İnsanlar; hüzünlerinde, coşkularında bir nefes alma arzusunu hissettiklerinde çoğu zaman durağı, durakları şiirdir, şiirlerdir. Ama bilinmeliki şiir aceleye gelmez, karalamaya gelmez. Zira şiir, insanları rahatlatan hem güzelliğiyle hem zarafetiyle hem de kokusuyla çiçekler gibidir; hem de hiç solmayan... Böyle bir çiçeği olanın ne sevgisi solar ne de sevgilisi.
Şiir; yeri geldiğinde munis, yeri geldiğinde öfkeli, yeri geldiğinde de mahzundur. Ancak şiir bir coşku, bir öfke, bir duygu usaresi olarak her şeye direnmesini de bilir. Her şeye ve zamana direnen şiirin bir de hoş kokusu vardır. Bu lütufkâr koku şairleri can evinden vurmalı ki nefeslerine gül kokusu sirayet etmesi nedeniyle güzel güzel mısralarla bizleri karşılamaktadır.
İşte böyle hoş kokulu remzi ve kokusunu sevgililer sevgilisi; iki cihan Efendisinden alan ve bizlere O'nun kokusunu hatırlatan bir kitap bize ulaştı.
Kitabın şairi Bekir Oğuzbaşaran, Üstat Necip Fazıl Kısakürek ile ilgili yazdığı yazılarla tanınıyor. 1973 - 1975 yıllarında İstanbul'da Yeni Sanat Dergisi'ni çıkarmış. Ancak yazdığı nesir ve şiirlerini uzun yıllar sonra yayınlamış. İlk kitabını ("Necip Fazıl'ın Şiiri") 1983 yılında neşretmiş. 2007 yılından itibaren de peş peşe kitaplar gelmeye başlamış.
Oğuzbaşaran, son yılarda kültür ve edebiyatımızda "Manzum Porteler" ve "Rubailer" ile tanınmaya başladı. Bu çalışmalarını kitaplaştırdı. Kitaplarına "Geleneğin İzinde", "Bir Yaşama Biçimi Edebiyat" ve "Necip Fazıl Gerçeği" isimli kitaplarını ekledi. Son olarak, yukarıda belirttiğimiz gibi elinize ulaşan şiir kitabı "Bir Gül Düştü" kitap, Romantik Kitap'tan edebiyat dizisinden (Ağustos 2011, 113 sayfadır).
"Bir Gül Düştü"de şiirler, maniler, güzelleme, ağıt, hoyratlar... vardır. Oğuzbaşaran kitabına aldığı 50 şiirde dikkat çeken konuları özetlersek: "Ses Bayrağımızla; dilimizle güzel Türkçemizle başlamış. Şiir, Şair, Aşk, Dua, Peygamber Sevgisi, Allah Sevgisi, Ölüm Duyguları, Kayseri, Kıbrıs Güzellemesi, Kırım Ağıdı, Kerkük hoyratları, manilerdir.
Oğuzbaşaran'ın, "Bir Gül Düştü"de manevi bir atmosferin etkisinin olduğu görülmektedir. Bizatihi şu başlıklarda da bu etkiyi görmek mümkündür: Aşk Mesnevisi, Ondan Başka İlah Yoktur, Şükür Ya Rab, Allah'ın Dediği Olur, Allah'tan Ümit Kesilmez, Dua, Peygamberimi Severim, Naat Medeniyeti, Ahir Zaman Ümmetiyiz, Söz Biter Mevlana Bitmez, Has Bahçenin Gülleri, Ya Hayır Söyle Ya Da Sus, Ey Şehri Ramazan, Ölüm Manileri, İşte Geldik Gidiyoruz, Ölümsüzler, Tefekkür Damlaları. Görüldüğü gibi şiirlerin yarısına yakın konu başlıklarında manevi bir hava seziliyor. Diğer şiirlerinde de hemen hemen aynı hava görülür.
Oğuzbaşaran'ı, yazdığı şiirlerde buluşturan şifre "Hep Seni Arıyorum"dur. Bu şirden iki dörtlük aşağıya alıyoruz:
Gündüzde ve gecede
Kelimede, hecede
Rükûda ve secdede
Hep seni arıyorum
Cemaat, nebat, ins ü can
Eşref-i mahlûk insan
Yol haritamdır Kur'an
Hep seni arıyorum
Şiirler uyaklı ve serbest. Kafiyeli şiirler 4 5 7 8 10 11 13 14 heceyle yazılmış. Dörtlü ve beş heceli şiirler özellikle genç dimağlar için didaktik bir özellik taşıdığını düşünüyoruz.
Dört heceliden bir örnek:
Üstü insan
Kutlu Lisan
Tıpkı Nisan
Gibisin yar.
Beş heceliye örnekler:
Davud'a seda
Bilal'e nida
Mecnun'a sevda
Ne güzel uymuş.
Şaire şiir
Nasire fikir
Tekkeye zikir
Ne güzel uymuş.
Kâğıda kalem
Hatibe kelam
İnsana selam
Ne güzel uymuş.
Şiir telkin mi etmeli, mesaj mı vermeli veya şiirde telkin ve mesaj olmalı mı? gibi sorular zihinlerde gerekli veya kesin bir sonuca varmasa da Oğuzbaşaran'ın, şiirlerinde telkin de, öğüt de, mesaj da vardır. Şair okuyucu ile en iyi, en güzel nasıl ve ne şekilde iletişim kurabiliyorsa onu gerçekleştirmelidir. Oğuzbaşaran'ın, şu mısraını ister bir nasihat, ister bir telkin veya bir teselleme olarak kabul buyurun:
Günahlarını terk eyle
Sevaplarını kürk eyle.
Şairler, sadece gönül telinden namelerini dile getirmemelidir. Okurlara, şiir severlere yol da göstermelidirler. Oğuzbaşaran, bu anlamda, "Âşık Tarzı" şiirinde de bu azmi vurgulamaktadır:
Benden olan, durma sende
İleri gitmeli fende
Çağı yakala ülkende
Rekorlar kırabiliriz.
Şair'in, kitap ismini güzel bir başlıkla dile getirmesi eserin iyi tanınması, kapsamının iyi bilinmesi ve iyi hatırlanması için önemlidir. Oğuzbaşaran, isabetli bir şiir başlığıyla "Bir Gül Düştü" isminin uygun olduğu kanaatini taşıyoruz.
"Bir Gül Düştü" isimli şirinde müphem duygu ve fikirler olsa da bu şiirde hem mutluluk hem de imgesel alegorik bir tarz olduğu görülüyor.
Bir dörtlük ile sizleri baş başa bırakıyor ve Oğuzbaşaran'ı güzel, manalı ve manevi bir iklime bizleri götürdüğü için kutluyoruz:
İncelik derseniz onda
Goncalık derseniz onda
Ecelik derseniz onda
Omzuma bir gül düştü.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



