, ona piyasada rekabet etme imkanı tanıyan, bunun yan etkisi olarak tüketicinin de bu malları ucuza temin etmesini sağlayan, SEK, EBK gibi KİT’lerin tasfiyesidir. Üreticiye destek olan bu kurumlar ortadan kaldırılınca, köylü piyasadaki dev tekellerin insafına terk edilmiş oldu. Pazar, yabancı sermaye ağırlıklı, bu şirketlerin eline geçince tüketici de bundan etkilendi, şehirlerde süt, et ve türevleri daha pahalı tüketilmeye başlandı. Bunun olumsuz bir yan etkisi olarak, köyde oturup üretim yapan bu insanlar özelleştirme sonucu yoksulluğa itilince, zorunlu olarak şehirlere göç etmeye başladılar. Şehirlerde zaten kötü olan yaşam koşulları daha da ağırlaştı.

Bakın, basit gibi gördüğümüz bir özelleştirme olgusu sonrası olanlar; köyde perişan çiftçi, köyünü bırakıp şehre göçenler, şehirlerde artan işsizlik ve hırsızlık olayları. Önemsemediğimiz, ciddiye almadığımız, basit bir olayın sonucu başımıza gelenler bunlar.

Sonuç olarak şöyle bir tablo karşımıza çıkıyor; devlet özelleştirme sonucu net bir gelir elde edememiştir, özelleştirme sonucu üretimde büyük kayıplar yaşanmıştır, köylü perişan edilmiş, şehirlere göç artmıştır, iddia edilen sermayenin tabana yayılması, daha verimli çalışan şirketler gibi savları özelleştirme savunucuları bile ağızlarına almamaktadırlar. Sanki böyle bir şey hiç yazılıp çizilmedi hiç konuşulmadı. Gerekli yenilemeler, yatırımlar özelleştirilecek diye yapılmadığı için kar eden KİT’ler şu an hurda görünümünde hasbelkader çalışmaktadır.

Özelleştirmeyi savunanların sanırım kullanacakları argüman kalmamıştır. Bu noktada geriye dönüp kayıpları telafi etmekte imkansızdır. Yapılacak şey bundan sonra dikkatli olmaya çalışmaktır.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 26.07.2005 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Necmettin Çakmak

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Terör belası olmasaydı...
    2. Ovalarımızdan borç akıyor!
    3. İşsizin parasına göz dikenler
    4. İsrail tohumlarına hayır!
    5. Bu anlaşmalar iptal edilmedikten sonra..!
    6. 28 fidanı daha aldı kara zindan
    7. Yetim büyüdü, yetimler bıraktı...
    8. Çiftçiler nasıl yaşıyor?
    9. Et ithalatıyla kim terbiye edilecek?
    10. Tefecilik yap, faizden kazan, sonra da vergi rekortmeni ol!
    1. Terör belası olmasaydı...
    2. Doğu insanı ne istiyor, ne diyor?
    3. Milli gelir yükseltilecek; yükselt!
    4. İşsizlik kağıt üzerinde nasıl düşürülüyor?
    5. Enflasyon düşse ne olur, düşmese ne olur?
    6. Tefecilik yap, faizden kazan, sonra da vergi rekortmeni ol!
    7. Modern tefeciler tek tuşla soyuyor!
    8. Burnumuza yeni halka takılacak!
    9. Bitlisli çok mu şey istiyor?
    10. Yetimlerin hakkını kim yiyecek?
    1. Cipe binip ‘caka satan’ haramzadelere!
    2. Fakirlik üreten büyüme!
    3. Yetimlerin hakkını kim yiyecek?
    4. IMF gitti, dertler bitti mi?
    5. Vergi şampiyonu kim olsun?
    6. Tefecilik yap, faizden kazan, sonra da vergi rekortmeni ol!
    7. Et ithalatıyla kim terbiye edilecek?
    8. Çiftçiler nasıl yaşıyor?
    9. Özelleştirme sevdası…
    10. Krizin sadece adı değişti
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    2. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    3. 10 tane görevim var
    4. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    5. Birden fazla sınav dönemi
    6. Sağlıkçılar, 2 saat iş bıraktı
    7. Suriyeli çocuklar, hayata gülümsüyor
    8. Yaşamını 200 kiloluk üvey oğluna adadı
    9. Final heyecanı başlıyor
    10. Komşu ile hazırlık maçı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kadın garson zorunluluğu
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek