milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • HATİB: "İSRAİL SAHTE MEZARLAR ARACILIĞIYLA TARİHİ ÇARPITIYOR"
  • PAKİSTAN'DAN FÜZE DENEMESİ
  • FİLİSTİN'DE MİLLİ MUTABAKAT HÜKÜMETİ GÖRÜŞMELERİ KAHİRE'DE BAŞLADI
  • FATİH SULTAN MEHMET'İN TÜRBESİNİ ZİYARETLE BAŞLADI
  • PKK IĞDIR'DA 10 KİŞİYİ KAÇIRDI
  • PAKİSTAN'DA ENERJİ KRİZİ ELEKTRİK AÇIĞI 7200 MEGAVATA ÇIKTI

Ovalarımızdan borç akıyor!

21 HAZİRAN 2010
PZT 00:23

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Tarihçi Eric Hobsbawm Kısa 20. Yüzyıl adlı kitabında "80'lerin ortasında Avrupa ve Ortadoğu çevresinde yalnızca bir köylü kalesi kaldı, o da Türkiye" diyordu. Gerçekten de özellikle ikinci dünya savaşı sonrasında Avrupa dâhil tüm dünyada kır, kapitalizmin yapısından kaynaklanan gelişmelerin ürünü olarak hızla erirken Türkiye'de bu süreç deyim yerindeyse "ağır çekim" ilerliyordu. "Bunda kuşkusuz, Türkiye kapitalizminin zayıflığının ve burjuvazinin tarıma ciddi bir neşter atma cesaretsizliğinin yanı sıra, çiftçiyi garantili bir oy deposu olarak gören burjuva siyasetçilerin izledikleri ikiyüzlü politikaların da büyük bir rolü vardı. Tarımsal sübvansiyonların yüksek tutulması, kredi borçlarının silinmesi, geniş destekleme alımları, yüksek taban fiyatları gibi uygulamalar, 2000'li yıllara kadar her seçim döneminin vazgeçilmez rüşvetleri arasında yer aldı."

Ülkemizde tarım politikaları, kapitalizmin estirdiği neo-liberal rüzgârdan fazlasıyla nasibini almış durumda. Örneğin, Türkiye 1980 öncesine kadar kendi kendine yeten yiyecek ambarı iken 1980 sonrası sürdürülebilirliğini kaybetti. Bugün Türkiye her yıl milyonlarca tonluk buğday ve mısır gibi temel hububatı dahi ABD, Kanada ve Arjantin gibi ülkelerden satın almak zorunda. Özellikle de 2000'li yıllarda adı Kemal Derviş ile anılan tarımda kotalar uygulamaya dönük yasaların ardından, Türkiye'deki köylülük kalesinin surlarında da büyük gedikler açıldı.

Ve... Günümüzde tarımla uğraşmak eskiden olduğu gibi artık kokusuyla rengiyle bir kültür değil, bir ticaret haline dönüştü. Bu ticarileşme sonucu küçük çiftçi ya kimliğini yitirerek büyük tarım isletmelerinin bir parçası haline geldi ya da tarihe gömüldü/gömülüyor.

Öyle olduğu içinde, bugün, 16 milyon insan tarımdan kopmak üzere bulunuyor. Şu an istihdam yüzde 26 dolayında. 15 sene önce yüzde 50'lerden bahsediyorduk. 600 bin civarında insan her yıl tarımda üretim sürecinden kopuyor. Bu her geçen yıl hızlanarak artıyor. Her yıl kopma sayısı 1 milyona kadar çıkacak. Ama ne pahasına?

Bugün tarım ürünleri üzerindeki ithalat yasağının kaldırılması, sübvansiyonların sınırlanması, bunun yanında başta akaryakıt olmak üzere girdi maliyetlerinin alabildiğine artması küçük üreticileri büyük bir yıkıma doğru sürüklüyor. Bu yıkım öyle bir hal aldı ki, artık çiftçi icradan başını kaldıramıyor. Örneğin Saruhanlı, Manisa yakınlarında 75 bin nüfuslu bir ilçe. Bu ilçede 17 bin kayıtlı çiftçi yaşıyor. Çiftçilerin yıllık gelirleri 220 milyon TL iken mevcut borçları 350 milyon TL. Yani hiçbir şey yiyip içmeseler ve ellerine geçen tüm geliri borçlarına ödeseler bile, 130 milyon TL, yani yıllık gelirlerinin yarısından fazlası hâlâ borç olarak kalıyor. Bu yüzden Saruhanlı'da mahkemelerde 16 bin icralık dosya var. Aynı manzara Çanakkale'deki Batak ovasında da farklı değil. Gökçalı köyünde kim çiftçilikle uğraşıyorsa hepsinin borcu var. Borcun 6 milyon TL'yi geçtiğini, bunun yarısının ödenemez halde olduğunu söylüyorlar. Bu yüzden köye gelen sarı taksiyi ya da jandarma aracını gören ormana kaçıyormuş.

Başını icradan kaldıramayan çiftçi, haliyle topraklarını da kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Özellikle yabancı bankaların cazip imkânla sunduğu kredi karşılığında ipotek altına aldırdığı tarlasını kaybettiği gibi traktör gibi tarımda kullandıkları araç gereçlerine de el konuluyor. Dolayısıyla yabancı bankaların el koyduğu tarım alanları gittikçe genişliyor. İş yapamaz hale gelen ve mülkünü kaybeden çiftçi de, tarım ve hayvancılıktan elini çekerek göç etmek zorunda kalıyor.  İşte size birkaç örnek; Denizli'nin küçücük bir ilçesinde 169 çiftçi aynı bankaya borçlu. Tarlaları da yan yana. Topladığınızda bin 500 dekarlık bir alan ipotekli.

Ankara'nın Polatlı İlçesi'nde de her yıl yaklaşık 2 milyon 800 bin dönüm ekim yapılıyor, toplam 4 milyon dönümlük arazi içinde. Ne var ki, bunun 1 milyon dönümü çiftçi borçlarından dolayı satılık durumda. Hemen hatırlatalım ki; tarım arazilerine el koyan özel yabancı bankaların neredeyse tamamı da, Yahudi Rotschild ailesine ait.

Dolayısıyla, ipotekli araziler, bankalarda eklenen faizlerle birlikte giderek artan kredi borçları ve hacizler, çiftçileri yaygın biçimde umutsuzluğa sürüklemektedir.

Ve maalesef bugün, 'Dağlarından yağ, ovalarından bal akar' denilen bu ülkenin dağlarından da, ovalarından da borç akmaktadır.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 21.06.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: fıkra, borç, kredi kartı,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Necmettin Çakmak

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Terör belası olmasaydı...
    2. Ovalarımızdan borç akıyor!
    3. İşsizin parasına göz dikenler
    4. İsrail tohumlarına hayır!
    5. Bu anlaşmalar iptal edilmedikten sonra..!
    6. 28 fidanı daha aldı kara zindan
    7. Yetim büyüdü, yetimler bıraktı...
    8. Çiftçiler nasıl yaşıyor?
    9. Et ithalatıyla kim terbiye edilecek?
    10. Tefecilik yap, faizden kazan, sonra da vergi rekortmeni ol!
    1. Terör belası olmasaydı...
    2. Doğu insanı ne istiyor, ne diyor?
    3. Milli gelir yükseltilecek; yükselt!
    4. İşsizlik kağıt üzerinde nasıl düşürülüyor?
    5. Enflasyon düşse ne olur, düşmese ne olur?
    6. Tefecilik yap, faizden kazan, sonra da vergi rekortmeni ol!
    7. Modern tefeciler tek tuşla soyuyor!
    8. Burnumuza yeni halka takılacak!
    9. Bitlisli çok mu şey istiyor?
    10. Yetimlerin hakkını kim yiyecek?
    1. Cipe binip ‘caka satan’ haramzadelere!
    2. Fakirlik üreten büyüme!
    3. Yetimlerin hakkını kim yiyecek?
    4. IMF gitti, dertler bitti mi?
    5. Vergi şampiyonu kim olsun?
    6. Tefecilik yap, faizden kazan, sonra da vergi rekortmeni ol!
    7. Et ithalatıyla kim terbiye edilecek?
    8. Çiftçiler nasıl yaşıyor?
    9. Özelleştirme sevdası…
    10. Krizin sadece adı değişti
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    2. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    3. 10 tane görevim var
    4. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    5. Birden fazla sınav dönemi
    6. Sağlıkçılar, 2 saat iş bıraktı
    7. Suriyeli çocuklar, hayata gülümsüyor
    8. Yaşamını 200 kiloluk üvey oğluna adadı
    9. Final heyecanı başlıyor
    10. Komşu ile hazırlık maçı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kadın garson zorunluluğu
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek