milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DAVUTOĞLU: SURİYE'YE HERKES SEYİRCİ KALSA BİLE BİZ KALMAYACAĞIZ
  • ÇAY TANSİYONU DÜŞÜRÜYOR
  • TÜRKİYE GÜNEŞ ENERJİSİNDEN 96 MİLYON DOLAR TASARRUF SAĞLIYOR
  • YURTKUR'DAN SENETLERE İÇİN EK SÜRE
  • YILDIRIM: TCK DEĞİŞTİ, UYGULAMALAR ŞAŞIRTIYOR
  • OKULLARDA CEZA DEĞİL, İDARENİN HABERDAR OLMASI ENGELLİYOR

Okuyucu Soruları 8

07 HAZİRAN 2009
PAZ 01:05

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

MUHTELİF MESELELER-5

Mürtedin katli hükmünün "fikir ve inanç özgürlüğü" bağlamında arz ettiği duruma değinerek bu bahsi bu yazıyla nihayetlendirmiş olalım.

İslam insanlara zorla din empoze edilmesini onaylamaz; kimsenin zorla müslümanlaştırılmasına rıza göstermez. Bu doğrudur; ancak bununla, müslüman bir kimsenin İslam'ı terk ederek bir başka dine veya dinsizliğe geçmesi birbirine karıştırılmamalıdır. "Arada ne fark vardır?" diye sorulacak olursa şöyle deriz:

Bu soruda müslümanın İslam'a bakışı ile ilgili temel bir problem bulunmaktadır. Bu problemin üzerine gitmeden mürtedin katli meselesindeki soru işaretlerini ortadan kaldırmak mümkün değildir. Hiçbir müslüman, İslam dışındaki bir dinin veya dinsizliğin müslümanlar arasında yayılmasına rıza göstermez. Bu, sadece mürtedin katli hükmünü kabul edenler tarafından değil, bu hükmü izahta zorlananlar veya reddedenler tarafından da böyle kabul edilir. Peki bunun sebebi nedir?

Şüphesiz ki bu sorunun tek bir cevabı vardır: İslam diğer dinlerle eşitlenemez; zira İslam hak, diğerleri batıldır! Bu sebeple hiç birimiz, bir yakınımızın veya bir başka müslümanın bu ezelî ve ebedî hakikati terk ederek, onunla kıyaslanması mümkün olmayan batıl din veya inanç sistemlerinden birine geçmesine rıza göstermeyiz. Bir müslümanın böyle bir şeyi kabul edip içine sindirmesi mümkün değildir! Bu sadece sosyo-kültürel bir problem değildir. Meselenin çok daha derinlere uzanan boyutları vardır.

Şayet mesele salt "din ve inanç özgürlüğü" ise İslam'ı terk eden kimse, özgürlüğünü kullanmış ve basit bir seçim yapmıştır; böyleyken onun bu tercihini niçin tepkiyle karşılarız?

Şunu söylemek mümkün: Müslümanın, böyle bir tercihi onaylamaması, en temelde fıtrata aykırılığı sebebiyledir. Küfre karşı gösterilen fıtrî tepki, bir müslümanın dinini terk ederek kâfir olması durumunda elbette daha görünür olmaktadır.

İslam ile "diğerleri" arasında fazla bir fark olmadığı anlamına gelen "fikir ve inanç özgürlüğü" temelli itiraz bu bakımdan tartışmaya değerdir. "başka din ve inanç sistemlerinde dinini terk eden öldürülmez" veya "çağdaş dünyada bir kimsenin din değiştirdiği için ölüm cezasına çarptırılması anlaşılabilir değildir" tarzındaki yaklaşımlar, en temelde İslam ile "diğerleri"ni eşitlediği için sakattır. Birisi çıkıp da, "O zaman kâfirler niçin cehennem azabına çarptırılacak?" diye soracak olsa, bunun, ahirette cereyan edecek bir vakıa olarak dünya hayatını ilgilendirmediğini söyleyerek işin içinden sıyrılmak mümkün müdür?

Mürtedin katli hükmünü, irtidadın sağlıklı ve istikrarlı bir toplumsal hayat için tehdit oluşturacağı, dine karşı lakaytlığa kapı açacağı, dine bağlılık hissinde çözülmelere yol açacağı... gibi sebeplere bağlamak meselenin sadece bir boyutunu açıklar. Evet, İslam, müslümanlığı kabul etmeyi kişinin özgür iradesine bağlar; müslüman olması için onu hiçbir şekilde zorlamaz. Hatta müslüman olduktan sonra bu dini terk etmenin cezasını da peşinen bildirir ki bu dine giriş basiret, bilinç ve delil ile olsun.

Bunlar son derece önemli hususlardır. Ancak bütün bu izah tarzları, söz gelimi, hayatı kendi halinde yaşayan, İslam için bireysel ve toplumsal boyutta herhangi bir şekilde tehdit oluşturması söz konusu olmayan bir mürted için şüphesiz geçerli değildir. Şu halde irtidad hükmünü bunlarla izah etmek, hükmü "illeti"yle değil, "hikmeti"yle izah etmek olacaktır. Bir diğer deyişle elbette bu ve benzeri izah tarzları değerlidir, açıklayıcıdır; ancak "illet" yerine kaim değildir.

O halde mürtedin katli hükmünün izahı nasıl yapılmalıdır?

Elbette benim yazacaklarım da meselenin "illeti"ni açıklamak olarak, yani "kesin sebebi" ortaya koymak olarak anlaşılamaz. Bu sebeple, "Allahu a'lem" kaydıyla söyleyelim; bu hüküm, irtidad eden kimsenin, "en yüce değer"i, "mutlak hakikat"i tanıdıktan sonra ona arkasını dönmesi, ondan daha üstün bir değer bulunduğuna, hatta onun "hakikat diye bağlanacak kadar değerli olmadığına" inanması demektir. İslam varlığın biricik hakikati, inanç ve amel olarak fıtratın onayladığı tek sistemdir. Bir kimsenin bu hakikate vakıf ve vasıl olduktan sonra ona tavır alması elbette cürümlerin en büyüğü olarak görülmelidir.

Burada temel belirleyici, bizim neyi esas aldığımız, neyi önemsediğimizdir. Ya İslam'ı hayatın ve varlığın temeli, varoluşun biricik gayesi olarak kabul edecek ve her şeyi bu temelde değerlendireceğiz, ya da "inanç ve fikir özgürlüğü"nü bu konumda göreceğiz. Hangisini esas aldığımıza göre diğeri anlam ve değer kaybına uğrayacaktır.

Bu zaviyeden bakıldığında irtitad eden kimse, irtidad eylemini başkalarına yaymasa, bu anlamda toplum ve birey için bir tehdit oluşturmasa bile, kendi içinde yaşadığı, bir alçalmadır, seviye ve değer kaybıdır.

"Kimin nazarında" mı?

Elbette "varlığın sahibi" nazarında!

Dr. Ebubekir Sifil

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 07.06.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: ebubekir, sifil, okuyucu,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 1 yorum|yorum rssrss

  • murted esas ebedi hayati kaybetmistir!

    Unutulmamalidir ki laiklige sirti donuk olanlar da hergun baska bir cesit katl ile yuzlerce defa katledilmektedirler,adeta hakki hayatlari yoktur.Demek ki her sistemin bir nevi varligini muhafaza metodu vardir.Onu yok edecek her turlu ozendiriciligi caydirir,ve onler.

    hr | KatılıyorumKatılmıyorum (6.7/10 puan) | 08 Haziran 2009 00:12

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Dr. Ebubekir Sifil

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Modernizme kelamî bakış
    2. Uydurma olduğu söylenen sahih bir rivayet - 3
    3. Uydurma olduğu söylenen sahih bir rivayet-2
    4. Uydurma olduğu söylenen sahih bir rivayet
    5. Şii yayılmacılığı
    6. Ankara İstiklal Mahkemesinden geçenler
    7. İstiklal mahkemeleri
    8. Sahih bilinen asılsız bir rivayet
    9. İslamî hareketler ve devlet yönetmek
    10. Toplumsal hayat ve kadın
    1. Fethullah Gülen Hoca ve Bahailik
    2. İmam maturidi kim? Maturidilik ne?
    3. Ruhu’l-Beyan tefsiri ve vitir namazı (1)
    4. Hocaefendi’nin açıklaması
    5. “Çağdaş Nurculuk” mu, “Bid’atkârâne bir hıyanet” mi?
    6. Mana Önderlerimizden
    7. Erkeklerin altın zinet kullanımı - I
    8. Okuyucu soruları-2
    9. Gayb Bilgisi (1)
    10. “Cemaatli” Olmak, “Cemaatçi” Olmak
    1. Bediüzaman ve Risale-i Nur - 14
    2. Hocaefendi’nin açıklaması
    3. “Cemaatli” Olmak, “Cemaatçi” Olmak
    4. İslam’da yorum tekeli
    5. 2010: Kuran yılı
    6. Bediüzzaman ve Risale-i Nur (4)
    7. Meal sahiden yeterli mi?
    8. Diyanet’in “İslam’a Giriş” serisi (2)
    9. Hepsi bu mu?
    10. Kandiller
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Aile Hayat

    1. Dinimiz aileye önem verir
    2. Sahabe ilme önem verirdi
    3. Aile hekimleri sigarayı bıraktıracak
    4. Düzenli egzersiz ilaç gibi
    5. "Antidepresanlar çocuk ve gençlerde intihar riskini artırmıyor"
    6. Karaşen: Özel hastanelerin tamamına yakınıyla sözleşme imzaladık
    7. Ne kadar tanıdık geliyor?
    8. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    9. Kulak temizleme çubuğu kullanmak işitme kaybına yol açabiliyor
    10. Şeker hastalığı, doğum anomalilerini 4 kat artırıyor
  • Diğer

    1. Davutoğlu: Suriye'ye herkes seyirci kalsa bile biz kalmayacağız
    2. Çay tansiyonu düşürüyor
    3. Türkiye güneş enerjisinden 96 milyon dolar tasarruf sağlıyor
    4. YURTKUR'dan senetlere için ek süre
    5. Yıldırım: TCK değişti, uygulamalar şaşırtıyor
    6. Okullarda ceza değil, idarenin haberdar olması engelliyor
    7. 40 ayrı adrese şafak operasyonu!
    8. Kar nedeniyle İDO seferleri iptal oldu
    9. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    10. İrtica.org kuradan çıktı
  • Çok Okunanlar

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    3. “AKP’nin dindar nesli böyledir!”
    4. Tezkereyle mi dönecek?
    5. Fatih'in karadan yürüttüğü gemilerin belgesi bulundu
    6. BÇG'yi de görün
    7. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    8. Bir ülkenin başbakanı, emperyalist proje içerisinde yer alabilir mi?
    9. Derin savaş
    10. "Erbakan'ın etkisi hiç bitmeyecek"
  • Çok Yorumlanan

    1. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    2. Haniye İran'a gidiyor
    3. İstifa eden başkana tutuklama
    4. Uluslararası Af Örgütü endişeli
    5. Sinemanın Ankara'sı
    6. Humus'ta kan durmuyor
    7. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    8. Polonya'da 62 ölü var!
    9. İsrail'le sımsıkı biçimde birlikte çalışacağız
    10. Hamas ve El Fetih anlaştı; hükümeti Abbas kuracak
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek