milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • HATİB: "İSRAİL SAHTE MEZARLAR ARACILIĞIYLA TARİHİ ÇARPITIYOR"
  • PAKİSTAN'DAN FÜZE DENEMESİ
  • FİLİSTİN'DE MİLLİ MUTABAKAT HÜKÜMETİ GÖRÜŞMELERİ KAHİRE'DE BAŞLADI
  • FATİH SULTAN MEHMET'İN TÜRBESİNİ ZİYARETLE BAŞLADI
  • PKK IĞDIR'DA 10 KİŞİYİ KAÇIRDI
  • PAKİSTAN'DA ENERJİ KRİZİ ELEKTRİK AÇIĞI 7200 MEGAVATA ÇIKTI

Oyları böl ki, oyun bozulsun!

07 MART 2009
CMT 04:50

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Küresel ekonomik krizin etkisini göstermeye başladığı ilk günlerde, bazı ülkelerin durumdan çok fazla etkilendiklerini duyduk. İçinde bulundukları görece riskli pozisyonlar, mali krizin etkisiyle uçuruma doğru sürükledi bu ülkeleri. En çarpıcı örnek kesinlikle İzlanda oldu. İzlanda başlı başına bir vakıa haline geldi, hatta işi şakaya vuranlar çıktı ve İzlanda internette satışa bile çıkarıldı. "Dünyanın en gelişmiş ülkesi" olarak gösterilen, kişi başına milli gelir ve işsizlik oranı bakımından bir "masal diyarı" gibi görülen 350.000 nüfuslu bu küçük ada bankacılık sisteminin çökmesiyle iflasın eşiğine geldi. Krizi atlatabilirler mi, yoksa bir açık arttırmada satıp kurtulurlar mı şimdilik bizim meselemiz değil. Bununla birlikte, bir başka çarpıcı örnek de Macaristan olarak karşımıza çıktı. Bu ülke de, hakeza ekonomik olarak çökmenin eşiğine geldi. Mesela, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu döneminden kalma, 239 yıllık bir fabrika bile bu sallantıdan dolayı kapatıldı. Borsaları çöktü, para birimleri büyük çapta değer kaybetti vs.

İşin ilginç yönü ise, bu ülkelerdeki yöneticilerin bir çeşit "inkar siyaseti" veya "ters yönde telkin" manevralarına yönelmemeleriydi. Durumu olduğu gibi kabullendiler, açıkça insanlarla paylaştılar, durumun vahametini izahtan kaçınmadılar. Geldikleri nokta, içinde bulundukları durum pek izin vermiyordu belki, ancak yine de "mazeret" üretmekten ziyade kötü tabloyu sundular sorumlu oldukları insanların önüne. Yaşadıkları sallantının akabinde büyük ihtimalle işsizlik patlayacak, işler durgunlaşacak, huzursuzluk artacak vs.

Bu noktada, bir içebakış yaparsak neyle karşılaşırız acaba? Şükretmek, kulluk bilinci gelişmiş olan insanlar için her daim (iyi veya kötü farketmeksizin her zaman) söz konusu, her daim bir gereklilik. Bir mükafat veya bin bir türlü musibet, fark etmemeli. Ancak, gereğini yapmadan, önlemini almadan, gelen musibete şükretmek diye bir şey olamaz. Musibetten Allah'a sığınmayı, neticesinde kazasız belasız atlatmayı istemek anlaşılabilir bir durumdur. Gel gör ki, gelen hayra şükretmek, şerden Allah'a sığınmak, Allah'ın yardımını istemek başka bir şeydir, vazifeyi ihmal ederek içi boş bir şekilde (sözüm ona) "hamd etmek"başka bir şey.

Türkiye'yi hatırı sayılır bir süredir yönetmekte olup da mevcut çarpıklıklara, yanlışlara bir çözüm bulamamak kabul edilemez. İnsanları, adeta "çocuk kandırır" gibi boş sözlerle oyalamak ahlaki bir davranış değildir. Tüm dünyadaki mali düzenin yerle yeksan olma noktasına geldiği bir ortamda, önce "teğet"ten bahsetmek, sonra durumu kabullenip "Kriz inişe geçti" demek hem bir bilgisizlik göstergesidir, hem de idare ve idarecinin ne derece derinliksiz ve günü kurtarmaya yönelik bir tutum içinde olduğunun. Sırf gündem değişsin diye, insanların dikkati ve merakı başka (ve lüzumsuz) mecralara kaysın diye pompalanan suni hadiselerin maliyeti bu topluma refah kaybı, işsizlik, üretimsizlik ve dışa bağımlı olmaktan kurtulamama olarak yansıdı, yansıyacak. Sorumsuz bir ekonomi yönetimi, aynı oranda sorumsuz ve kavgacı bir siyaset anlayışından beslendikçe Türk insanına "açlığa talim"den başka, "karın tokluğuna çalışmaktan" başka görünen köy yoktur maalesef.

İliklerimize kadar yaşadığımız bu mali krizin ortasında bir de seçime gitme durumu var. Böylesi zorlayıcı ekonomik koşulların yaşandığı ve insanların en çok önemsedikleri gündemin ekonomik meseleler olduğu bir dönemde mevcut idareden "yoksulluğa", "işsizliğe", "kahreden fakirliğe", "talana", "hırsızlığa" karşı somut bir iki kelam duyan var mı hiç? Tersine, bunlardan bahsettiniz mi neredeyse suçlu siz oluyorsunuz. "İşsizim", "açım", "borç batağındayım" diye meydanlarda haykıranları derdest etmekten öte bir hareket var mı peki? Yolsuzluk, hırsızlık, üçkâğıtçılık iddialarına ne cevaplar veriliyor, duyan oldu mu? "Gereğini yapın, mahkemelere başvurun" diyenlerin samimiyetine kaç kişi inanır?

Senelerdir uygulanan IMF programını kendi mahareti gibi sunmak, dünya genelinde yaşanan para bolluğundan nasiplenmeyi (ki dünyadaki en yüksek reel faizi vermek suretiyle) bir başarı addetmek karın da doyurmuyor, işsize iş de vermiyor. Ama yeni işsizler, yeni borçlular, yeni iflaslar meydana getiriyor. Tüketici kredilerinin geri dönüşlerinde ciddi sıkıntılar var, kredi kartı borçluları milyonları buluyor, çekler-senetler ödenmiyor, geri dönüyor. Caddeler, sokaklar her daim insan dolu, alışveriş merkezleri insan dolu, ama alışveriş yapan yok. İşsizler içinde de iş aramaktan vazgeçenlere rastlanıyor artık. İşin tuhaf tarafı, bunlar işsizden de sayılmıyor her nedense. Uygulanan yanlış politikalar, yangından mal kaçırırcasına yapılan özelleştirmeler, ucuz popülizm bu noktaya getirdi Türkiye'yi. Çıkıp "IMF'ye ümüğümüzü sıktırmayız" diyerek efelenmek dışında bir de somut ve mantıklı bir adım görebilsek gam yemeyeceğiz. "Tribünlere oynama" da siyasette olabilir zaman zaman, ama her daim olmamalı. Artık kabak tadı veriyor.

Siyaset, bir iddia barındırmalıdır içerisinde. Söyleyecek sözü olan, yapacak bir şeyleri olanların er meydanı olmalıdır. Son on yıllarda başlı başına bir meslek haline dönüştü, art arda 4-5 dönem milletvekilliği yapan, belediye başkanlığı yapan insanlar var. Böylesi bir ortamda, siyasetin hizmet yeri olduğunu kim söyleyebilir?

Siyasetçilik bir meslek haline gelirse, siyasetin de "şahsi" çıkarlar için kullanılması anormal olmaz tabii. Yoksulluğu, işsizliği, fakirliği, talanı ve hırsızlığı normal görmeye başlıyorsak, sorgulamıyorsak kocaman bir yanlışın parçasıyız demektir. Hiçbir şey için geç değildir, yeter ki bir şeyleri değiştirebilme niyeti ve cesareti olsun insanın içinde. Çökmeye yüz tutmuş bir ekonomi ve yakınındaki-yamacındaki bir çevreyi nemalandıran, ihya eden bir siyasi anlayış mı, yoksa buna kocaman bir hayır mı? "Aman oyları bölmeyin, bilmem kim gelir" safsatalarını geçelim artık. Tam tersine, "Oyları böl ki, oyun bozulsun!"

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 07.03.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: oy, seçim, parti, iş,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Burak Kıllıoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Yüzde 7.6 zam nerede?
    2. Demek ki pamuk ipliğiyle bağlı ekonomi
    3. Stres testiydi, hayat memat meselesi oldu
    4. Hükümete göre kriz 2013'e mi sarktı?
    5. Gitti eskisi, geldi yenisi
    6. Ne bu şiddet, bu celâl!
    7. Sütler psikolojik olarak zehirledi
    8. Dış politikamızın şahidi Biden
    9. Çengelköy sırtlarında
    10. Kapalıçarşı'nın kiremitleri
    1. ABD 2008 Başkanlık Seçimi Üzerine Bir Değerlendirme:
    2. 31 Mart olayı ve bugünkü rol değişimi
    3. Fotokopi çekilir, vatandaş çoğaltılır!
    4. Tepkini sevsinler...
    5. Neo-Köylü!
    6. 24 Ocak 1980: Küresel pranganın takılması...
    7. Geldi yine üç harfli, zaten hiç gitmemişti ki…
    8. Son zamanlar için güncel sözlük
    9. Hayır kurumu değillermiş
    10. Oyları böl ki, oyun bozulsun!
    1. Borsa işsizlikten önemlidir
    2. Son zamanlar için güncel sözlük
    3. Hasan çalışacak, İzak yiyecek
    4. Kafası karışık muhafazakârların halleri
    5. Lüks herkesin hakkıymış!
    6. Yine mi ses etmeyelim?
    7. Ahlâk da bitti, insanlık da
    8. İşsiz Adam ağlıyor
    9. Darbecisi de birdir gözümüzde, gizli gündemlisi de...
    10. Bir aceminin kongre izlenimleri
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    2. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    3. 10 tane görevim var
    4. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    5. Birden fazla sınav dönemi
    6. Sağlıkçılar, 2 saat iş bıraktı
    7. Suriyeli çocuklar, hayata gülümsüyor
    8. Yaşamını 200 kiloluk üvey oğluna adadı
    9. Final heyecanı başlıyor
    10. Komşu ile hazırlık maçı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kadın garson zorunluluğu
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek