Geçtiğimiz hafta içinde Orta Vadeli Plan'a ilişkin büyüklükler ve genel çerçeve Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı tarafından açıklandı. Küresel düzeydeki olumsuz koşullara rağmen Türkiye adına öne çıkarılan gelecek görünümü ilginç bir tablo oluşturdu. Makro ekonomik göstergelerin son iki yıla göre daha olumsuz fakat küresel ortalamalardan çok daha iyi olacağı iddia edildi veya en azından beklentilerin böyle olması yönünde çaba harcandı. Bazı ürünlere ilişkin Özel Tüketim Vergisi ayarlamaları hakkındaki açıklamanın aynı güne rastlaması ise dikkatlerin başka taraflara kaymasında etkili oldu. Ayrıca küresel kredi krizi sonrasında uygulamaya konulan ilk planın başarılı olduğu iddia edildi.
2012 ile başlayan üç yıllık dönemde Türkiye ekonomisi önce yüzde 4 ve sonraki yıllarda yüzde 3 oranında büyüyecekmiş. Halen yüzde 10.5 düzeyinde olan mevsimlik dalgalanmalardan arındırılmış işsizlik oranı ise tek haneye inecekmiş. Enflasyonda yaşanacak yükseliş geçici olacak ve yüzde 5 düzeyinde seyrecekmiş. Buraya kadar herşey çok güzel, Türkiye'nin farklılaşacağı ve görece güçleneceği ifade ediliyor ancak bunun nasıl başarılacağına ilişkin detaya rastlanmıyor. Bütçe açığı ve cari açığa ilişkin olarak öngörülen büyüklükler ise çelişkili görünümü ile kafa karıştırıyor. Hem Özel Tüketim Vergisi ile ilgili olarak yapılan ayarlamaların büyük ölçüde cari açığı kontrol altında tutmak amacı ile yapıldığı beyan ediliyor hem de söz konusu açığın yurt içi hasılaya oranının sırası ile yüzde 8, 7.5 ve 7 olacağı ifade ediliyor. Diğer taraftan bütçe açığının yurtiçi hasılaya oranının yüzde 1.7'den yüzde 1'e gerileyeceği, kamu borç yükünün de yüzde 30'lu düzeylerde ve iniş eğiliminde olacağı iddia ediliyor.
Bu aşamada sorgulamak gerekiyor. Bütçe açığı biraz daha yüksek olsa ve cari acığı daha aşağı çeksek daha iyi olamaz mı? Neden bu yönde bir çaba harcanmıyor ve olumsuz dış koşullardan olumsuz etkilenme düzeyi aşağı çekilmiyor? Bu soruları gündeme getirdiğimiz zaman kafalar karışıyor, çelikşiler artıyor ve planın gerçekçilik düzeyi erimeye başlayor. Eğer dışa bağımlılık azalmıyor ve dış olumsuzluklardan etkilenme oranı yüksek düzeyini koruyor ise Türkiye ekonomisi nasıl farklılaşacak da öngörülen makro ekonomik büyüklükler gerçekleşecek?.. Yaklaşık bir yıl kadar önce cari açığın yurtiçi hasılaya oranını yüzde 6'yı aşmayacak şekilde politika değişikliklerine yönelen siyasi irade neden 2012 için yüzde 8'lik açığı hedefliyor ve orta vadede yüzde 7'yi başarı saymaya çalışıyor?..
Yukarıdaki soruların yanıtı sürdürülebilir olmayan bir rotada hareket yeteneğinin önemli ölçüde daralmış olmasından ve muktedirliğin kaybedilmesinden kaynaklanıyor. Cari açığı daha aşağı çekmeye çalışsalar, bütçe açığı büyüyor, kamu borç yükünün artması, ekonominin daralması ve enflasyonun daha yüksek seviyelere çıkması gibi olasılıklar güçleniyor; evdeki hesaplar tutturulamıyor. Bu açmaz Türk Lirası'nın daha fazla değer kaybetmeyeceği, cari açığın finansmanında herhangi bir sıkıntı yaşanmayacağı varsayımları ile geçiştiriliyor. Özel Tüketim Vergisi'ne ilişkin ayarlamalar ise dikkatlerin bu açmazda yoğunlaşmasını ve çelişkilerin ortaya çıkmasını engellemeyecek bir zamanlama ile açıklanıyor.
Sürdürülebilir olmadığı bilinen bir rotada makro dengesizlikler mikro çizimler ile kontrol altına alınamaz, dış olumsuzlukların ekonomimiz üzerindeki etkisi azaltılamaz. Yapısal sorunların ağırlaşmaya devam ettiği, belirsizlik ve kırılganlığın arttığı bir ortamda iç talep kontrollü bir şekilde gerilemez ve yatırımlar öngörülen zamanda ve büyüklükte artmaz. Ayrıca sormak gerekiyor bir önceki plan hedefleri başarı ile yakalandı ise neden son bir yıl içinde politika değişikliği yaşandı? Küresel kırılganlık nedeniyle finansal istikrar kavramı mecburen ön plana çıktı ve döviz kuru ile kısa vadeli faizler arasındaki bağ koparıldı ise nasıl olacak da o büyük cari açık enflasyon ve güvensizlik oluşturmadan finanse edilebilecek?
Beklentileri kısa vadede yönlendirmek adına kulağa hoş gelen bir hikaye yazılmış fakat adının Orta Vadeli Plan olduğu kısmen unutulmuş!..


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



