milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • PKK IĞDIR'DA 10 KİŞİYİ KAÇIRDI
  • PAKİSTAN'DA ENERJİ KRİZİ ELEKTRİK AÇIĞI 7200 MEGAVATA ÇIKTI
  • AMASYA'DA OTOMOBİL KAMYONA ÇARPTI: 4 ÖLÜ, 1 YARALI
  • AYASOFYA ÖNÜNDE NAMAZLI EYLEM
  • SEMİH EL HAMAVİ: "ANNAN PLANI MUHALİFLERE ÖLÜM GETİRİYOR"
  • GÜL: İSTANBUL, İNSANLIĞIN ORTAK HAFIZASINI TAŞIYAN EŞSİZ BİR ŞEHİR

Önce yürekler fethedilmeli

01 HAZİRAN 2010
SAL 02:55

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Bir şeyin önünü açmak, yol vermek, engelleri kaldırmak demek olan Fetih; Allahın isimlerinden biri olan el Fettah'tan bağımsız olarak düşünülemez. Allaha ve onun dinine teslim olmadan fetih hareketleri başlatmak ve Fatih olmak mümkün değildir.  Fetih sadece toprak parçası kazanmak değil; esas anlamıyla rahmet ve rızık kapılarını ve kalpleri açan; zorlukları ortadan kaldırıp kolaylaştıran anlamına da gelir. Allaha ve onun dinine teslim olmadan, onun rızası düşünülmeden yapılan hareketler sadece toprak kazanmak olabilir ancak fetih olamaz.

Tarihin tüm dönemlerinde fetih hareketleri iki şekilde olmuştur. Her ikisi de yürekle olmuştur. Ya yürekler fethedilerek, ya da yürekler ortaya konarak fetihler gerçekleştirilmiştir. Ordularla yapılan seferler, yiğitlerin, serdengeçtilerin, askerlerin, komutanların yüreklerini ortaya koyarak gerçekleştirdikleri fetih hareketleridir. Sonucunda birçok zafer elde edilmiştir. Yüreklerin ortaya konmasıyla yapılan hareketlerin temelinde güç kuvvet, cesaret ve yiğitlik vardır. Asıl amaç olmasa da bir tarafı kahramanlığa dayanır.  Azim ve sabra dayanır. Ancak yüreklerin kazanılmasıyla yapılan hareketlerin temelinde ise sevgi, şefkat, merhamet, adalet ve ülfet vardır. Toprak kazanmak meselesini fethe çeviren, fethi de ölümsüzleştiren budur. Kalıcı olan, sadece havaya değil toprağa işleyen, sadece coğrafyaları değil yürekleri fetheden hareket de budur aslında. Tümüyle imana ve sevgiye dayanır. Amacı adalet ve şefkattir.

İstanbul'un fethi ise öyle bir fetih ki bu iki fetih şekillerinden ikisini de içinde barındırmaktadır. İstanbul'un fethi hem yürekleri fethederek, hem de yürekler ortaya konarak yapılan eşsiz bir fetih hareketidir.  Önce sevgi ve imana dayanan bir azimle yürekler ortaya konarak fetih hareketi başlatılmıştır. Bir yönüyle de kutsal bir özlemle yürüyen harekete dayanıyordu.  Bin yıllık bir özleme doğru uzanıyordu.  O özlem yüreklere işlemişti. İmanları artırmıştı. Yürekleri kavileştirmişti. Bilekleri kuvvetleştirmişti. Zihinleri berraklaştırmıştı. İşte gemilerin karada yürütülmesi fikri de aslında buradan doğmuştu. Yoksa aşk ve özlem olmasaydı, dayanılmaz istek ve arzu olmasaydı; nereden çıkacaktı bu fikir, kim düşünecekti bunu. İnanıyorum ki el Fettah isminin bir tecellisi olarak doğmuştu bu fikir.

Fethe dair istek ve arzu kutsal bir özleme, kutsal bir sevdaya dönüşmüştü. Aşk derecesinde bir sevdaya bürünmüştü. İşte Fatih bu aşk ateşiyle, bu özlemle; ya ben İstanbul'u alırım, ya da İstanbul beni alır, demişti. Bu sözler kendiliğinden söylenmiş ya da sıradan bir insanın delice sarf ettiği sözler değildi. Bu sözler deruni duygularla, adeta imanın yürekten dışarıya fırladığı bir sevda halinde söylenmiştir. Çünkü sonuçta Peygamberimizin müjdesine nail olabilmek vardı. Aslında tüm tılsım da buydu. Aslında işlerin düğümlendiği, batılıların efsunlandığı, zaferin kaçınılmaz kılındığı olay da burasıydı.  Fethe, bitimsiz aşka, tüm kahramanlıklara kaynaklık eden de aslında bu müjdeydi. Peygamber efendimizin müjdesine nail olmak aşkıyla Ebu Eyüp el Ensar'ın aşkına, sevgisine, mücadelesine eş bir özlemle yürümüştü Konstantiniyye'nin üzerine Fatih. Ebu Eyüp el Ensari Peygamber sevgisi uğruna,  muştuya ulaşmak umuduyla, kutsal bir aşk ve özlemle gelip surların dibinde yatmıştı. Fatih ise aynı kutsal aşk ve özlemle gemileri Kasımpaşa'dan yürütüp Konstantiniyye'nin içine dalmıştı. Bu aşk ve özlem öyle bir şeydi ki ucunda Peygamberimizin övgüsüne mazhar olmak vardı; uğruna top döktürülüp surlar delinmişti. Aşkın önünde surlar eriyip yıkılmıştı. Özlem en sarp surları, en sağlam duvarları bile aşıp geçmişti. Ulubatlı Hasan yüreğindeki muştuyla surlara tırmanıp fethin müjdesini vermişti herkese.

Fatih yürekleri ortaya koyarak başlattığı fetih hareketini yürekleri fethederek ölümsüzleştirdi. Sonsuz bir aşka ve sevgiye dayanan fethin önünde zaten hiçbir yürek dayanmazdı. Surları bile yıkan fetih aşkı yüreklere de elbette girecekti. Konstantiniyye'nin alınmasından sonra Hıristiyan Bizanslılara tanınan dini özgürlüklerle yürekler fethedilmişti. İşte fethi ölümsüzleştiren, taçlandıran olgu buydu. Bu sadece maddeye, kaba güç ve kuvvete, top ve süngüye dayanan bir fetih değildi. İlk defa top döktürülerek surlar yıktırılmıştı ama fetih sadece top ve süngüye, silaha dayanmıyordu. Yürekler fethedilerek direnç kırılmıştı. İşte fethin ölümsüzleşmesi el Fettah ismiyle yüreklerin açılması ve fethedilmesi böyle olmuştu.

Ebu Eyüp el Ensari hangi iman ve heyecanla, hangi aşk ve özlemle 94 yaşında olduğu halde kalkıp surların dibine kadar gelip orada yattıysa; Fatih de aynı iman ve heyecanla, aynı aşk ve özlemle surları yıkıp İstanbul'un içine dalmıştır. Günümüzde de Erbakan Hoca aynı iman ve heyecanla, aynı aşk ve özlemle saydam duvarları yıkarak unutulan fetih ruhunun içine girdi, mazlum halkları yeniden fetih ruhuyla buluşturdu. Fatih İstanbul'u alarak Peygamberimizin müjdesine nail olduysa aynı şekilde Erbakan Hoca da bu gün yeniden fethe muhtaç olan ülkeleri fetih ruhuyla buluşturduğu için Allah'ın izniyle Peygamberimizin müjdesine nail olacaktır.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 01.06.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: agd, fetih programı, numan kurtulmuş, saadet partisi, istanbul, erbakan, ilyas tongüç, fatih cami,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

İsmail Okutan

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Eğitim nasıl bir insan tipi hedefliyor
    2. Post modern eğitim darbesi
    3. Tarihin ölü toprağını yeşerten mücadele
    4. Hormonlanmış nesiller toplumsal bünyeyi bozuyor
    5. Arapça yetmez Osmanlıca'yı da istiyoruz
    6. Öz benliğinden uzaklaşmanın sonu yokoluştur
    7. Birleşik vampirler Libya'dan defolun!
    8. Öğretmen ithali et ithaline benzemez
    9. Değişikliğe mantığım evet diyor
    10. Ramazan’ın kutsiyetini kirletmek…
    1. Hamza yürekli olabilmek...
    2. Zulümden adalete Hicret...
    3. Kuşatılmış hayatın tutsak insanları...
    4. Milli Görüş’ü niçin desteklemeliyiz?
    5. Değişikliğe mantığım evet diyor
    6. Kemal Sunal gençliği yetiştiren eğitim
    7. Kürt açılımı değil, emperyalist kumpas
    8. Çanakkale topla değil, BOP’la geçildi
    9. Mükerrer ihanetler
    10. Tam bağımsızlık hedefinin neresindeyiz?
    1. Kürt açılımı değil, emperyalist kumpas
    2. Çok şükür İmam Hatipliyim
    3. Kürt sorunu üzerine mülahazalar
    4. Çanakkale topla değil, BOP’la geçildi
    5. Öğretmen ithali et ithaline benzemez
    6. Arapça yetmez Osmanlıca'yı da istiyoruz
    7. Mükerrer ihanetler
    8. Kuşatılmış hayatın tutsak insanları...
    9. Tam bağımsızlık hedefinin neresindeyiz?
    10. Sırada genetiği değiştirilmiş beyinler var
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    2. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    3. 10 tane görevim var
    4. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    5. Birden fazla sınav dönemi
    6. Sağlıkçılar, 2 saat iş bıraktı
    7. Suriyeli çocuklar, hayata gülümsüyor
    8. Yaşamını 200 kiloluk üvey oğluna adadı
    9. Final heyecanı başlıyor
    10. Komşu ile hazırlık maçı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kadın garson zorunluluğu
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek