olmakta olanlar
tarihten daha önemli.
ama bugün tarihtir de.
Hıristiyan efsanesine göre, Ermiş Peter, İmparator Neron'un zulmünden kurtulmak için Roma'dan kaçarken yolda İsa Peygamber ile karşılaşır. O'na 'Quo Vadis' sorusunu sorar. Türkçe karşılığı: 'Nereye Gidiyorsun?'. Hz. İsa: "Roma'ya, yeniden çarmıha gerilmeye gidiyorum, çünkü sen benim kurtaracağım insanları bırakıp kaçıyorsun".
Avrupa'da iki varoluşsal problem var. Bir: Avrupa iktisadı, battı. İki: Avrupa'nın siyasal lideri yok.
İlk batan, Yunanistan. Lider olmak şansı en çok olan, Almanya.
Yunan finans krizini Yunan devleti çözemiyor. Yunan toplumu isyan ediyor. Almanlar Yunanlıları kurtarmak istemiyor. Almanya bir refah devletinden başka tip bir devlet haline dönüşüyor. Globalleşme sürecinde Alman ekonomisi güç kaybetmeye başladı. Uzak Asya ülkelerinin iktisadi anlamda yükselmesi Avrupa iktisadının gerilemesi pahasına oluyor.
Politikada üslup, iktisatın üzerinde yükselir. Bugün Avrupa iktisadının hareketsizliği Avrupa'da politik üslupsuzluk yarattı.
Türklerin Avrupa'da bir çıkış yolu bulması mümkün mü? Bilinen Avrupa'da?
Gerçeğin tek anlamlılığı, anti-oidipus, bir tür bilinç dışı yansıma, Türklerin 1683'den beri, Viyana'dan dönüş, yaşamakta oldukları birşey. Avrupa yanlıları ya da bir inkâr olayını olumlayanlar bunun imgesel olduğunu varsaydılar. Olan, bir gerçek olan Avrupa'nın Türk hayatına müdahalesidir. Müdahale sürecinde, rıza ve zor, iki ayrı teknik kullanıldı. Doktrin açık olarak bir kaçınılmaz iyiye gidiş tarifidir. Müdahale Türklerin kavrayışı ile sona ermedi.
Kavrasalardı bir sona eriş olabilirdi. Para olayı hep devrede tutuldu. Sona eriş bugün Avrupa batışı ile gerçekleşecek. Öyle görünüyor.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



