milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • FİLİSTİN'DE MİLLİ MUTABAKAT HÜKÜMETİ GÖRÜŞMELERİ KAHİRE'DE BAŞLADI
  • FATİH SULTAN MEHMET'İN TÜRBESİNİ ZİYARETLE BAŞLADI
  • PKK IĞDIR'DA 10 KİŞİYİ KAÇIRDI
  • PAKİSTAN'DA ENERJİ KRİZİ ELEKTRİK AÇIĞI 7200 MEGAVATA ÇIKTI
  • AMASYA'DA OTOMOBİL KAMYONA ÇARPTI: 4 ÖLÜ, 1 YARALI
  • AYASOFYA ÖNÜNDE NAMAZLI EYLEM

Ordumuz ve İslam

26 ARALIK 2010
PAZ 00:55

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

SULTAN İkinci Abdülhamid zamanında Osmanlı ordusu son derece dindardı. Bütün birliklerde, kışlalarda, askerî okullarda, garnizonlarda camiler vardı. Bölüklerin imamları bulunurdu. Alaylarda müftüler vardı. Küçük savaş gemilerinde imam, büyük zırhlılarda müftü bulunurdu.

Askerî mekânlarda günde beş kere ezan okunur ve cemaatle namaz kılınırdı.

Osmanlı ordusunun en dindar sınıfı bahriye (deniz kuvvetleri) idi. Eskiden basılmış hayli din ve tasavvuf kitabı hep Bahriye Matbaasında tab' edilmiştir.

Hiçbir subay ve rütbeli askerlerin dinine, imanına, mukaddesatına, anasına bacısına küfr etmezdi. Hem küfr etmezdi, hem de (farz-ı muhal etmeye kalksa) edemezdi.

Kasımpaşa'daki Bahriye kışlasındaki, Ortaköy tepesindeki Orhaniye kışlasındaki kubbeli minareli camiler durmaktadır. Sanırım ibadete kapalıdırlar.

Heybeliada'daki Bahriye okulunda da kubbeli minareli bir cami varmış. 1930'lu yıllarda bir devlet büyüğü tarafından yıktırılmış.

Yıktırılan Taksim'deki Topçu Mektebinde de cami varmış.

1960'lı yıllarda bir gün sıkıyönetim tarafından tutuklanmış, Harbiye'ye götürülmüştüm. Orada beklerken, nöbetçi subaya namaz kılabilir miyim dediğimde yanıma bir asker katarak beni Harbiye'nin camiine göndermişti.

1897'de Osmanlı devleti ile Yunan krallığı arasında savaş çıkmış, dindar ordumuz büyük bir zafer kazanmıştı. Sâlih ve kâmil bir Müslüman olan Abdülezel Paşa, ilerlemiş yaşına rağmen ön safta bir Yunan kurşunu ile o savaşta şehid olmuştu.

Günlerce süren Sakarya meydan savaşında Müşir Fevzi Paşa'nın siperlerde Fetih suresi okuyarak dolaştığını duymuştum.

Birinci dünya savaşı yıllarında Mevlevî birliği kurulmuştu.

1980'li yıllarda Kadıköy ile Kızıltoprak arasında bulunan yaşlı bir çiftin evine gitmiştim. Evin beyi Cumhuriyet'in ilk yıllarında orduda din subayı imiş, bana üniformalı eski fotoğraflarını göstermişti. Başında güneşliği bulunmayan ayyıldızlı bir şapkası vardı. (Osmanlı devrinde ve Cumhuriyetin başında Türkiye Müslümanları Hıristiyan şapkasına benzer serpuşlar giymezlerdi.) Diyanet Reisi olan Ahmed Hamdi Akseki'nin arkadaşı imiş.

Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesinde okuduğum yıllarda (1952-56) Türk ordusu, İlahiyat Fakültesinde (O zaman tek ilahiyat fakültesi vardı) ileride "Moral subaylığı" yapmaları için talebe okutuyordu. Onların bazılarıyla görüşürdüm.

1980'lere kadar subayların, astsubayların analarının, hanımlarının başörtüsüne karışan yoktu.

İsteyen subaylar namaz kılabilirdi.

Bundan otuz yıl öncesine kadar sokaklarda ve camilerde üniformalı subaylar görülüyordu.

1970'lerin sonlarına doğru bazı dinî cemaatler "orduyu ele geçirme" hevesine kapıldılar. Askerî okullarda sorumsuzca ve ihtiyatsızca deli dana gibi öğrenci devşirme faaliyetlerine giriştiler. Keşke böyle yapılmasaydı.

Dünyanın bütün medenî, ileri, insan haklarına saygılı ve bağlı ülkelerinin ordularında en geniş şekliyle din hürriyeti vardır. Hıristiyan ülkelerde bile ordu mensubu bir Müslümanın ibadetine, orucuna, namazına engel olunmaz, aksine yardımcı olunur.

Başka ülkelerin ordularını bilmem ama Türkiye'nin ordusu, İslam dini ile barışık olmazsa vazifesini yapamaz.

Ordumuz, hükmî şahsiyet (tüzel kişi) olarak elbette İslam'a ve din hürriyetine karşı değildir ama son otuz yıl içinde son derece olumsuz gelişmeler olmuştur. Bu olumsuzluklar nasıl giderilecektir? Çok zordur ama imkansız değildir.

Sayın yeni Genelkurmay Başkanımıza çok hürmetli bir açık mektup yazmayı düşünüyorum. O yüksek rütbeyi kazanmış, o yüksek makama çıkmış bir devlet büyüğü olarak, fikirlerimi ve görüşlerimi paylaşmasa bile, bunları ceffelkalem reddetmeyip üzerlerinde düşüneceğini sanırım.

* (İkinci yazı)

Bu kafayla CHP İktidar Olamaz

CHP, 1920'lerin, 30'ların, 40'ların tek partisi zihniyetiyle hiçbir serbest seçimi kazanamamaya mahkumdur.

CHP güven kazanmak istiyorsa şunları mutlaka yapmalıdır:

1. İsmini değiştirmelidir. Mesela "Cumhuriyet Liberal Halk Partisi"...

2. Tek parti diktatörlüğü zamanında yapılan zulümler, insan hakları ihlalleri, kıyımlar, idamlar dolayısıyla halktan özür dilemeli, bir daha böyle şeyler olmayacağına dair inandırıcı garantiler vermelidir.

3. Türkiye halkının çoğunluğunu oluşturan Sünnî Müslümanların din, inanç, inandığı gibi yaşamak hak ve hürriyetlerini bütünüyle kabul etmelidir.

4. Temel ve evrensel insan haklarına aykırı bütün devrimleri, zorlamaları körü körüne benimsemekten vaz geçmelidir.

5. Bir Alevî partisi olmaktan vaz geçmeli, halkın bütününe açılmalıdır.

6. Türkiye'nin millî kimlik ve kültürüne aykırı düşmekten sakınmalıdır.

7. İnsan haklarına aykırı olarak kapatılan İslam medreselerinin; insan haklarına aykırı olarak kapatılan tasavvuf tarikatlarının yeniden açılması için çalışmalıdır.

8. Bütün medenî, ileri, demokratik ülkelerde serbest olan başörtüsünün bizde de (İngiltere'de olduğu gibi) serbest olması için öncülük etmelidir.

9. Resmî ideolojiyi ve laikliği negatif bir din gibi bağnazca tutmaktan ve korumaktan vaz geçmelidir.

10. Tek parti devrinde İslam vakıflarının yağmalanması dolayısıyla halktan af dilemelidir.

Tek kelimeyle CHP İslam ile barışmalıdır. Sünnî çoğunluk ile barışmalıdır.

M. Kemal'in ölümünden sonra çıkartılmış Kemalizmi değil; insan haklarını, gerçek/âdil hukuku, millî kimliği ve kültürü benimsemelidir.

Böyle radikal bir değişiklik geçirmezse CHP sittîn sene nal toplamaya, ana muhalefet partisi olarak kalmaya devam edecektir.

26.12.2010

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 26.12.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: mehmed, şevket, eygi,

Yazar

Mehmet Şevket Eygi

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Kemalistler Hakimlik, Savcılık yapabilir mi?
    2. Ümmetsizlik ve İmamsızlık Esaret ve Zillet Demektir
    3. Vefâsız Müslümanlar!..
    4. Sevgili Müslüman Kürt Kardeşlerime
    5. Çocukların Anayasa İstekleri
    6. Pakraduniler
    7. M.Kemal Paşa'nın En Büyük Muhalifi
    8. Sihlere Sarık Özgürlüğü
    9. Bozuk Gıda Maddelerinde Eski Hamam Eski Tas
    10. Çok Faydalı Beyannameler
    1. Ergenekon Nedir, Neyi Amaçlıyor?
    2. Elimize Geçen Kozları Değerlendiremiyoruz!
    3. Yalan Söyleyen Bakan
    4. Feribottaki Açık Ahlaksızlık
    5. Beyinsizler!
    6. Çok Önemli ve Uyarıcı bir Hadîs-i Şerif
    7. Ehlisünnete Karşı Açılan Amansız Haçlı Seferi
    8. Hangi Cemaatler Ehl-i Sünnettir?
    9. Deniz Gezmiş’ler
    10. Dini Kadınlarla Bozmak
    1. Yahudiler Davos’un İntikamını Alır mı?
    2. Gerçek ve İcazetli Ulemanın Müslümanları Uyarması Gerekir
    3. Cahiller İctihad Yaparsa...
    4. Kimleri ve Neleri Severim veya Sevmem?
    5. Kemakân Beye Açık Tebrik ve Teşekkür
    6. Bugün Neler Yapmalıyım?
    7. Yahudilerin Büyük Hatâları
    8. Dönen Dolapları Bilmiyoruz
    9. Yaygın Fitne ve Fesatlar
    10. Ergenekon Nedir, Neyi Amaçlıyor?
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    2. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    3. 10 tane görevim var
    4. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    5. Birden fazla sınav dönemi
    6. Sağlıkçılar, 2 saat iş bıraktı
    7. Suriyeli çocuklar, hayata gülümsüyor
    8. Yaşamını 200 kiloluk üvey oğluna adadı
    9. Final heyecanı başlıyor
    10. Komşu ile hazırlık maçı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kadın garson zorunluluğu
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek