milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • GÜL: İSTANBUL, İNSANLIĞIN ORTAK HAFIZASINI TAŞIYAN EŞSİZ BİR ŞEHİR

Okuyarak adam olmak

29 HAZİRAN 2009
PZT 01:05

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Okumadan istikamet sahibi olmak mümkün müdür?

Geçmiş devirlerde bu soruya "evet" demek hayli kolaydı. Zira insanı çepeçevre kuşatan atmosfer, çevre, sokak, aile... müslümandı. Dini, okuyarak, tahsil ederek öğrenmek şart değildi. Görerek, dinleyerek ve dinin yaşandığı çevre içinde bulunmak suretiyle öğrenmek ve yaşamak daha yaygın ve kolaydı.

Doğrusunu isterseniz, emniyetli olan da budur. Zira insanın, Din'in bilinçli bir şekilde yaşandığı müslüman bir çevrede nefsin ve insî-cinnî şeytanların iğvalarına kapılmadan yaşaması ve istikametini muhafaza etmesi şüphesiz daha kolaydır. Bu sebeple Efendimiz (s.a.v), şeytanın tek kişiye her zaman daha yakın olacağını haber vermiştir...

"Şeytan" dediysem, bundan sadece "İblis" ve emrindeki cinnîler anlaşılmasın. Günümüzde ideolojilerin, "yeni" (bunu "bid'at" diye okuyun) anlama ve yorumlama yöntemlerinin, küresel sistemin değer yargılarının ve dayatmalarının... da birer şeytanî unsur olduğu hatırdan çıkarılmamalı...

Geçmişten farklı olarak günümüzde istikamet sahibi olmanın başka bir yolu var mı? Elbette esasta bir farklılık yok. Yine geniş halk kitleleri için bunun en emniyetli yolu sahih mensubiyet ilişkilerinin cari olduğu bir çevrede bulunmaktır. Ancak günümüzü geçmişten farklı kılan bir durum var: "Okuyarak" öğrenme tarzı öylesine teşvik ediliyor ki, diğer öğrenme tarz ve metotları adeta unutuldu!

Oysa bu, son derece riskli bir öğrenme metodudur. Zira nelerin, hangi sistematik içinde okunacağı, okunan şeylerin doğru anlaşılıp anlaşılmadığı, eksiklerin nasıl tamamlanacağı, hatta en başta yazılan şeylerin doğru olup olmadığı... gibi soruların sağlıklı cevaplarını bulacağı bir zeminden ve mekanizmadan söz etmek neredeyse imkânsız.

Yine de sahih bilgiye ulaşmak ve doğru bir sistemle öğrenmek gibi bir endişe taşıyan ve fakat bütün risklerine rağmen okuyarak öğrenme tarzını benimsemekten başka bir yol bulamayan kimseler için yol büsbütün tıkalı değil.

Gündemimize sokulan ve tartıştırılarak çürütülen meselelerde malumat sahibi olmak için yola çıkanlar bir yana, gerçek anlamda doğru bilgiye ulaşmak gibi bir derdi olanlar, başta itikadî zeminimizi sarsılmaz bir inanç (yakîn) oluşturacak şekilde öğrenmeliler. Bunun için elimizde yeterli imkân var.

Sonra amelî hayatın arızasız yürümesini sağlayacak bilginin öğrenilmesi geliyor. Bunun için de elimizde yeterince kaynak mevcut çok şükür.

Her iki hususta da başta ilmihaller olmak üzere sağlam bilgi kaynakları, monografiler, ihtiyacı karşılayacak ölçüde.

Esas sıkıntı, yolun bundan sonrasını yürümek isteyenler için söz konusu. Bunun için her seviyedeki insan için bir "okuma programı" çıkarmak hayli zor ve bir o kadar da mes'uliyetli bir iş. Onun için dikkatli olmak ve işi aceleye getirmemek gerekiyor.

Yine de bu aşamada zaman zaman ihtiyacı karşılamak adına bu köşeden eser tavsiyesinde bulunmaya çalıştığımı biliyorsunuz. Bugün iki yayınevinden bahsedeceğim: Rahle ve Tahşiye

Günümüzde özellikle Ehl-i Kitap'la ilişkiler bağlamında ortaya konan yaklaşım ve uygulamaları Kur'an ayetleri zemininde değerlendiren Rumûzu'l-Kur'ân (5 cilt), cihadın mahiyeti, maksadı, çeşitleri ve günümüzdeki durumla ilgili nefis tesbitler ihtiva eden Mir'âtu'l-Cihâd (3 cilt), Zekât ahkâmıyla ilgili olarak Mesâilu'z-Zekât, Mesârifu'z-Zekât ve Zekâtla Alakalı Sualler ve Cevapları isimli üç ayrı ciltten oluşan seri çalışma, biri Ehl-i Sünnet akaidine, diğeri günümüzde Ehl-i Kitap'la ilişkiler konusunda ortaya çıkan soru işaretleri ve şüphelere cevaplardan oluşan ve Kitâbu'd-Düreri'l-Mustafâ... diye başlayan iki kitap, Hz. İsa (a.s)'ın kıyamete yakın yeryüzüne ineceğine dair Nüzûl-i İsa (a.s) isimli çalışma Rahle yayınlarının benim elime ulaşan ürünleri.

Bir diğer yayınevi Tahşiye. Bilhassa Bediüzzaman merhumun eserlerinin şerhi mahiyetindeki ürünleri arasında elimde 4 kitap var: Bediüzzaman merhumun Münazarat, Ene ve Zerre Risaleleri (30. Söz) ile Kader Risalesi'nin şerhleri. Bediüzzaman merhumun misyonunu ve çağrısını "tüketmek" için değil, "üretmek ve yaygınlaştırmak" için yola çıkmış olan Tahşiye yayınları, bunun nasıl yapılacağını da ortaya koyduğu ürünlerle fiilen göstermiş bulunuyor.

Rahle ve Tahşiye yayınlarının, her biri yetkin kalemlerin ürünü olan bu kitapları neyin peşinde olduğunu bilerek okuma faaliyetini sürdüren insanların susuzluğunu giderecek gerçek birer kaynak hüviyetinde.

Son söz: "Okumak"la "alim olmak" birbirinden farklı şeyler. Aralarında elbette kopmaz bir ilişki var; ancak her alim okuyarak ilim sahibi olmadığı gibi, her okuma fiili de failini alim yapmaz.

"Okumak" gerçekten riskleri, handikapları olan bir faaliyet. Bomba nedir, nasıl çalışır, nasıl zararsız hale getirilir... bilmeyen bir kimsenin karmaşık düzeneklerle hazırlanmış bir bombayı alıp kendi başına kurcalaması neyse, okuma faaliyetinin içine balıklama dalan bir insanın durumu da odur. Bu anlamda kitap, -en azından herkes için- kitapçı raflarında durduğu kadar masum bir nesne değil.

Evet, okuyarak hidayet bulunlar var; ama aynı eylem neticesinde hidayeti kararanlar da az değil! Hangi aşamada neyi, nasıl ve ne maksatla okuduğunuz çok önemli.

"Okuyarak adam olma"nın olmazsa olmazları var: Saygı duyulan, gıpta edilen kişi olmak, ilgi çekici tesbitler yapmak ve konuşunca dinletmek, hüküm koymak, fetva vermek ve ahkâm kesmek için değil, bilhassa ahireti için elzem ve eslem olan bilgiye ulaşmak için yola çıkmak. Yani sahih bir niyet... Bu ilk şart.

Sonra, doğru aşamada doğru eserleri okumak ve bu süreç içinde mutlaka ortaya çıkacak olan soru işaretlerini ilim ve istikamet sahibi insanlarla istişare ederek izale etmek.

Sonra da bildiklerini hayatına aktarmak ve -hayrı çoğaltmak adına- başkalarıyla paylaşmak.

Bütün bunların öncesinde şunu "kesin olarak" bilmek gerekiyor: Bir kimse kendi başına okuyarak yazar olabilir, araştırmacı olabilir, profesör olabilir, ama "alim" olamaz!

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 29.06.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: okumak, adam, hidayet,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Dr. Ebubekir Sifil

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Tasavvuf "mesele"si
    2. İtiraz
    3. Çocuklarımız kime teslim?
    4. Bir itiraz-2
    5. İtiraz
    6. "İslamî kesim"in çetin imtihanı
    7. Okuyucu Soruları-3
    8. Kabirler Üzerine Türbe Yapmak-3
    9. Nâzûratu'l-Hak
    10. Kabirler Üzerine Türbe Yapmak-2
    1. Fethullah Gülen Hoca ve Bahailik
    2. İmam maturidi kim? Maturidilik ne?
    3. Kadın üzerinden din sorgulaması yapmak
    4. Ruhu’l-Beyan tefsiri ve vitir namazı (1)
    5. Hocaefendi’nin açıklaması
    6. Modernizme kelamî bakış
    7. “Çağdaş Nurculuk” mu, “Bid’atkârâne bir hıyanet” mi?
    8. Mana Önderlerimizden
    9. Erkeklerin altın zinet kullanımı - I
    10. Okuyucu soruları-2
    1. Bediüzaman ve Risale-i Nur - 14
    2. Hocaefendi’nin açıklaması
    3. “Cemaatli” Olmak, “Cemaatçi” Olmak
    4. İslam’da yorum tekeli
    5. 2010: Kuran yılı
    6. Bediüzzaman ve Risale-i Nur (4)
    7. Meal sahiden yeterli mi?
    8. Diyanet’in “İslam’a Giriş” serisi (2)
    9. Hepsi bu mu?
    10. Kandiller
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Aile Hayat

    1. Kaybetmekten korkarız
    2. Erken düşen süt dişleri gelişim problemlerine yol açıyor
    3. Kardeşliğin zirvesi
    4. Vakit Nakittir
    5. İftira edenlerden Allah korusun
    6. Türkiye'de yılda 10 bin çocuk kalp rahatsızlığıyla doğuyor
    7. Çocuklarda okul fobisi
    8. MS hastaları için internette yanlış bilgilendirme tuzakları
    9. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    10. En ağır imtihanları onlar yaşadı
  • Diğer

    1. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    2. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    3. 'El bombası attılar'
    4. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    5. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    6. "Öğretmenine sahip çık"
    7. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    8. 10 tane görevim var
    9. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    10. Birden fazla sınav dönemi
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kadın garson zorunluluğu
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek