milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • PAKİSTAN'DA ENERJİ KRİZİ ELEKTRİK AÇIĞI 7200 MEGAVATA ÇIKTI
  • AMASYA'DA OTOMOBİL KAMYONA ÇARPTI: 4 ÖLÜ, 1 YARALI
  • AYASOFYA ÖNÜNDE NAMAZLI EYLEM
  • SEMİH EL HAMAVİ: "ANNAN PLANI MUHALİFLERE ÖLÜM GETİRİYOR"
  • GÜL: İSTANBUL, İNSANLIĞIN ORTAK HAFIZASINI TAŞIYAN EŞSİZ BİR ŞEHİR

Ölüm var ahiret var

08 TEMMUZ 2010
PER 02:45

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Bir önceki yazımda, iğneyi kendimize batıralım dedik ya, affınıza sığınarak diyorum ki, bugün de, aynı minval üzere devam edelim, isterseniz!

Geçenlerde ayaküstü bir sohbet esnasında, laf lafı açtı ve bir ara, bir arkadaşım "ölüm var, ahiret var" deyiverdi! Daha doğrusu, o anda içerisinde bulunduğumuz ortamda gözlemlediği ve devamında bahsedilen kimi ihmallerimize, yanlışlarımıza, hatalarımıza vurgu yapmak için, böyle bir hatırlatma yapmak ihtiyacı hisseti.

Ben de gevezelik edip, arkadaşımızın bu sözlerini, tamamladım: "Ölüm de yok ahiret de yok!"

Tahmin edeceğiniz üzere, bu sözlere şahit olanlar şaşırdılar ve "bu nasıl söz, böyle bir şey söylenir mi" dediler!

Sözlerim de ısrar ettim, ama yanlış anlaşılabilecek bir söz olduğu için de, kastımın ne olduğunu, hemen açıklamaya çalıştım:

"Evet, maalesef yok! Daha doğrusu, kimileri, bunun farkında bile değiller, her şey sadece dillerinde!

Şayet kâmil manada, buna inanmış olsaydık, her şeyin geçici olduğunu gerçek manasıyla idrak edebilseydik, bu dünyanın, bir de öbür tarafı olduğunun tam manasıyla şuuruna varabilseydik, yaşantımız böyle mi olurdu?"

Muhatabım "biraz ağır oldu, ama galiba şimdi oldu, durumu düzelttin" dedi ve anlaştık!

Ancak bu vesileyle, o anki düşüncelerimi, sizlerle de, paylaşmak istiyorum.

Hiç şüphesiz yüce Allah insanları, O'nu tanımaları ve yalnızca kendisine kulluk etmeleri için yaratmıştır.

Bu yüzden de, her gün, defalarca, tekrar ve tasdik ediyor "Ya Rabbi, ancak sana kulluk eder, yalnızca senden yardım dileriz" diye de, söz veriyoruz.

Evet dilde böyle ama hakikatte böyle mi?

Maalesef, yaşadıklarımız, gördüklerimiz, şahit olduklarımız bu konuda, zaman zaman karamsarlığa düşmemize sebep oluyor.

Bu noktada, meselenin daha iyi anlaşılabilmesi için, en başta muhatabı da kendim olmak üzere, yarası olan gocunsun kabilinden bazı sorular sormak istiyorum.

Biz hakikaten, tam manasıyla, Allah-u Teala'ya kul muyuz veya daha açık bir ifadeyle kulluğumuzun şuurunda mıyız?

Şimdi, bu da sorulur mu, diyeceksiniz?

Peki, o halde!

Neden herhangi bir makam sahibinden, servet sahibinden çekindiğimiz, korktuğumuz ve karşısında eğildiğimiz kadar, yüce Yaratan'ın huzurunda eğilemiyoruz?

Onun koyduğu kuralların yerine kendimizce, bir takım mazeretler üretiyoruz?

"Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır" emrinin aksine "bana değmeyen yılan bin yaşasın" tesellisiyle, haksızlık ve adaletsizlikler karşısında sus pus oluşumuz, dahası bunlara destek oluşumuz nedendir?

Ve çoğu zaman bunları yaparken "ne yapalım, dünya böyle" mazeretine sığınışımız nedendir?

Çoğu, kaynağı belirsiz, karanlık servet sahiplerinin karşısında, servetlerinin hatırına, hazır ola geçişimiz ya da adaletsiz, haksız, yolsuz idarecilere, makamları hatırına alkış tutuşumuz nedendir?

İnandığı değerlerin mücadelesini yaptıktan sonra, kader çizgisinin kendisiyle ilgili hükmünü sabır ve tevekkülle beklemek yerine "hiç ölmeyecek gibi" dünya için yırtınmamız nedendir?

"Hiç ölmeyecek gibi" dünya için çalışırken "yarın ölecekmiş gibi" ahirete çalışmayı unutmamız nedendir?

Birisi çok basit bir dünyevi işimizi hallettiğinde "Allah razı olsun" diye, defalarca teşekkür ederken, bizlere, bütün bu nimetleri bahşeden Cenabı-ı Allah'a hakkıyla ve yeterince şükredemeyişimiz nedendir?

5 yıldızlı, yaldızlı tesettür otellerinde tesettürlü tatil yaparken, son model arabalarda hava atarken, firavun saraylarına benzer mekanlarda, Kur'anlı, ilahili düğünler, törenler, toplantılar, iftarlar yaparken, milyarlık eşarplarla, güzel kokularla, pırıltılı, pahalı elbiseler içerisinde alımlı ve çalımlı bir şekilde, tesettür modelliği yaparken, inandığımız değerlerin neresinde olduğumuzun, ne kadar farkındayız, dersiniz?

Kimilerinin inandığı gibi yaşamak yerine, yaşadığı gibi inanması, acaba, nedendir? Velhasıl, bu dünyanın bir de öbür tarafı olduğuna, ölüm ve ahiretin olduğuna, şuurlu bir şekilde inanmış olsak, inandığımız üzere inatla yaşamak, inandıklarımızda inat etmek yerine, yaşadığımız gibi nasıl inanabiliriz, içerisine düşmüş olduğumuz bunlar gibi birçok yanlışları, nasıl, görmezden gelebiliriz?

Evet, söyleyecek söz çok, ama yerimiz kalmadı. Bu yüzden, bugünlük de, bu kadar! Karar, elbette, sizindir; huzur ve saadetle kalın!

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 08.07.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: ölüm, ahiret, kabir,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Kazım Arslan

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Bir başka açıdan da böyle
    2. İsraf haramdır ama
    3. Siyaset nereye
    4. Bilmeden konuşmak üzerine
    5. Bir e-mail ve tercih
    6. Birkaç fark?
    7. Teşbihte hata olmaz!
    8. Referandum neticesi nasıl okunmalıdır
    9. Referandum, Saadet ve şimdilik evet
    10. Taşeron işçilerin durumu
    1. Taşeron işçilerin durumu
    2. Bu yol çıkmaz sokaktır
    3. Bir derviş hikayesi
    4. Saadet kongresinden sonra
    5. İmam ve cemaat meselesi
    6. Bu nasıl muhafazakârlık
    7. Biraz iyi niyet biraz da feraset
    8. Yetim hakkı yedirmezmiş
    9. Revaklar yıkılmasın
    10. Haddini bilmek
    1. Bu nasıl muhafazakârlık
    2. Başlıksız bir yazı
    3. Yeniden merhaba!
    4. Bir şiirden çağrışımla
    5. Biraz iyi niyet biraz da feraset
    6. Bir derviş hikayesi
    7. Revaklar yıkılmasın
    8. Bu yol çıkmaz sokaktır
    9. İmam ve cemaat meselesi
    10. Yetim hakkı yedirmezmiş
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    2. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    3. 10 tane görevim var
    4. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    5. Birden fazla sınav dönemi
    6. Sağlıkçılar, 2 saat iş bıraktı
    7. Suriyeli çocuklar, hayata gülümsüyor
    8. Yaşamını 200 kiloluk üvey oğluna adadı
    9. Final heyecanı başlıyor
    10. Komşu ile hazırlık maçı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kadın garson zorunluluğu
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek