Çanakkale Şehitleri'mizi anma programı için Ödemiş'teydim. Anadolu Gençlik Derneği Ödemiş Temsilciliği'nin organize ettiği program oldukça canlı ve heyecanlı geçti. Ödemişli kardeşlerimizin tarihimize, milli ve manevi değerlerimize sahip çıkma konusundaki hassasiyetlerine hayran oldum.
Önce, bu şirin ilçemizi tanıtmak istiyorum sizlere. İzmir'in bir ilçesi olan Ödemiş, İzmir'e 111 km. uzaklıkta. Ödemiş'te bir tarih saklı. Konaklı Beldesi'nde, 13 bin yıl önceye kadar uzanan en eski insan kültürünün belge ve figürleri mevcut. Sırasıyla Lidyalılar, Hititler, Grekler, Frigyalılar, Kimmerler, Persler, Bizanslılar hüküm sürmüş bu topraklarda. 1071'deki Malazgirt Zaferi'yle birlikte Selçukluların eline geçmiş. Beylikler döneminde Aydınoğulları hakim olmuşlar. 1426'da, 2. Murat döneminde Osmanlı Devleti'ne katılmış. 1919'da, Ödemiş Yunanlılar tarafından işgal edilince, efeler ve halk cepheler oluşturarak düşmanı püskürtmüş; 1922'deki Büyük Zafer sonrası, Yunanlılar, 3 Eylül 1922'de Ödemiş'i terk etmişlerdir. Ödemiş'in en meşhur efeleri Çakırcalı Mehmet Efe ve Kamalı Mustafa Efe'dir.
Ödemiş isminin,"Otamış" adlı bir Türkmen oymağına dayandığı söylenir. Halk oyunları, türküler, zeybek ve efeleriyle ünlüdür. Yöresel yemekleri ve el sanatları da meşhurdur. Patates ve karpuzuyla tanınır.
Ödemiş, içinden çıkardığı ilim adamları ve eğitime önem veren medreseleriyle de ünlü. Özellikle Aydınoğulları ve Osmanlı dönemlerinde 30 kadar medresenin hizmet verdiği anlatılıyor. İlim adamlarının en tanınmış olanı ise, İmam-ı Birgivi Hazretleri... Ödemiş'e iner inmez, çok kıymetli dostlarım Zeki Eker Hocam, Muhammet Çelik Bey, AGD Ödemiş İlçe Sorumlusu Abdülmelik Yüceer ve Ödemiş'e yerleşen Denizli İmam Hatip'ten sınıf arkadaşım ve dava kardeşim Zafer Bayaltın hiç beklemeden beni Birgi Beldesi'ne götürüyorlar. İnşaallah Birgi Beldesi'ni başka bir yazıda ele alalım.
Ödemiş'te, Çanakkale programının yapılacağı Belediye Şehir Salonu'nun girişindeyiz. Burası, ana yol kenarında. Yolun bir yanından diğer yanına kadar Anadolu Gençlik Derneği bayrakları ile süslenmiş. Mavilikler, bu işlek caddeye güzel bir görüntü kazandırmış. Salona girdiğimizde, buranın da aynı güzellikten nasibini aldığına şahit oluyoruz. Sahne ve ses düzeni de güzel... AGD maviliği salona da hakim.
Bu şirin ilçemizde, Anadolu Gençlik Derneği Temsilciliği İmam Hatipli Onur kardeşimiz başkanlığında yoluna devam ediyor. Aile olarak Erzurum kökenli. İnançlı, sabırlı ve güler yüzlü bir delikanlı. Çalışkan ve azimli. O'nun bu durumuna imrendim. Ben, bu çalışmalara "başkanlık" düzeyinde 40 yaşında başlamıştım. Ortaöğretim seviyesinde olmasına rağmen; 80 bini Ödemiş- Merkez olmak üzere; belde ve köyleriyle birlikte 150 bin civarındaki nüfusa Anadolu Gençlik hizmeti götürmek için yola çıkmış olan Onur kardeşim her türlü takdire layık.
Türkiye, Anadolu Gençlik Derneği'nin çalışmalarını yakından takip etmektedir. Son senelerde, Çanakkale Şehitleri için "250 bin şehide 250 bin hatim" kampanyalarına imza atmakta; Sarıkamış Şehitleri, Maraş Mücadelesi gibi, tarihimize sahip çıkan programlar düzenlemektedir. Ayrıca, Kur'an Ziyafetleri, Asr-ı Saadet etkinlikleri, İstanbul'un Fethi'nin kutlanması gibi konularla bütünleşmiş durumdadır. 30 yaşın altındaki 40 milyon gencimize hizmet götürmek için çırpınmaktadır. Bir Müslüman olarak Rabbimizin hoşnut olacağını ümit ettiğimiz bu kadar güzel ve bu kadar önemli bir çalışma her insana nasip olmaz. Bundan dolayı Onur kardeşimi tebrik ediyorum.
Ömrünü hayırlı hizmetlerle verimlendiren bir insan, diğer insanların en akıllısı, en beceriklisi olduğu için o hayırlı hizmetleri yapıyor değildir. Allahü Teala, ona o güzel hizmeti yapmayı murat ettiği için o hizmeti yapmaktadır. Meşhur sözdür: "Allah, sevdiği kulunu kendi yolunda hizmet ettirir." Allah bizi kendi yolunda koşturduğu için ne kadar şükretsek azdır. Yaşanan ömrün tekrarı ve kazası yoktur. Bir kere geldiğimiz dünyada, Rabbimize layıkıyla kul olamamak ve cenneti kazanamamak ne büyük kayıptır!...
Ödemişli kardeşlerimize de çok önemli görevler düşmektedir. Genç yaşta çok önemli bir çalışmaya öncülük eden Onur kardeşimizi ve çalışma arkadaşlarını yalnız bırakmasınlar. Gerek maddi, gerek manevi her alanda, her türlü yardım ve desteği versinler. Gençlerimizin her türlü ifsadın kıskacında olduğu bir atmosferde, ülkemiz için fedakarlık yapmaya azmetmiş bu gençlerimizin gayreti o kadar önemli ki...
Çanakkale Şehitlerimizi anmak için düzenlenen programdaki heyecan ve canlılık beni çok duygulandırdı. Ümitlerim tazelendi. Ödemişlilerin tarihimizdeki ilim adamları ve kahramanların miraslarına sahip çıktıklarını görmek hepimizi sevindirdi. Vefakarlık, ne kadar güzel bir meziyet!.. Yeni programlar ve daha güzel çalışmalarda buluşmak dileğiyle...


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




