Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde Skyes-Picot anlaşmasıyla, Ortadoğu'yu parsellemek için gizlice işbirliği yapan İngiliz ve Fransızlar, Suriye ve diğer Ortadoğu ülkelerinde şu anda insanların yaşamakta olduğu ağır baskı ve işkence karşısında kendilerini hiçbir zaman soyutlayamazlar. Ortadoğu'nun bu ağır faturasından en az Mübarek kadar, Beşar Esed kadar onlar da sorumludurlar. Çünkü Ortadoğu'nun tarassut yerinde hep onlar yer almışlardır.
Nabî'nin dediği gibi;
Kendin icâd ede gör asârı
Çekemem basmakalıp güftârı
Gerçekten Ortadoğu'nun kabuk tutmayan kronik yarası Osmanlı sonrası Batı politikalarının ortaya koyduğu eserden başka bir şey değildir.
Komşularıyla "sıfır sorun" politikasıyla yola çıkan Sayın Erdoğan hükümeti ise, Ortadoğu'da yaşanan sorunlar yumağında siyasi güç, irade ve yetkisini Batı'nın güç odakları için kullanmayı yeğlemiştir.
Son zamanlarda Türkiye'nin dış politikadaki söylemleri Batı politikalarıyla o kadar örtüşüyor ki, artık bunları birbirinden ayrıt etmek bile gayr-i kabilidir.
Ottieri'in hayal ürünü olaylardan etkilenerek kaleme aldığı "La linea gotica"(Gotik çizgi) romanı, AKP Hükümetinin Ortadoğu'da üstlendiği politik rolün önemli bir örtüşme ve kesişme noktası gibidir.
Bütün bu gelişmeler ışığında, Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün "bin bir gece"(leyleten ve elf leyle) maslını aratmayan İngiltere'deki hüsn-ü kabulü, Sayın Başbakan'ın ise ünlü Time dergisine kapak oluşu pek tesadüfî olmasa gerek.
Geçmişte okulda ders olarak gördüğümüz Shakspeare'in ünlü yapıtı Macbeth, tahtı zorla ele geçirdikten sonra, despot bir yaklaşım göstererek iktidarda hak iddiasında bulunacağı korkusuyla Banquo'yu ortadan kaldırmaya karar vermesiyle birlikte, sürekli bir paranoya ve tutarsızlık içerisinde olması şimdiki Batı politikalarına da güzel örnek oluşturmaktadır. Batı, Ortadoğu'da istediğini elde ettikten sonra, Banquo örneğinde olduğu gibi, güçlü ve tehlike olarak göreceği AKP İktidarına da son vermek için gerekeni yapacağı geçmişte yaşanan örneklerle ortadadır.
AKP Hükümeti, 2023 hayalleriyle süslediği uzun soluklu iktidar hedefine vasıl olabilecek mi? Yakın gelecekte hep birlikte göreceğiz.
Unutmamak gerekir ki, Ortadoğu politikası için AKP Hükümeti'nin sırtını sıvazlayan Batı, geçmişte de Saddam Hüseyin'in sırtını sıvazlıyordu. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Batı politikasınıtanımanın en iyi siyasi laboratuarı Ortadoğu olsa gerek.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



