milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • VÜCUDA ŞİFA KAYNAĞI(ÇEMENOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Öğretmenim ‘Deli Naciye’ idi

11 MAYIS 2010
SAL 01:24

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Akşamüstü. Baharın tüm kokuları sokağı kaplamış. Bir hayal ülkede gibi insan, gri kıştan sonra.

Fakat o da ne.

İki delikanlı ellerinde el arabaları.

İçinde moloz, taş ve toprak.

Karşımızdaki el kadar ormana atmaktalar. Gözlerime inanamadım.

Hemen dehşetle müdahale ettim.

- Çocuklar, ne yapıyorsunuz, hiç ormana moloz dökülür mü?

Delikanlılar bu dehşetli halime şaşırıyorlar:

- Nereye dökecektik.

- Ama orman hepimizin ortak değeri. Siz hangi hakla bu doğal bitkilere, çiçeklere, ağaçlara zarar vermektesiniz.

Zaten sinsi bir işgal ordusu burayı yok etmek için pusuda.

Gece yarısı ağaç kesmekteler. Yıllardır ne mücadele veriyorum, bu küçük orman dilimini koruyabilmek için. Böyle yaparsanız, çocuklarınız çölde yaşayacaklar".

Dinlemiyorlar bile beni.

Başka çarelerinin olmadığını, dökmek zorunda olduklarını söylüyorlar.

Nerdeyse üzüntümden ağlayacağım, ama güçlü olmam lazım.

Hiç başvurmadığım bir yöntem geliyor aklıma. Kendimden utanıyorum ama o şedid cümleyi söylüyorum:

- O zaman polis çağırırım.

Tesiri olacağını sanmıyordum, son çaremdi, insanları üniforma ile korkutmak.

Ne ki etkili oluyor.

Anneleri geliyor, kibarca izah ediyor, izin vermemi, zira bahçeye kamyonun giremediğini, başka dökecek yer olmadığını.

Çocuklarla çıkıp bir fizibilite yapıyorum.

Küçük ormanın alt ucundan birileri funda toprağı aldığı için adeta eti kopartılmış gibi bir kısmı boştu, oraya dökebileceklerini gösterdim.

İsterseniz burası uzak, yoruluruz derseniz, ben size yardım edebilirim, dedim.

Utandılar. Özür dilediler.

Size okulda, öğretmenleriz çevre bilinci vermiyor mu dedim, sustular.

Belli ki aileleri de vermemiş. Bu lüks villaların sonradan görmüş zenginleri, kültür ve çevre bilinci yoksulu olduklarını, çöplerini ormana atarak, belli etmekte idiler.

Çocuklara, "Bir düş müydü çocukluğum" adlı romanımı imzaladım, kitap artık gençlerin ilgisini çekmiyor, okumazlar diye korktuğumdan, poşetin içine iri bir çikolatayı yerleştirmeyi ihmal etmedim.

Bu kitapta, çevre bilincinin daha çok küçükken verildiğini anlattım.

Mini konferansım etkili oldu.

Sağ olsunlar, ormandan funda toprağı çalanların açtığı boşluğu özenle doldurdular.

Benim şaştığım, evde yoktum, yüzlerce araba moloz atılmış ormana, sokak sakinlerinden biri de çıkıp, yapmayın çocuklar dememiş.

Ne duyarsız bir milletiz, sanki kendileri yetiştirdi o yüzlerce yıllık ormanı.

Anlatınca ikna oldular oysa.

Benim çocukluğumda, boğaz semtleri bir köy gibi sakindi.

Uçsuz bucaksız araziler vardı.

Alt sokakta büyük bir arsa vardı.

Orada semt kasabı; inek, koyun keserdi, etraf boş olduğu için.

Kimsenin sesi çıkmazdı ama o arsaya bakamazdım, oradan geçemezdim, hayvan cinayeti işlendiği için.

Rahmiye Hanım teyze isimli bir yaşlı hanım; o kasapla çok mücadele etti, o arsada hayvan kesmenin etik olmadığını anlattı, kendisinin hayvancıklara üzülüp, moralinin bozulduğunu iletti, resmi mercilere başvurdu, sonunda o kasap tası tarağı toplayıp gitti.

Çocuklar da, korku vadisinin kötü görüntüsünden kurtuldular.

Nedense bazı şeyler bizi ilgilendirmez anlayışında, çoğumuz.

Yine çocukluğumda, Üsküdar da "Deli Naciye" isimli bir kadın vardı. Peşine taktığı yüzlerce kedi ile esnaftan, hayvancıkları için ciğer parası toplardı.

Nur içinde yatsın, deli Naciye bu iyiliği yapmasaydı, asil Osmanlı kedilerinin soyu bile tükenebilirdi.

Şimdi Üsküdar'da ne zaman bir kedi görsem, deli Naciye'nin büyükannesini açlıktan koruduğu için onun hayatta kalabildiğini anımsar, kadıncağıza rahmet okurum.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 11.05.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: öğretmen, bahar, ağaç,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Mine Alpay Gün

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Hayat nerede biter
    2. Belki de o mektuplar hepimize yazıldı
    3. "İslâmcılık ve İslâmî Hareketler" Paneli...
    4. Devlet Hatun
    5. Türk dizilerinin Araplara ettiğini...
    6. Huzur estetiği
    7. İstanbul'un çoklu siması
    8. Büyük İstanbul Medeniyeti
    9. Üniversitede güzellik yarışması
    10. 2B ve mezarlık
    1. İrem gelinler çoğalsa, Duygu’lar ölmeyecek
    2. Başörtülü yarı çıplaklar
    3. Bayram Hoca ve İsmail Ağa Cemaati…
    4. Dindar nesil yetmez...
    5. Kadınlara seçme ve seçilme hakkı “masalı” ve başörtüsü “ulufesi”…
    6. Sulandırılmış tesettür ya da tesettür defilesi kompleksi...
    7. Türköne’lerin Türk aile modelinde dayak
    8. Kandilli Kız Lisesi’nde tarihe tanıklık…
    9. Hemşire, subay ve hacı amca
    10. “Tesettürsüz tesettür” üzerine bir açılım…
    1. Yirmi sekiz Mehmet Çelebi’den sonra Avrupa
    2. İrem gelinler çoğalsa, Duygu’lar ölmeyecek
    3. İznik'de bir muhalifin yanı başında...
    4. Oliver, biraz da buralara geliver
    5. Fazla da farkında değilizdir ahlaksızlığın
    6. Asit kuyusunda kemik olmak
    7. Damadın var da, TRT’nin hiç mi suçu yok?
    8. Matemin milletçesi
    9. Bu mahalleye başörtülü giremez
    10. Bütün bunlar senin yüzünden Polat
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    2. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    3. 10 tane görevim var
    4. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    5. Birden fazla sınav dönemi
    6. Sağlıkçılar, 2 saat iş bıraktı
    7. Suriyeli çocuklar, hayata gülümsüyor
    8. Yaşamını 200 kiloluk üvey oğluna adadı
    9. Final heyecanı başlıyor
    10. Komşu ile hazırlık maçı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kadın garson zorunluluğu
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek