milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • PKK IĞDIR'DA 10 KİŞİYİ KAÇIRDI
  • PAKİSTAN'DA ENERJİ KRİZİ ELEKTRİK AÇIĞI 7200 MEGAVATA ÇIKTI
  • AMASYA'DA OTOMOBİL KAMYONA ÇARPTI: 4 ÖLÜ, 1 YARALI
  • AYASOFYA ÖNÜNDE NAMAZLI EYLEM
  • SEMİH EL HAMAVİ: "ANNAN PLANI MUHALİFLERE ÖLÜM GETİRİYOR"
  • GÜL: İSTANBUL, İNSANLIĞIN ORTAK HAFIZASINI TAŞIYAN EŞSİZ BİR ŞEHİR

On Türk Romanı...

06 ŞUBAT 2011
PAZ 02:50

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Beş yıldan beri Türk romanı üzerine seminerler düzenliyoruz. Bir yıl kadar Atatürk Kitaplığı'nda, sonraki yıllarda Türkiye Yazarlar Birliği'nin Sultanahmet'te bulunan İstanbul Şubesi'nde yaptığımız bu toplantıların ilgili bir izleyici topluluğu var. Çünkü bu seminerlerde, romanımızın tarih öncesi sayılan Osmanlı dönemi anlatı geleneğiyle Tanzimat dönemi romancıları üzerinde de durarak, romanımızın hangi şartlarda oluştuğunu anlatmaya çalışıyoruz.

Köklerinden habersiz bir sanat ve kültür hareketi başarılı olamayacağı gibi, edebi geleneğinden habersiz kültür hayatı da mümkün değildir. O yüzden, bireyi toplum içinde anlatırken tarihi ve kültürel değerlere ilgisiz kalamayan roman türünün dünyadaki gelişimine göz attığımızda da bunun gerçekliğini fark ediyoruz. Bu türün sağlıklı gelişiminde, hem kültürel kökleri, hem türün özelliklerini ve hem de bizdeki yerli örnekleri iyi bilmek gerektiğini düşünüyor; seminerin konularını da buna göre belirliyoruz. İlgi de görüyor.

Her yıl Tanzimat ve Servet-i Fünun ile Cumhuriyet dönemi romanlarının farklı yanlarını ele alıyoruz. Geçen yıl ilk kez "II. Abdülhamit Dönemi Romanları" ile bunların özellikleri üzerinde durduk. Bu romanlar üzerinde durunca şunu fark ettik ki, o dönemde yazılanlardan başka, Cumhuriyet döneminde yazılmış da olsa Sultan Abdülhamit dönemini anlatan romanlar zengin bir arka plan ortaya koyuyorlar. Bunlara dikkatle bakarsak, o dönemin sosyal ve siyasal olaylarını tahlille kişiliklerin oluşmasındaki dönemin etkisini göstermek gibi bir fonksiyonları olduğunu da ortaya koyduklarını görürüz. On Türk romanının çoğu da bunlar arasındadır. Kaldı ki, Tanzimat ve Servet-i Fünun dönemi romanlarının önemli bir bölümü bu dönemde yazılmıştır. Bu bakımdan Sultan Abdülhamit dönemi çok zengin bir kültürel birikime sahip... Türk romanının kilometre taşları sayılabilecek on Türk romanına bir göz atalım...

Geçen haftaki seminerimde böyle değerlendirilen romanlar üzerinde durdum.

On Bin Roman Türk Romanı

Dünyanın pek çok ülkesinde elbette On Roman veya 100 Roman gibi sayılara bağlı değerlendirmeler, öne çıkan eserlerin özellikleri gibi hususlar her zaman gündemde olmuştur. Bizde de bunlara paralel değerlendirmeler vardır ve ilk olarak böyle bir çalışmayı Fethi Naci "On Türk Romanı" kitabıyla ortaya koymuş, dergi yazılarını bu adla kitaplaştırmıştır. Çeşitli zamanlarda ondan başka yazar ve eleştirmenlerin de benzeri yazılar yazdıkları görüldüğü gibi, zamanla o da bu kitabı 40 Yılda 40 Roman / 50 Yılda 50 Roman gibi adlarla geliştirmiştir.

Ben de çeşitli yazı ve konuşmalarımda böyle sıralamalar yaptım, bazen 10, bazen 20 roman, bazen de 50 romanın önemine dikkati çektim. Tabii bu sıralamalarda belirlenen isimlerin seçiminde pek çok etken söz konusu oluyor. Elbette romanların çok okunması kadar belli edebi çevrelerle aydınlar arasında etkili olması da çoğu zaman öne çıkmasına yol açıyor.

Farklı zamanlarda yaptığım şu iki sıralamada ortak isimler yanında farklıları da var:

Müşahedat, Mai ve Siyah, Kiralık Konak, Sinekli Bakkal, Fahim Bey ve Biz, Huzur, Yalnızız, Küçük Ağa, Devlet Ana, Tutunamayanlar.

İkinci sıralama şöyle:

Aşk-ı Memnu, Kiralık Konak, Sinekli Bakkal, Fahim Bey ve Biz, Huzur, Yalnızız, Küçük Ağa, Devlet Ana, Tutunamayanlar ve Kaybolmuş Günler.

İkisinde de çok etkili olan Çalıkuşu atlanmış... İkincisinde Müşahedat yok, Mai ve Siyah ile Aşk-ı Memnu yer değiştirmiş ve benim romanım Kaybolmuş Günler yer almış... Belli ki farklı bakış açıları farklı zamanlarda farklı değerlendirmelere yol açıyor. Çünkü ben On Bin Roman Türk Romanı arasında Kaybolmuş Günler'in de öne çıkacağına inanıyorum.

Bazı okuyucularım bu "On Bin Roman Türk Romanı" sözünü belki yadırgayacaklardır, ama son yıllarda bir yıl içinde yayınlanan Türk romanı sayısı 360'tan fazla... Kısa bir sürede On Bin Roman Türk Romanı ifadesi bile bizdeki roman birikimini ifadede yetersiz kalacak...

On Çağdaş Türk Romanı

On Türk Romanı ifadesini "Çağdaş" kavramıyla sınırlamaya başladığınızda, hiç de sandığınız kadar az romanımız olmadığını, asıl azlığın Tanzimat döneminde olduğunu görüyoruz. Servet-i Fünun döneminde roman sayısının birden bire arttığın görüyoruz. Cumhuriyetle birlikte hem roman yazımının hem de okunmasının giderek arttığını ve roman türünün bir türlü bireyleşme ve burjuvalaşma ile yakından ilgili olduğu söylenebilir. Bunun temel sebebi, kültür ve medeniyet değişikliği ile ilgilidir. Biz artık 20. yüzyıl boyunca çeşitli dozlarda çağdaş ve batılı bir toplum olma çabası göstererek ferdiyetimizin farkına varan insanlar haline geldik.

Cemaat değerleriyle ve mahalle baskısıyla yaşayan toplumlarda roman yazarı ve okuyucusu azdır, çünkü fertlerin kendilerine özgü ve çevresine hiç benzemeyen tavırlar kazanmaları ancak bulundukları çevreyi değiştirmeleri sayesinde mümkündür. Yahut da zihniyetlerini değiştirerek farklı bir yaşama biçimi geliştirebilirler. Bu da herkes için göze alınamayacak kadar zor ve sıkıntılıdır. İşte roman yazarı ve okuyucusu bu zorluğu aşabilmiş insanlardır.

Çağdaşlığın ille de batılı olmakla özdeş sanıldığına inanmadığımız halde, bir çok çağdaş değerin Batı Avrupa'dan geldiğini biliyoruz. Ferdiyetin farkında olmak, içinde yaşadığı toplumun değer yargılarına aldırmadan özgür ve bağımsız karar vermek, ailenin geleneksel zevk ve güzel-çirkin ölçülerine aldırmamak, dede-torun ilişkilerine önem vermemek, kendi hayatını dilediğince yaşamak böyle basit ve kaçınılmaz çağdaş tavırlar olarak bilinmektedir.

Romanlarda ve onlardan yapılan filmlerde çağdaşlığı böyle görenler için, anne-babanın maddi mirasını alırken manevi mirasını önemsememek gibi pek çok davranışın çağdaşlık sanıldığı görülecektir. Böyle bir ülkede tabii olarak yabancılaşma yaygınlık kazanacak ve insanlar da bunu kaçınılmaz modernlik şeklinde görmeye başlayacaklardır.

Şimdi biz bu romanların Müşahedat'tan sonraki örneklerinde hep böyle bir meselenin çok büyük önem taşıdığını, yalnız bugünü anlatan romanlarda değil, tarihi kişi ve konuları ele alan romanlarda da benzer bir tavrın olduğunu görüyoruz. Tabii bir de yakın tarih kronikleri ile hesaplaşmaların da romanlara konu olduğunu, bazen de devletin toplum mühendisliğini Çalıkuşu gibi romanlarla sürdürdüğünü görüyoruz.

Kısacası, On Türk romanı çoğu zaman çağdaşlık, tarihsel hesaplaşma ve toplum mühendisliği gibi bu toplumun temel çağdaşlık kavramlarıyla iç içe olmuştur. Türk romanını ana eksenlerinden biri Doğu-Batı çatışması, hep bu kavramlar etrafında gelişmiş ve gelişmeye yatkın görünmektedir. Toplumumuzun içerden tarihi sayılabilecek bu romancılığın çok da önemli bir sosyal-psikolojik değeri olduğunu düşünüyor ve her birini tartışmaya çağırıyorum.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 06.02.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: mustafa, miyas, açıklama,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Mustafa Miyasoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Ölüm yıldönümünde Üstad N.Fazıl:M.Miyasoğlu / Necip Fazıl Muhabbeti
    2. Gaziantep'te geçen gün ve bu şehrin kültürü
    3. Ay Vakti ve Şeref Akbaba
    4. Şehir Tiyatroları Nereye Gidiyor?
    5. Antakya'da bir gün
    6. Şehir Tiyatroları devrimi
    7. Klasiklerin yayınlanması ve okunması
    8. Kur'an Öğretimi ve Din Eğitimi
    9. Demokratik basamaklar ve siyaset gündemi
    10. Ömer Seyfeddin dünya dillerinde
    1. Golyat’a atılan taş Gargat ağacı
    2. Hüseyin Rahmi ve Şıpsevdi Romanı
    3. Salih Baba, Dede Paşa ve Abdürrahim Efendi
    4. Dünyayı değiştiren liderler
    5. Çağdaş Türk romanı seminerleri
    6. Konya Kitap Dünyası kitapları
    7. Zaferlerimiz ve Destan Edebiyatımız
    8. Edebiyat geleneği üzerine
    9. “Fatih’in Şiirleri” ve “Şiirin Sultanları”
    10. Kıbrıs’ta Çanakkale Şehitleri ve Gençlerimiz
    1. Naipaul rezaleti ve Türkiye öğretmenliği
    2. Ay Vakti ve Şeref Akbaba
    3. Sultan Vahdettin üzerinden siyaset yapmak...
    4. Numan Kurtulmuş ve Türkiye’nin Gündemi
    5. Mesut Uçakan’ın sinema hayatı
    6. Bu bizim hayatımız
    7. Hanefi fıkhı ve sünnetin yüceltilmesi
    8. İki rahmetli aydının sorumluluğu
    9. Zaferlerimizi çalanlar
    10. Enderun Teravihleri ve Cumhur Müezzinliği
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    2. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    3. 10 tane görevim var
    4. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    5. Birden fazla sınav dönemi
    6. Sağlıkçılar, 2 saat iş bıraktı
    7. Suriyeli çocuklar, hayata gülümsüyor
    8. Yaşamını 200 kiloluk üvey oğluna adadı
    9. Final heyecanı başlıyor
    10. Komşu ile hazırlık maçı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kadın garson zorunluluğu
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek