50 yaşında banka emeklisi bir bayanım. İki oğlumu da evlendirdim, eşimle birlikte emekliliğe alışmaya çalışıyoruz. Çocuklarımdan bir sorunum yok ama eşim beni çok yoruyor. Bütün gün evde kalıyor ve her şeye karışıyor. Gün içinde, o kabı oraya neden koydun, bu yemek neden böyle, bunu buradan neden almadın... tarzında sürekli bir şeyler bulup sorun çıkarıyor. Eskiden de öyleydi ama emekli olduktan sonra iyice çekilmez oldu. Her şeye karışıyor, ne söylesem bir bahane buluyor ve başımı şişiriyor. Bu durum beni çok yordu ve iyice doldum. En ufak bir şeyde patlıyorum ve öfkemi kontrol edemiyorum. Hıncımı alamayınca, elime geçen kapları yere atıp kırıyorum. Yüksek tansiyonum var, sakin olmam lazım ama yapamıyorum. Kapıcıya, aşağıdaki bakkala, sabah evin önünden geçen zerzevatçılara bile öfkelenip bir şeyler söylüyorum. Sabırlı olmak ve öfkemi kontrol edip, sakinleşmek istiyorum bu konuda bana neler tavsiye edersiniz. Nurcan Demirkaya
Öfkenizi yenebilirsiniz
Nurcan Hanım, öfke davranışı, bir savunma durumu olarak her birimizin içinde var. Haksızlığa uğradığımıza, dışlandığımıza, kabul edilmediğimize... inandığımızda, öfkeyle çıkışır ve savunmaya geçeriz. Ancak bu durum çoğu zaman kontrol edilemez bir hale gelir ve kendimize ya da etrafımızdakilere zarar verecek boyuta ulaşabilir. Öfke durumlarında, fiziksel zihinsel ve duygusal olarak etkilenim içine girer ve tepkisel davranırız. Öfkemiz beden dilimize yansımış ve yüz ifadelerimiz, kalp atışlarımız değişmiştir. Çünkü zihin dünyamızda, kabul edilmediğimize ret edildiğimize aşağılandığımıza engellendiğimize inanmaktayızdır. Davranışsal olarak da, bağırıyor, eşyaları kırıyor ve kendimize ya da karşımızdaki kişiye zarar veriyoruzdur.
Nurcan Hanım, öfkenizi kontrol edebilmeniz için, önce öfkenizin altındaki korkuyla yüzleşmelisiniz. Ayrıca eşinizle olan ilişkilerinizi yeniden düşünün ve size karşı kasdi bir niyetinin olmadığını, kendi kişisel özelliklerini ortaya koyduğunu fark ederek onu anlamaya çalışın. Öfkeniz hakkında bilinçlenme yoluna gidin, hangi durumlarda öfke duyduğunuzu görüp, bunun altında yatan temel nedeni bulun ve değiştirmeye çalışın. İlişkilerinizde empati kurmaya çalışın. Olaylara olumlu tarafından bakın ve affedici olun. Öfkenizi kontrol etmenin insani ve İslami bir sorumluluk olduğunu düşünün. Allah affedicidir ve affedenleri sever..
Ona yardımcı olamıyorum
Üç çocuk annesi bir bayanım. Eşim, çocuklarım ve kayınvalidemle birlikte yaşıyoruz. Kayınvalidem iyi bir insan, torunlarına ve bana karşı son derece merhametli ve anlayışlı biri... Ama ben ona yardımcı olamıyorum. Kendisi haftada birkaç kere bayılıyor, fenalaşıp yatağa düşüyor. Bu dönemlerde çok korkuyorum ve ona nasıl yardımcı olacağımı bilemiyorum. Çünkü, merdivende, mutfakta, bahçede her hangi bir yerde düşebiliyor. Bu güne kadar bir çok doktora götürdük. Hastalığının teşhisi koyulamadı. Doktorların üzerinde durduğu ve kendisinin anlattığına göre, altı yaşındayken ikinci kattan düşmüş ve doktor ileride bir sıkıntı doğabilir demiş. Ama tahliller, filmler temiz çıkıyor. Kayınvalidemi annem gibi seviyorum ama ona yardımcı olamıyorum...Yatağa düştüğünde, daha kötü olmasından korkuyorum. O da bize yük olduğunu düşünüyor, su istemeye dahi çekiniyor. Acaba ona nasıl yardımcı olabilirim? Selime Dalkıran
Sevgi bir anahtar
Selime Hanım, kayınvalidenizin, teşhisi koyulamayan rahatsızlığından bahsediyorsunuz. Kardeşim bu konuda yine doktorlara başvurup rahatsızlığın tedavi yollarını burada aramalısınız. Bu sürecin sizin için bazı zorlukları olduğunu anlayabiliyorum. Çünkü yaşanan sorun henüz belirlenmiş değil, hastalığın teşhisi koyulmamış ve hasta sık sık bayılıyor... Yaşadığınız sorun karşısında kendinizi çaresiz hissedip, hastanıza nasıl yardımcı olabileceğiniz konusunda belirsizlik yaşadığınızı görebiliyorum. Kardeşim, hayatta her birimiz kimi zaman maruz kaldığımız ya da zorlandığımız sorunlarla iç içeyizdir. Fakat, Yüce Yaratıcı, verdiği her sıkıntıyla beraber ona yetecek kadar sabır ve dayanma gücünü de veriyor. Elbette yaşadığınız sorunun net bir çözüme ulaşmaması ve hastanızın yaşlı olması işinizi zorlaştırıyor. Siz, yardım ve desteklerinizi gücünüzün yettiği ve imkanlarınızın el verdiği ölçüde yapabilirsiniz. Öncelikle, doktorunuzu bırakmayın ve hastalığın teşhis ve tedavisi noktasında mücadelenizi sürdürün. Bunun yanında, ona bir aile büyüğü olarak yardımcı olacağınızı ve hastalığında ve hayatının her anında elinizden geleni yapacağınızı belirterek, onun kendisini rahat hissetmesini sağlayabilirsiniz. Ona, kendisinin ailenin büyükannesi olduğunu ve herkesin onu çok sevdiğini, saygı duyduğunu yaşadığı sorunda da yardım ve desteklerini esirgemediklerini ifade edebilir ve güven duymasını sağlayabilirsiniz. Selime hanım, bizler elimizden geleni yapmakla ve mevcut imkanlarımız doğrultusunda çözüm yolları aramakla sorumluyuz. Bunun ötesinden bir şey yapamayız. Her şey Allah'ın elinde ve O ne takdir ederse o olur. Bunun için bol bol dua ediniz...


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



