milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • GÜL: İSTANBUL, İNSANLIĞIN ORTAK HAFIZASINI TAŞIYAN EŞSİZ BİR ŞEHİR

Okumak, ruha tutunmaktır

06 OCAK 2010
ÇAR 03:20

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

"Okumak, gezmek, uyumak, rüya görmek, musiki dinlemek, hatırlamak, seyahat etmek, unutmak, dua etmek, doğmak, tekrar yaşamaktır" diyor Abdülhak Şinasi. Sanatkârların asıl meziyetleri, asil ruh ihtiyaçlarının kâtipleri oluşlarıdır. Sanatçı, içinde yaşadığı ve gerçek diye bildiğimiz hayattan daha hakiki olan ruh dünyasını aktarmaya çalışan bir nevi his mütercimidir. Sanatçı kendi ruhuyla baş başadır ve diğer görevlerinin çok çok önünde olan vazifesi, kutsiyetine inandığı kendi his ve hayaller âlemini anlatmaktır. Bu yüzdendir ki, hiçbir büyük sanatçının eseri, bir diğerininkine benzemez, tamamıyla farklı ve 'kendi'dir. Çünkü her sanatçı kendisini, kendi dünyasını, kendi inancını anlatır. Bir iman haline getirdiği hislerini anlatır yazdığı her şeyde. Bu yüzden her eser, mutlaka müellifinin hikâyesidir, her ne kadar onu anlatmıyor gibi görünse de. Bu bakımdan hiçbir büyük eser, tamamen uydurma olamaz; 'hayal ürünü' değil, yazarın hayal dünyasının kelimelerle çizilişidir. Sanat eseri hayatı taklit etmez, canlı olduğu için gerçektir ve bazen sanatçı için hayalî bir âlem değil, âlemin gerçeğidir.

Bu yüzden büyük sanatkârlar herkese değil, ancak kendi dostlarına anlatır, onlar için yazarlar eserlerini. Eserlerini vücuda getirirken öncelikleri halkın sevmesi, kabul etmesi değildir. Onlar "halkın algılarını bilip ona göre yazmak" nedir bilmezler. Sözleşmesiz bir sipariş usûlüyle bir nevi dilekçe değildir eserleri. Hayatın sıradanlığının üstünde bir düşünce hayatı vardır sanatkârların. İnsanların çoğunlukla küçük bir sorun gibi gördükleri olay ve duygularda bir dram, hatta trajedi bulur, büyükmüş gibi algılanan âdi sorunları ise görmezden gelirler. Hayatla ve onun sıradanlığıyla hastalık derecesine varacak kadar kavgalıdırlar ve ancak kendi dünyalarında mutlu olabilirler. Edebi bir eser de ruh akrabalarına yazdıkları özel bir mektuptur. Herkes okusun, herkes bilsin istemezler; yalnızca isimlerini bile bilmedikleri, ama var olduklarına inandıkları kardeşlerine yazarlar. Çünkü edebiyat her zaman için çok özel bir muhittir. Evet, gerçek bir sanatçı kitaplarının kitlelerce okunmasını, bugünün tabiriyle bir "bestseller" olmasını katiyen istemez. Bu yüzden eşsiz eserler çoğunlukla az okunur; sayıca çok okunması ise anlaşıldığı sonucuna varılması şartını doğurmaz.

"Sanatkârlar ve halk hiçbir zaman aynı plan üzerinde değillerdir. Birinin bir ihtiyaç için verdiğini öteki bir eğlence olarak alıyor" derken Abdülhak Şinasi Hisar, bir sanatçı burjuvazisinden bahsetmiyor elbette. Bu bir realite. Nasıl ki, her insan temel bir ihtiyacını karşılamak özlemiyle yaşıyor, sanatçı da kendi kendine var ettiği bir dünyayı anlatmak ihtiyacıyla yaşıyor. Elbette ki sanatı bir eğlence aracı, aşk, macera, korku, merak vs. dürtülerinin tatmin edilmesi için bir araç olarak görenlerle, kendi ruhundan fışkıran âlemi en mükemmel şekilde tercüme etme endişesiyle sıkıntı çeken aynı yerden bakmıyordur. Sanatı, sanata aşağıdan yukarı doğru bakanların istekleri doğrusunda yönlendirmeye çalışmak yanlış.

Aynı zamanda çok iyi bir okuyucu da olan sanatkâr için okumak bir ihtiyaçtır, hem de hayati bir ihtiyaç. Bir kitabı bitirir bitirmez yeni bir kitaba başlar. Okumak mutlu eden, hiçbir zaman bıkılmayan bir çalışmadır. Bir gece kitap okumadan uyusa kendisini suçlu hisseder. Suçlu hisseder, çünkü sıradan hayatın üstünde olan edebiyat dünyasından bir an olsun kopmuş olmak ona acı verir. Sanatçı için sıradan hayat, adı üstünde sıradandır, çünkü "gerçek edebiyat" eserinde gördüğü edebi, kitaptan başını kaldırdığı zaman etrafında göremez. Bu yüzden bir roman kahramanı onun için akrabasından dahi üstün biridir. Çünkü var olanlar değil, var olması gereken insanlardır onun gerçek akrabaları.

Okumak insana daha iyi bir hayata layık olduğunu haber vermesi bakımından hayati bir ihtiyaçtır. Ahlâkın, dinin, edebin, sanatın ve ilimin insan için nefes almak kadar önemli olduğunu öğretmesi bakımından okumak yokluğa karşı en kutsal mücadeledir.

Bu kutsal mücadelenin farkına varıp iyi bir okur olmanın ilk şartı, sanatı bir eğlence aracı olarak görmemek ve onu en sıradan maceraların peşinde sürükleyen yazıcıların kitapçıkları elinde oyuncak yapmalarına izin vermemektir. Unutmamalı, edebiyat olaya değil hisleri dikkate alan bir âlemdir. Kötü eser okumak, hiç okumamaktan daha kötüdür. Çünkü kitapçıları okurken, sanatçıların hakkını yediğimizi bilmemiz gerekiyor.

Okumak, okumak ve okumak! Nefes almak, su içmek, yemek yemek gibi vazgeçilemez bir ihtiyaç. İnsan ruhu, bedeni kadar gıdaya ihtiyaç duymuyor mu yoksa? Sanat eseri okumadan nasıl yaşanır? Okumak, ruha tutunmaktır!

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 06.01.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: kitap, sanat, şair, okumak, yazar,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Emre Miyasoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Ve Yeniden Bir Adam Yaratmak
    2. İnternet: Şeffaf ve Küstah Dünya
    3. Nil'in Onurlu Çocuğu
    4. Hesap Sorulur İntikam Olur!
    5. Örtülü Faşizm Dinden Korkuyor
    6. Okumak Ruha Tutunmaktır
    7. İslam Bir Şehir Dinidir
    8. Yatacak Yeriniz Yok!
    9. İnsan ve Allah hukuku
    10. Futbolafobi
    1. Herkes haddini bilmeli
    2. Bilinçli körlük ve korku psikolojisi
    3. Köylü elitizmi
    4. Kralın mesajına azınlık tepkisi
    5. Ah İzmir, vah İzmir!
    6. Çanakkale yadigârı: ÂSIM’IN NESLİ
    7. Biz özür filan dilemiyoruz!
    8. Tiyatroda milli sansür
    9. Biz özür filan dilemiyoruz!
    10. Cennet Kültür’de Anadolu kadınları
    1. Ah İzmir, vah İzmir!
    2. İslâm Tasavvufu
    3. Çanakkale yadigârı: ÂSIM’IN NESLİ
    4. Kralın mesajına azınlık tepkisi
    5. Keşke huzursuz bacağımız olsa
    6. Filistin: Sarımsı bir hayal
    7. Cennet Kültür’de Anadolu kadınları
    8. Biz özür filan dilemiyoruz!
    9. Sorumluluk Türkiye’de
    10. Yalanlarla örülü dünyaları!
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    2. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    3. 10 tane görevim var
    4. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    5. Birden fazla sınav dönemi
    6. Sağlıkçılar, 2 saat iş bıraktı
    7. Suriyeli çocuklar, hayata gülümsüyor
    8. Yaşamını 200 kiloluk üvey oğluna adadı
    9. Final heyecanı başlıyor
    10. Komşu ile hazırlık maçı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kadın garson zorunluluğu
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek