orjin krem, orjin ağrı kremi

milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

09 EYL 2010 PER
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN
  • ŞİMDİLİK EVET!
  • SON İFTAR BELDE-İ MUHAYYERE’DE
  • BAYRAM HARÇLIKLARI PAKİSTAN’A
  • BARDAKOĞLU’NDAN “İNSANLIK” UYARISI
  • SAĞLIK BAKANLIĞI'NDAN ÖNEMLİ AÇIKLAMA
  • İL İL BAYRAM NAMAZI SAATLERİ
  • YARDIMLAR YETERLİ DÜZEYDE DEĞİL
  • STK’LAR ÜYELERİNİ ŞUURLANDIRMALI
  • KPSS’DEKİ İLK VUKUAT DEĞİL

Ocaklarımıza ateş düştü

30 MART 2009
PZT 04:30

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

25 Mart 2009 Çarşamba günü saat 16.00 civarlarında Arşiv Servisi'nde arkadaşlarla siyasi gündeme dair sohbet ediyoruz. Aristokrat siyasetçi, beton kokan siyasetçi ve toprak kokan siyasetçi tiplemelerinin içerisine yerleştirdiğimiz isimlerden bahsederek özeleştirilerimizi bir noktada Muhsin Yazıcıoğlu'na getiriyoruz.

Mütevazılığı, duruşu, 12 Eylül 1980 Darbesi'nden sonra Mamak'taki mahpusluğu, mücadelesi, yol ayrımına girişi ve 28 Şubat rüzgârlarının sertçe estiği bir havada Erbakan-Çiller Hükümeti'ne verdiği "kerhen destek" sözünün bugünkü mânâsını tefsir etmeye çalışıyoruz.

Hiç kurgusuz, olacaklardan habersiz...

Tâ ki, sohbetimizi bitirip masamıza oturmamızla birlikte ajanslara düşen, Kahramanmaraş'tan gelen acı haberi okuyana kadar. Neydi ajanslara düşen bu acı haber:

"Saat 15.40 civarında Kahramanmaraş'ın Çağlayancerit ilçesinden helikopterle Yozgat'ın Yerköy ilçesine gitmek üzere havalanan Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekiler 3 bin rakımlı Berit Dağı'na düştü" deniliyordu.

Daha birkaç dakika önce arkadaşlarla konuşurken, siyasi gündemin debdebeli şahsiyetlerinden değil de, neden Muhsin Yazıcıoğlu'ndan bahsetmiştik!..

Abdala malum olurmuş...

Haberler ajans ve televizyonlardan akmaya başlıyordu birbiri ardınca... BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu (55), Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ (37), İl Başkan Yardımcısı Yücel Yancı (50), İl Genel Meclis Adayı Murat Çetinkaya (51), Pilot Kaya İstektepe (56) ve kazadan sağ kurtulmayı başarabilen İHA muhabiri İsmail Güneş (34), farkında olmadan kendinin de içinde bulunduğu son haberini yapıyordu, saatler 15.46'yı gösterirken...

20 dakika boyunca, 112 Acil Servis görevlisine olanları aktarırken cansız bedenler arasında; Erhan ağabey, Erhan ağabey diyerek hayata tutunmaya çabalıyordu. Arada bir de "Çağ atlamış Türkiye"ye soruyordu: "Hanfendi, daha yerimiz tesbit edilmedi mi?" diye...

Ve "çok pis kırılan ayağı"nın sancısıyla aktardığı bilgilerin akabinde "üşüyorum" diyordu...

Bizler ölüm-kalım çığlıklarını televizyonlardan film gibi dinlerken, onlar çaresizliğin ve bilgi kirliliğinin bol oksijenli atmosferinde ölüyordu...

Üşüyorum... Yüreğimize "kor" gibi düşen bu cümle bize yabancı değil. Mamak Cezaevi'nin soğuk duvarlarında 25 yıl önce yankılanmaya başlayan "Üşüyorum" dizeleri, Yazıcıoğlu'na hiç mi hiç yabancı değil.

"Bir coşku var içimde bugün kıpır kıpır / Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum / Gözlerim parke parke taş duvarlarda / Açılıyor hayal pencerelerim / Hafif bir rüzgâr gibi süzülüyorum

Kekik kokulu koyaklardan aşarak / Güvercinler ülkesinde dolaşıyor / Bir çeşme başı arıyorum / Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp / Mis gibi nane kokuları arasında / Ruhumu dinlemek istiyorum

Zikre dalmış her şey / Güne gülümserken papatyalar / Dualar gibi yükselir ümitlerim / Güneşle kol kola kırlarda koşarak / Siz peygamber çiçekleri toplarken / Ben çeşme başında uzanmak istiyorum /

Huzur dolu içimde / Ben sonsuzluğu düşünüyorum / Ey sonsuzluğun sahibi, Sana ulaşmak istiyorum / Durun kapanmayın pencerelerim / Güneşimi kapatmayın/Beton çok soğuk, üşüyorum."

O, vuslata her zaman hazır olduğunun ümidini haykırıyordu, bu dizelerde.

Gecenin karanlığına gömülürken "ümitlerimiz", onun kadar dirayetli bir duruş sergileyemiyorduk. Bir yanımızı kaybetmenin sancısıyla, çaresizliğimize çare olarak, meslektaşımız İsmail Güneş'in çığlıklarını da yanımıza alarak; "İnna lillâhi ve innâ ileyhi raciûn" (Bakara / 156) ayetini mırıldanıyorduk.

"Kün" denildi mi, zirvelerin ötesine berisine seğirtsek ne yazardı!.. Dün Mamak Cezaevi'nin soğuk duvarları arasında 7.5 yıl üşüyerek "beraat" eden yağız yiğit, bugün "kekik kokulu koyaklardan aşarak" sonsuzluğun sahibine ulaşıyordu. Bize düşen ise sadece "sabr-ı cemil"e teslim olup, "ecr-i cezil"le müjdelenmeyi beklemek.

Gündüzler karanlık gecelerin koynuna girerken, geceler aydınlığı kovalıyor!.. Farkında mısınız?.. Soğuk ve tipi estikçe zirvelerde, bedenimizi kavuruyor... Sinesine saplanıyor bir hançer gibi kavruk yüzlü yiğitlerin... Farkında mısınız?

İşe yaramayan teknolojiniz sizin olsun!.. Oynayın oyuncaklarınızla, mutlu olun ve gerekirse düğmelerine basıp fezayı ateşe verin!.. Fakat ne olur, o soluk benizli yiğitleri bir an önce bulun!..

Biz onların kardan kefenlerini çıkarıp, annelerinin çeyiz sandıklarında kendilerine sakladıkları beyazları giydireceğiz. Dualar edeceğiz. İsyankârlığımızı bastırmak için gözyaşı dökeceğiz.

Ey meydanlarda kükreyen aslan parçaları!.. Koordinatlarınız sizin olsun!.. Bize Muhsin ağabeyimizi ve yoldaşlarını verin!.. Bize gardaşlarımızı verin!..

Ve 47 saat sonra... Dualarımız kabul oldu... Döngel köyünün üstündeki, Keş Dağı'ndan bir ses geldi... "Yiğitlerin cansız bedenlerini bulduk" diye... Sevindik, yüreğimiz yanarak... Kahramanmaraş'a, Sivas'a dahası "coğrafyanın hafızasına" ateş düştü...

Katıldığı bir TV programında "Millet beni çok seviyor, fakat sandığa gelince oy vermiyor" cümlesinin ardından, gülen gözleriyle tebessüm ediyordu. Çağlayancerit'ten güvercinler gibi vuslata kanat çırpmadan önce de "Adaylarımı size, sizi Allah'a emanet ediyorum" diyordu... Vasiyet gibi...

Niye sevilmesindi ki!..

Sivas Demir Çelik Fabrikası'nın kapılarına kilit vurulmasıyla birlikte; işsizliğin, aşsızlığın ve sonrasında çaresizliğin pençesine düşen onlarca insan, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin koridorlarında alıyorlardı soluğu. Meclis koridorlarında yakaladıkları milletvekiline dertlerini arzediyor, karşılığında; "gençler, sizlere bol bol dua edeceğim" vaadi veriliyordu. Sonrasında Muhsin (Yazıcıoğlu) ağabeylerine gittiklerinde ise, parti genel merkezinin bütün kapıları sonuna kadar açılıyor, elden gelen bütün imkânlar seferber ediliyordu. Bu anekdotu Sivas Devlet Demir Yolları'nda çalışan Gürbüz Ballı, "Allah ondan razı olsun" diyerek aktarmıştı.

Böyle bir insan niye sevilmesindi ki!..

İşte buna benzer bir anektod daha... Yıllar önce "şehirdekilerle aynı şansa sahip olamayan" taşralı baba; duyma ve konuşma özürlü çocuklarını "işitme engelliler okulu"na kaydettirmek ister. Fakat bürokratik engeller kapıları yüzüne bir bir kapattırır. Sıkıntısını dostlarına anlattığında; "bir de Muhsin Yazıcıoğlu'na uğrayıver" denir. Çaresiz baba için son umuttur, Muhsin Yazıcıoğlu. Yanına gidilir, durum izah edilir. Yazıcıoğlu'nun girişimleri sonucu 2 işitme ve konuşma özürlü genç, okullarını başarı ile bitirerek hayata tutunur. Ulaş'ın Karahisar beldesinden Yunus Kendirli bu olayı bana anlatırken gözlerinde yaş, dudaklarında dua vardı.

Böyle bir insan niye sevilmesindi ki!..

"Mucizeler, umutlar tükendiği zaman belirir" denilir ya... Olmadı!.. Onu ve yanındakileri bizden daha çok seven aldı yanına. Hem de Fidan anneden, Naciye abladan, Yusuf ağabeyden, Gülefer yengeden, Firuze bacıdan, Furkan oğuldan, ülküdaşlarından ve gardaşlarından daha çok seven...

Üzülmeyin!.. Onun vardığı menzil tek kişilik Mamak hücresi değil, özlenen ve hiç üşütmeyen özgürlükler ülkesi...

O, bu dünyada sevildiği kadar, ahirette de sevilmeyi dileyerek yürüdü... Ömrünce, sayılı nefesince...

Sivas, sevgilisini kaybetti...

Şimdi ağabeylerini son yolculuğa uğurlama yoluna düşen milyonlarca Gürbüz'ün, Yunus'un, Hakkı'nın, Uğur'un, Ahmed'in ve Polat'ın gözlerinde yine yaş, dudaklarında yine dua... Bedduaların arşı inlettiği bir dünyada, dua almak hiç kolay değil. Ruhunuz şâd, mekânınız Cennet olsun Muhsin ağabey ve yoldaşları.

Milletimizin başı sağolsun.

Kuşkular... Neye dair kuşkularımız yok ki... En uzaktaki ihtimalleri en yakınımıza koyarak oyalanırız bir ömür boyu... Kuşku; sayılı nefeslerin ömrü törpülediği gibi yer, kemirir ve bitirir her şeyi...

[İlk defa binilen Bell Long Ranger tipi helikopter... Helikopterin kiralandığı Med Air şirketi... Ekgenekon'un 2. iddianamesinin açıklanmasından birkaç saat sonra böyle bir olayın meydana gelmesi... Kazanın meydana gelişinden itibaren oluşturulan bilgi kirliliği... Helikopterde olması gereken ELT cihazı... Basının teknik sorgudan ziyade, arama çalışmalarına yönelmesi... Doğan Grubu'nun Hürriyet'teki "Kaderleri aynı oldu" sulandırması...]

Fakat sadece Fatihalar ve Yasinler eşliğindeki dualar müstesna *

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 30.03.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: bbp, muhsin, yazıcıoğlu, kaza, helikopter, telefon, kayseri, hastane, askeri helikopter, kahramanmaraş, erdoğan, sis, akut, polis, saadet partisi, numan kurtulmuş, 112, acil, cep telefonu, dp, mehmet bekaroğlu, şiir, kızılay, seçim, sivas, sandık,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 1 yorum|yorum rssrss

  • başsağlığı

    evet bizde her zamanki gibi işten eve giderek parti liderlerinin bir birine yine nasıl attıklarını izlemek üzere haberleri açarak televizyon karşısına geçtiğimizde o acı ve vahim olayı öğrendik ve eve birden bir sessizlik hakim oldu ve duaya o an başladık gece saat 3 sularına kadar ağzımızda dua ile sevindirici bir haber bekledik ama bırakın sevindirici haberi içimize bir su serpecek (ya umutları söndüren yada umutlarımıza umut katacak)bir haber bekledim yalnız ümitlerimize son noktayı koyan bu haberi 3 gün sonra aldık bu haber gelinceye kadar biz tüm sivaslılar tek yürek olarak üşüdük üşüdük

    eytem | KatılıyorumKatılmıyorum (5.0/10 puan) | 31 Mart 2009 11:27

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Sabri Gültekin

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Hidayete ermenin en kolay yolu...
    2. Hoş geldin, 11 Ayın Sultanı!..
    3. Hilâl’i beklerken...
    4. “İşaret fişeği”nden sonra şimdi sıra “format”ta…
    5. Geçmişten Günümüze İstanbul Hanları
    6. Millî Görüş Lideri Erbakan’ı dinlerken…
    7. Sıradışı bir insanın ardından...
    8. Mehmed Âkif Ersoy’un Saroyan kadar değeri yok mu?
    9. Vakıf Medeniyeti kimin umurunda
    10. Kâinatın dirilişi...
    1. ‘Az gülünüz, çok ağlayınız’
    2. Hüzünle yoğrulan buluşma
    3. Efsaneler diyarı KAZDAĞLARI
    4. İşte er meydanı! Sermuharriri ifşa ediyorum!
    5. Şehadete koşan mektepliler
    6. Ebabiller gelecek!
    7. Ömrünü Millî Görüş davasına adayan bir liderin yaşam öyküsü...
    8. SIRLARA AÇILAN TEVHİD KAPISI -7-
    9. Üç mabedin gözyaşları
    10. Okyanusun derinliklerindeki kitap!
    1. Ocaklarımıza ateş düştü
    2. Taceddin Dergâhı’nda bir kardelen...
    3. Millî Görüş Lideri Erbakan’ı dinlerken…
    4. Kurban; kulluğun ispatıdır
    5. Kâinatın dirilişi...
    6. Müjde! Müjdeler olsun. Manevi iklimin gözbebeği Şehr-i Ramazan geldi...
    7. Her kurban bir vuslattır, Vuslat diriliştir
    8. ‘Az gülünüz, çok ağlayınız’
    9. Efsaneler diyarı KAZDAĞLARI
    10. Üç mabedin gözyaşları
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Bayramınız mübarek olsun
    2. Şimdilik Evet!
    3. Son iftar Belde-i Muhayyere’de
    4. Bayram harçlıkları Pakistan’a
    5. Bardakoğlu’ndan “insanlık” uyarısı
    6. Mavi Marmara şehitlerine bayram ziyareti
    7. Pakistan fitreleri ve zekatları yerlerine ulaştı
    8. Kurtulmuş, genel merkez personeliyle bayramlaştı
    9. Nil Virüsü Türkiye’de
    10. HSYK ve AYM yeniden yapılanacak
  • Diğer

    1. Çarşı ve pazar yoğunluğu esnafın yüzünü güldürdü
    2. Bayram öncesi mezarlıklar doldu taştı
    3. Drina nehrinde 250 ceset bulundu
    4. İslâm’ın yaşandığı en güzel Balkan ülkesi
    5. Kocaman, Büyük bir şans
    6. Mehmet Aurelio antrenmanda
    7. Arda ve Hakan’ın tedavileri başladı
    8. Uşak'ta trafik kazası: 8 yaralı
    9. ‘Umut’un kalmasına sevindim’
    10. Onur’a destek
  • Çok Okunanlar

    1. Tüm dünyayı dinleyen o ülke
    2. Ahmedinejad açıkça meydan okudu
    3. Milli Görüş milletimizin aslıdır
    4. Erbakan, iftarda Millî Gazete yazarlarıyla buluştu
    5. Saadet bayram namazında Sultanahmet’te
    6. Bayram namazını Ayasofya’da kılmak istiyoruz
    7. Haç dikilmediği için gelmiyorlarmış
    8. Hukukun siyasallaştığının ispatı
    9. STK’lar üyelerini şuurlandırmalı
    10. Evetçilere saldırılar artıyor
  • Çok Yorumlanan

    1. Ahmedinejad açıkça meydan okudu
    2. Referandumda oyunuz boşa gitmesin
    3. Evet için Memur-Sen’e geçti
    4. Evetçilere saldırılar artıyor
    5. DSP ve MHP'li meclis üyeleri 'evet' için partilerinden istifa etti
    6. "Rahibe" afişine MHP'de tepki gösterdi
    7. Topçu'dan afiş eleştirisi
    8. ABD senaryosuna figüran arıyor
    9. Dünya Güreş Şampiyonası Başlıyor
    10. Bulgaristan Başmüftülüğü abluka altında
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | ticaretmerkezi.com.tr | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek