28 Şubat süreci yargılanabilecek mi?
O günleri canlı canlı yaşayan ve takip eden bir gazeteci olarak şunu sormak herhalde hakkım; Tam da 'darbe olacak, vekiller evden alınacak denilen gece hangi gazetenin-gazetelerin yazıişlerinde hangi manşetler -maketler hazırlandı?
Bu da bir şekilde ortaya çıkarılabilecek mi? Otelleri bazı milletvekilleri ile karargah olarak kullanan günümüzün bazı halen ünlü yazarları da yargılanabilecek mi, acaba? Peki ya uydurma 'Kur'an Kursu yemini' gibi haber yapan ve bu asparagas haberleri manşete taşıyanlar ne olacak?
Hatırlayanınız var mı acaba bu uyduruk yemini;
"Ben Muhammed Müslüman ümmetindenim. Türkiye dinsiz, laik bir memleket haline gelmiştir. Hayatımı Mustafa Kemal dinsizliği ile savaşa adayacağıma, Türkiye'yi bir din ve şeriat devleti haline getirmek için mücadele edeceğime, Kemal Paşa zamanında çıkarılan dinsiz kanunların tatbikini önleyeceğime, kısa zamanda ümmet esasına dayanan şeriat devleti kurulması için çalışacağıma, dinim, Allah'ım ve bütün mukaddesatım üzerine yemin ve kasem ederim."
Bu haberleri yapanlar ve gazetelerine manşet yapan sözüm ona gazeteci ve yazarlar şimdilerde arkalarına gülerek bakıyorlar..
Bunlardan bazıları halen Bakanlarla, siyasetçilerle yanyana poz veriyorlar, ciddi haber kanallarında demeçleri yayınlanıyor, hatta Genel Yayın Yönetmenliği yapanlar bile var...
'Utanma', 'sıkılma', 'yüzü kızarma' gibi kavramlar halen bu dünyalarda geçerli ise kim olduklarını hemen herkesin bildiği bu isimlerin gazeteciliği çoktan bırakmaları gerekmez miydi?
28 Şubat sürecinin tamam yargı-siyaset-iş dünyası-asker ayakları var ama sürükleyici olan medya ayağı...
Bu isimler fırsat bulsa yine aynı yolu denemezler mi sanıyorsunuz?
Bülent Arınç bu konuya hemen el atmalı
Adnan Öksüz'e Vakıf Yurtları konusunu gündeme getirdiği için çok teşekkür ediyorum. Bu mesele ülke garibanlarının meselesidir. Bugün Anadolu'da yaşayıp da devlet yatılı yurtlarına nasıl müracaat edileceğini bilemeyen nice garibanlar var; girdikleri sınavlardan yüksek puan dahi alsalar yurtlara nasıl müracaat edileceğini bilmedikleri için kazandığı okullara maalesef kayıt da yaptıramıyorlar. Ama vakıf yurtları öğle değildi. Köylü vakıf yurtlarına ulaşabilme kültürüne tam sahip olmuşken bazıları buna darbe vurdu. Hükümet liderlerinden konuya eğilmeleri biz gariban köylüleri sevindirecektir. Bu konuda konuşulacak çok şeyler var.. Aynı statüdeki yurtlar yani Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne bağlı olarak faaliyet gösteren ve 28 Şubat darbesi sonucu kapatılan yurtlar aynen halkın hizmetine açılmalıdır. Hükümetin katsayı konusunda -geç de olsa- gösterdiği duyarlılığı bu yurtlarla ilgili de göstermesini bekliyoruz. Adnan beyin yazılarından takip ettiğim kadarıyla Vakıflar Genel Müdürlüğü Bülent Arınç beye bağlı.. Bülent beyin konuya gereken hassasiyeti göstereceğine inanıyorum. Saygılarımla...(B. ÖZHAN)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



