milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • HATİB: "İSRAİL SAHTE MEZARLAR ARACILIĞIYLA TARİHİ ÇARPITIYOR"
  • PAKİSTAN'DAN FÜZE DENEMESİ
  • FİLİSTİN'DE MİLLİ MUTABAKAT HÜKÜMETİ GÖRÜŞMELERİ KAHİRE'DE BAŞLADI
  • FATİH SULTAN MEHMET'İN TÜRBESİNİ ZİYARETLE BAŞLADI
  • PKK IĞDIR'DA 10 KİŞİYİ KAÇIRDI
  • PAKİSTAN'DA ENERJİ KRİZİ ELEKTRİK AÇIĞI 7200 MEGAVATA ÇIKTI

Oruç keffareti

22 AĞUSTOS 2011
PZT 03:05

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

"Keffaret", sözlükte "bir şeyi örtmek ve gidermek" anlamına gelir. Allah Teala bazı eksiklik ve kusurlarımızı birtakım fiiller vesilesiyle bağışlayıp örttüğünden bu vesile-fiillerin her birine "keffaret" denmiştir.

Hatayla bir cana kıymanın, zıharın, orucun, yeminin ve ihramlıyken tıraş olmanın keffaretleri vardır ki, bunların her biri Fıkıh kitaplarında ayrıntılarıyla açıklanmıştır. Ramazan'da başlanmış bir orucun, orucu bozan fiillerden birisini özürsüz olarak kasten işlemek suretiyle bozulması durumunda keffaret gerekir. Keffaret, rivayetlerde ortaya konulduğu üzere sırasıyla bir köle azadı, iki ay oruç veya 60 fakirin doyurulması suretiyle yerine getirilir. Oruç kefaretindeki bu sıralama, kişinin hangisine güç yetirebiliyorsa onu yerine getirmesi gerektiğini anlatır. Fakir doyurma, bir fakiri 60 gün süreyle sabahlı-akşamlı doyurmak suretiyle olabileceği gibi, yemek olarak vermek yahut para olarak bunun karşılığını temlik etmek suretiyle de olur. Aynı şekilde bir fakire 60 gün süreyle sabahlı-akşamlı karnını doyurabileceği miktarı her gün ayrı ayrı vermek de, 60 günlük yiyecek miktarını bir kerede vermek de mümkündür.

Bir kimse keffareti oruç tutmak şeklinde yerine getirmek durumundaysa, 60 günlük orucu ara vermeksizin tutması gerekir. Dolayısıyla bir keffaret orucunu tutmaya başladıktan sonra herhangi bir sebeple ara verildiğinde, yeniden tutmak gerekir. Hanımların hayız dönemi dolayısıyla ara vermeleri bu hükmün istisnasını oluşturur. Bu şekilde araya hayız döneminin girmesi sebebiyle kesintiye uğrayan keffaret orucu, hayız dönemi bittikten sonra kaldığı yerden tutulmaya devam eder. Araya Ramazan orucunun veya bayramın girmesi de bu hükmün istisnasıdır. Yani başlamış bir keffaret orucu bir miktar tutulduktan sonra araya Kurban bayramı veya Ramazan girse mecburen ara verileceği için keffaret orucuna baştan başlamak gerekmez.

Oruç kefareti, dikkat edilirse zıhar kefaretinin aynısıdır. Zıhar keffareti Kur'an'da şöyle açıklanmıştır: "Kadınlardan zıhâr ile ayrılmak isteyip de sonra söylediklerinden dönenlerin eşleriyle temas etmeden önce bir köleyi hürriyete kavuşturmaları gerekir. Size öğütlenen budur. Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır. (Buna imkân) bulamayan kimse, hanımıyla temas etmeden önce ardarda iki ay oruç tutar. Buna da gücü yetmeyen, altmış fakiri doyurur. Bu (hafifletme), Allah'a ve Resûlüne inanmanızdan dolayıdır. Bunlar Allah'ın hükümleridir. Kâfirler için acı bir azap vardır."

Bir kimse karısının tamamını veya onun yarısı gibi bir payını veya tümüne delâlet edecek bir uzvunu, kendisine ebedî olarak haram bulunan anne ve kız kardeş gibi bir kadının tamamına veya bakması haram olan bir uzvuna benzetirse, bu zıhar olur. Cahiliye döneminde erkekler kadınlarına, "Sen bana annem gibisin" veya "Senin sırtın bana annemin sırtı gibidir" gibi bir ifade kullandığı zaman bu boşama anlamına gelirdi. Kur'an bu anlayış ve uygulamayı ıslah etti. Sünnet'in de fiili uygulamasını açıklığa kavuşturduğu bu yeni duruma göre bir kimse eşine mezkûr ifadeyi kullandığı zaman bu doğrudan boşama anlamına gelmez. Bu durumda erkek kefaret ödemek suretiyle nikâhı devam ettirir.

Eşine karşı böyle bir ifade kullanan kimse, zıhar kefareti ödemeden yaklaşamaz. Rivayetler, bir Ramazan günü eşine zıhar yapan bir sahabîyi Efendimiz (s.a.v)'in bu kefareti ödenemekle yükümlü tuttuğunu söylemektedir. İşte oruç kefareti de aynen zıhar kefareti gibidir. Oruç kefareti bağlamında zikredilen rivayetlere baktığımızda, zıhar kefaretini anlatan rivayetlerle benzerlik arz ettikleri görülür. Bazı çevreler bu benzerlikten hareketle aslında "oruç keffareti" diye bir uygulamanın bulunmadığını, rivayetlerde anlatılanın "zıhar keffareti" olduğunu ileri sürmektedirler. Oysa her iki grup rivayette önemli detay farklılıkları vardır. Oruç kefaretinde Efendimiz (s.a.v)'e gelen sahabî açıkça Ramazan günü eşiyle temas kurduğunu anlatmaktadır. Dolayısıyla bu rivayetleri "zıhar kefaretini anlatıyor" diye tevil etmek yerinde değildir. İlgili rivayetler Hadis kitaplarının Oruç kefaretiyle ilgili bölümlerinde görülebilir. Teberrüken birisini zikrederek konuyu bitirmiş olalım: "Ebû Hureyre (r.a)'den: "Bir adam Resulullah (s.a.v) efendimize gelerek dedi ki: "Ya Resulallah! Helak oldum." Resulullah (s.a.v.) ona: "Seni helak eden şey nedir?" diye sorunca şu cevabı verdi: "Ramazan'da eşimle cinsel temasta bulundum."

"Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.) ona sordu: "Bir köle azad etme imkanın var mı?" O, "Hayır" dedi. Efendimiz ona, "Peki iki ay üstüste oruç tutabilir misin?" diye sordu. O, "Hayır, tutamam" dedi. Resulullah (s.a.v.) bu defa ona, "Altmış fakiri yedirecek imkânın var mı?" diye sordu. O yine "Hayır yoktur" diye cevap verdi. Sonra o adam oturdu. Derken Peygamber (s.a.v) efendimize bir zembil hurma getirildi. Peygamber (s.a.v) efendimiz o adama: "Bunu al da tasadduk et (oruç keffareti olarak dağıt)" buyurdu. Adam: 'Ya Resulallah! Benden fakiri var mıdır? Şu iki kara taş (tepe) arasında (Medine'de) bizim aileden daha muhtaç bir aile bulunuyor mu?" diye mukabele etti. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v) efendimiz ön dişleri görünecek şekilde güldü ve şöyle buyurdu: "Bu zembili al da çoluk-çocuğuna yedir."

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 22.08.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: üç aylar, regaib kandili, miraç kandili, recep ayı, şaban ayı, ramazan ayı, bayram, oruç, sahur, mescid-i aksa, kudüs, raid salah, ihh, fitre, zekat, berat kandili, ramazan topu, çay, sadaka taşı,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Dr. Ebubekir Sifil

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Tasavvuf "mesele"si
    2. İtiraz
    3. Çocuklarımız kime teslim?
    4. Bir itiraz-2
    5. İtiraz
    6. "İslamî kesim"in çetin imtihanı
    7. Okuyucu Soruları-3
    8. Kabirler Üzerine Türbe Yapmak-3
    9. Nâzûratu'l-Hak
    10. Kabirler Üzerine Türbe Yapmak-2
    1. Fethullah Gülen Hoca ve Bahailik
    2. İmam maturidi kim? Maturidilik ne?
    3. Kadın üzerinden din sorgulaması yapmak
    4. Ruhu’l-Beyan tefsiri ve vitir namazı (1)
    5. Hocaefendi’nin açıklaması
    6. Modernizme kelamî bakış
    7. “Çağdaş Nurculuk” mu, “Bid’atkârâne bir hıyanet” mi?
    8. Mana Önderlerimizden
    9. Erkeklerin altın zinet kullanımı - I
    10. Okuyucu soruları-2
    1. Bediüzaman ve Risale-i Nur - 14
    2. Hocaefendi’nin açıklaması
    3. “Cemaatli” Olmak, “Cemaatçi” Olmak
    4. İslam’da yorum tekeli
    5. 2010: Kuran yılı
    6. Bediüzzaman ve Risale-i Nur (4)
    7. Meal sahiden yeterli mi?
    8. Diyanet’in “İslam’a Giriş” serisi (2)
    9. Hepsi bu mu?
    10. Kandiller
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Aile Hayat

    1. Kaybetmekten korkarız
    2. Erken düşen süt dişleri gelişim problemlerine yol açıyor
    3. Kardeşliğin zirvesi
    4. Vakit Nakittir
    5. İftira edenlerden Allah korusun
    6. Türkiye'de yılda 10 bin çocuk kalp rahatsızlığıyla doğuyor
    7. Çocuklarda okul fobisi
    8. MS hastaları için internette yanlış bilgilendirme tuzakları
    9. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    10. En ağır imtihanları onlar yaşadı
  • Diğer

    1. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    2. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    3. 'El bombası attılar'
    4. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    5. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    6. "Öğretmenine sahip çık"
    7. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    8. 10 tane görevim var
    9. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    10. Birden fazla sınav dönemi
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kadın garson zorunluluğu
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek