‘Asrın Siyaset Yıldızı’
O, İstanbul Teknik Üniversitesi’ne kaydolmaya karar verdiğinde başarılarına “ilk”leri de ekleyerek adına yakışır bir yıldızlaşma yolculuğuna başlıyor. Daha hayatının baharında hiç kimsenin erişemediği payeler onun için adeta sıradanlaşıyor
“Önce Ahlâk ve Maneviyat” fikriyle yola çıkan Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın hayatı ve mücadelesi; “Asrın Siyaset Yıldızı Prof. Dr. Necmettin Erbakan” isimli bir yapıtla belgeselleştirildi. Erbakan Hoca ve onun açtığı Millî Görüş çığrının birbirinden ilginç anektodlarla anlatıldığı 2 VCD’den oluşan belgesel izlendiğinde; “anladık ki, sensiz olmuyor” kanaatiyle sizi başbaşa bırakıyor.
İlle de yerli sanayi deyince...
Eserin ilk bölümünde, slayt gösterimleri eşliğinde Erbakan Hoca’nın çocukluk ve öğrencilik yıllarına yer veriliyor. Kayseri’de başlayan, Trabzon’da devam eden eğitim serüveni, İstanbul Erkek Lisesi’ne geldiğinde herkesin dikkatini çekmeye başlıyor. İstanbul Teknik Üniversitesi’ne kaydolmaya karar verdiğinde ise başarılarına “ilk”leri de ekleyerek, adına yakışır bir yıldızlaşma yolculuğuna çıkıyor. Hiç kimsenin erişemediği payeler onun için adeta sıradanlaşıyor.
İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi Motorlar Kürsüsü’nde, ders verme yetkisi sadece doçent ve profesörlerde olmasına rağmen Erbakan Hoca asistan olarak ders vermeye başlıyor. Ve başarılarının ödülü olarak ilmî çalışmalar yapmak üzere Almanya Aachen Teknik Üniversitesi’ne gönderiliyor. Doktora çalışmalarının ardından “motorların daha az yakıtla çalışması”yla ilgili raporu ilim çevrelerinde büyük yankı uyandırıyor. 1953 yılında yaptığı bu çalışmaların meyvesi olarak bir “ilk”e daha imza atıyor ve Türkiye’nin 27 yaşında en genç doçenti olma şerefine nail oluyor.
Almanya’da edindiği tecrübelerle 1956 yılında Türkiye’nin ilk yerli motorunu imal edecek olan Gümüş Motor’u kuruyor. Erbakan Hoca böylece, “millî sanayii”nin temelini atıyor. Ve 1960 İhtilali’nin generallerinin ilgisini çekiyor. 200’e yakın generale verdiği brifingde yerli araba üretme fikrini ortaya atıyor. Eskişehir Demiryolları Cer Fabrikası, dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar ikna edilerek Erbakan Hoca’nın emrine veriliyor. Omuz omuza verilerek ilk ve tek yerli otomobilimiz “Devrim” üretiliyor. 29 Ekim Cumhuriyet töreninde büyük bir heyecanla görücüye çıkartılan Devrim otomobili, Türkiye’nin kalkınmasını istemeyen iç ve dış mihrakların sabotesine maruz kalarak, üretimi başlamadan sonlandırılıyor.
Başarıları hazmedilemiyor
Ve bu olayla birlikte Erbakan Hoca için yeni bir dönem başlıyor. Bu dönem Erbakan’ı siyasete hazırlayan Odalar Birliği dönemi. 1965 yılında profesör olan Necmettin Erbakan, 1966 yılında Odalar Birliği Sanayi Daire Başkanlığı’na getiriliyor. Daha sonra ise Odalar Birliği Genel Sekreterliği’ne. Burada gördüğü adaletsizlikleri haykırmaya başlayınca, dönemin Başbakanı Süleyman Demirel ve rantçılar rahatsız olmaya başlıyor. Bu mücadelenin genel sekreterlikle olmayacağını anlayan Erbakan, Odalar Birliği Başkanlığı için mücadelesine yeni bir ivme kazandırıyor. Adalet Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi’ne karşı, “Hak Geldi Batıl Zail Oldu” anlayışıyla verdiği mücadelesinde ne kadar haklı olduğunu isbatlıyor. Ve % 75’lik ezici bir çoğunlukla, 1969 yılında “Odalar Birliği Başkanlığı”nı kazanıyor. Fakat yenilgiyi hazmedemeyen Demirel ve yandaşları, entrika / antidemokratik yollara başvurarak Erbakan’ı görevinden polis zoruyla uzaklaştırıyor.
Üç sandalye ile başlayan siyasi mücadele
Artık Prof. Dr. Necmettin Erbakan için ikinci yeni bir dönem başlıyor. Mücadelenin ancak siyasetle mümkün olduğuna kanaat getiriyor. 14 Ekim 1969’da yapılacak olan genel seçimler için Konya’dan bağımsız aday oluyor. Erbakan’ın seçilmesini engellemek için bir takım çevreler, akla hayale gelmeyecek entrika ve hilelere başvuruyor.
Fakat O, bütün zorlukları tek tek aşarak, sıkıntıları göğüsleyerek, gecesini gündüzüne katarak yaptığı çalışmaların meyvesini alıyor ve 43 yaşında Meclis’e giriyor. Akabinde; bilgisiyle, olgunluğuyla, ilmiyle, tarihî bilgisiyle, faziletiyle, tecrübesiyle, irfanıyla, itibarıyla tanınmış bireysel ve toplu istişareler yapıyor.
Ardından ise, 24 Ocak 1970’de “Millî Nizam Partisi”ni kuruyor. Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Adalet Partisi’nden istifa eden Hüsamettin Akmumcu ve Hüseyin Abbas’la Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde üç sandalyeyle siyasi mücadelesine başlıyor. Millî Görüş düşüncesini taşıyanlara bir umut oluyor...
Düşünce ikliminizi değiştirecek olaylar silsilesi
Buraya kadar anlattıklarımız, sadece anektodlaştırılmış bir girizgâh niteliğinde. Asıl mücadelenin miladı bu bölümden sonra başlıyor. “Asrın Siyaset Yıldızı Prof. Dr. Necmettin Erbakan” belgeselini seyrettiğinizde, düşünce ikliminizi alabora edecek örnek bir mücadeleyle karşı karşıya kalacaksınız. Ve “benim bildiklerimi bilseydiniz; az güler, çok ağlardınız” hadis-i şerifine sık sık muhatap olan davasının çilekeşi Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın mücadelesine daha çok omuz vereceksiniz. İlerleyen yaşına rağmen; gece demeden, gündüz demeden neden koşuşturduğunu kavrayıp, daha çok çalışacaksınız. Ve çağlayanlar gibi akıp; sadece Türkiye’nin değil, dünyanın kurtuluşuna vesile olacaksınız.
Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Erbakan’ın mücadelesinin anlatıldığı “Asrın Siyaset Yıldızı Prof. Dr. Necmettin Erbakan” adlı eser 6 aylık titiz bir çalışmanın ürünü. Yönetmenliğini Fethullah Aktı, metin yazarlığını Ramazan Peri, seslendirilmesini Hayri Küçükdeniz’in gerçekleştirdiği eserin yapımcısı Peri Medya Prodüksiyon. Geçmişinizden haberdar olmak, geleceğinize yön vermek istiyorsanız bu önemli eseri mutlaka izlemelisiniz.
Tel: 0212 621 37 03



Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için



