Haberdar olduğunuz ve ilk fırsatta okumalıyım diye düşündüğünüz kitaplar vardır. Bunlardan bazılarını temin eder ve okumak zorunda kalırsınız. Ama bazılarını da okuyup bitirmeden elinizden bırakamazsınız...
İskender Pala'nın 'İki Darbe Arasında' isimli kitabı, elinize aldığınızda bitirmeden bırakmak istemeyeceğiniz kitaplardan birisi...
İskender Pala, 70'li yılların ikinci yarısından itibaren tanıdığım, bildiğim ve elden geldiğince takip ettiğim bir isim. Milli Türk Talebe Birliği'nde bulunduğumuz o yıllarda, Edebiyat Fakültesi talebesi olan Pala'yı tanıyanlar olarak ortak kanaatimiz, onun sahasının parlak isimlerinden birisi olacağı yönünde idi.
İskender Pala'nın 'askeriyeye geçtiği' ve orada edebiyat öğretmeni olduğunu duyduğumuzda şaşırdığımızı, hatta biraz üzüldüğümüzü hatırlıyorum.
Üzüntümüz artık onu daha az görebileceğimizi bilmekten kaynaklanıyordu biraz. Ama onu tanıyanlar olarak, askeriyeye girmekle kendisini sınırlamış olduğunu da düşünmüştük belki.
Arkadaş sohbetlerinde gündeme geldiğinde, onunla ilgili bölük-pörçük bilgilerimizi takas ettiğimiz günleri, YAŞ ihraçlarının gündeme geldiği günler takip etti: Tanıdığımız İskender Pala'nın sahip olduğu değerlerden taviz vermeyeceğini ve dolayısıyla zorlanacağını düşündüğümüz günler...
İskender Pala'nın, kendisini tanıyanların umduğu gibi, başarılı olduğu malum. Ama yine kendisini tanıyanların korktuğu gibi, ciddi şekilde zorlandığını da, kitaptan anlıyoruz.
12 Eylül'ün hemen sonrasında, Deniz Kuvvetleri'ne katılmak için müracaat ettiğinde, 'Neden asker olmak istiyorsun?' sorusunu, 'maddi olanakların bolluğu, mesleğini saygı duyarak yapabileceği öğrencileri bulmak, silah taşıyıp hayatını garanti altına almak' sebeplerini sayarak cevaplandıran Pala, Haziran 1982'de Öğretmen Teğmen olarak katıldığı Deniz Kuvvetleri'nden, Aralık 1996'da Öğretmen Binbaşı rütbesinde iken YAŞ kararıyla ihraç edilir.
Daha ilk günlerde, başladığı yolculuğun en azından 15 yıl sürmesi gerektiğini anlayan Pala, 15. yılının dolmasına kısa bir süre kala ihraç edilmiştir ve hemen ardından da, benzer kaderi paylaşan üç bine yakın insanın neler çektiği ve çekebileceğini, yaşayarak öğrenmek durumunda kalır.
'İki Darbe Arasında', İskender Pala'nın askeriyeye katılma kararı aldığı 12 Eylül sonrasından başlayıp, YAŞ kararıyla ihraç edildiği Aralık 1996 arasında yaşadıklarının hikayesi.
'Tarihe belge bırakmak' ve benzer sıkıntıları yaşamış, 'savrulmuş insanların hala aramızda yaşadıklarına dikkat çekebilmek' amacıyla yazıldığı anlaşılan kitap, özellikle son senelerde yaşadıklarımıza değişik bir açıdan bakabilmemize imkan tanıyor.
İskender Pala'nın dışlanmış olsa da hakkaniyet duygusunu asla kaybetmemiş birisi olarak aktardığı 15 yılının hikayesi, TSK tarafından bakıldığında memleketin nasıl göründüğü hususunda bilgi vermenin yanında, bu kurumun bakış açısının ne kadar sağlıklı olduğu hususunda da ipuçları barındırıyor.
Sahasında başarılı, çalışkan, disiplinli ve işini en iyi şekilde yapmaya çalışan birisinin; belki de inancını yaşayan başarılı bir insanın 'kötü örnek olabileceği' kaygısıyla, nasıl oradan oraya savrulduğu, bahsi geçen kurum mensupları açısından da önemli dersler içeriyor...
Öğretmen Teğmen olarak başlayan yolculuğuna, Üsteğmen, Yüzbaşı, Binbaşı ve bu arada Dr. ve Doç. Dr. olarak devam eden İskender Pala'nın, eşi ve çocukları ile birlikte yaşamak zorunda kaldıklarından; son senelerde hep beraber yaşadıklarımızın nasıl olup da olabildiği ile ilgili çok şeyler öğreniyoruz.
'İki Darbe Arasında', İskender Pala'nın uzunca süren askerliğinin hikayesi... Okumakta fayda var...


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



