48 yaşında emekli bir bayanım. Eşim üç yıl önce yakalandığı bir hastalığa yenik düştü. Çocuğum olmadığı için yalnız yaşıyorum. Fakat, hayat gittikçe çekilmez oluyor. Sürekli tüpü kontrol ediyorum, musluklara bakıyorum, ellerimi yıkamaktan kendimi alamıyorum. Ortada hiçbir şey yokken başıma kötü bir şeylerin gelebileceğinden korkuyorum. Dışarı çıkarken en az on kere kapıyı kontrol ediyorum bununla da kalmayıp içeri giriyor ve musluklara tek tek bakıyorum.
Son günlerde ellerimi sayarak yıkamaya başladım. Yirmi kere yıkarsam ancak temizlenir diye düşünüyor ve sürekli yıkıyorum. Misafirliğe gidemiyorum, bir şeyler ikram edecekler ve ben de mikrop kapıp hasta olacağım diye korkuyorum. Bu durum daha önce de vardı ama eşimin ölümünden sonra iyice arttı. Doktora gittim, obsesif olduğumu söyledi ve ilaç verdi ama devam etmedim. İlaçlar bağımlılık yapar diye korktum bana neler tavsiye edersiniz? Kamile D.
Tedaviye devam edin
Kamile Hanım, obsesif durumlarda kişi uzmanın tavsiyelerine uyar ve kendisi de gayret gösterirse çözüme ulaşabilir. Siz de istediğiniz ve azmettiğiniz sürece yaşadığınız sorunun üstesinden gelebilirsiniz. Bu durumun sizi yorduğunu hissediyorum. Çünkü, bu sorunla muhatap olan kimseler, kontrol edemedikleri, yapmaktan kendilerini alamadıkları davranışlara yenik düşebilirler. İstemeden gidip, kapıyı, muslukları kontrol edebilirler, başlarına beklenmedik olayların gelebileceğini düşünebilirler. Bu da zaman içinde kişinin hayatını olumsuz yönde etkileyebilir. Ya da mikrop kapma korkusuyla sürekli ellerini yıkayabilirler, yangın çıkabilir endişesiyle aralıksız tüpü kontrol edebilirler... Bütün bunlar yaşadığınız sorunun başlıca belirtileridir...
Kamile Hanım, size tedaviyi bırakmamanızı öneririm. Doktorun verdiği ilaçları lütfen kullanınız ve gerekirse bu konuda bir psikoterapi desteği alınız. Bu durumu tetikleyen olumsuz inanç kalıplarının değişimiyle çözüme ulaşabileceğini düşünüyorum. Bunun için kendiniz de gayret gösterip, kontrol edemediğiniz davranışlarınızla yüzleşebilirsiniz. Kapının kapalı olduğunu bildiğiniz halde neden bakma ihtiyacı hissettiğinizi, bunun size neler kaybettirdiğini, bu güne kadar kapıyı açık bırakmadığınızı, başınıza bununla ilgili bir olayın gelmediğini düşünerek kendiniz de sorunun çözümüne katkı yapabilirsiniz.
Kızıma nasıl yardımcı olabilirim?
20 yaşında genç bir kızım var. Kızımın babasını altı aylıkken kaybettik ve ben üç yıl onunla birlikte yalnız yaşadım. Kızım üç yaşındayken eşimle tanıştım. Eşim çocuğu olmadığı için eşinden boşanmış ve dul bir bayanla evlenmek istiyormuş. O sıkıntılı günlerde ona çok güvendim ve evlendim. Eşimden sadece "kızıma bir baba gibi" davranmasını istedim. O da " senin çocuğun benim çocuğum sayılır" dedi... Ama evlendikten sonra sözünde hiç durmadı ve kızımı sürekli eleştirdi, aşağıladı hatta dövdü. Ben elimden geldiği kadar onu korudum ama bazen başaramadım. Şimdi eşim biraz daha sakinleşti, eskisi kadar eleştirmiyor... Ama kızım, kendi dünyasına çekildi. Kendini çok değersiz görüyor, beğenmiyor... Bana "anne dünyada benim kadar değersiz biri var mı" diye soruyor... Ona ne kadar güzel ve iyi biri olduğunu söylesem de inandıramıyorum. Kendini beğenmediği için gruba giremiyor vaktinin çoğunu evde yalnız geçiriyor. Üniversiteyi kazandığı halde gitmedi, evlenmek te istemiyor, ona nasıl yardımcı olabilirim? Türkan Y.
Yardım alabilirsiniz
Türkan hanım, benlik saygısı, kişinin kendini değerli hissetmesi ve kendine değer vermesiyle ilgili bir durumdur. Bunun temeli, daha çok, çocukluk döneminde ailenin de katkısıyla atılır. Bu dönem aile tarafından onaylanan, değer verilen, ilgi ve sevgiyle büyütülen çocuklar benlik saygısını kazanabilirler ve kendilerine bir değer atfedebilirler. Ancak, kızınız babanın aşağılamaları ve eleştirileriyle benlik saygısını yitirmiş gibi görünüyor. Bu sorunu çözebilmek için, onu uzmana götürebilirsiniz.
Ayrıca siz de, ona sevgi ve ilginizi göstererek değerli olduğunu hissettirebilirsiniz. Sosyal faaliyetlere yönlendirebilir, buralarda kendini ifade etmesini ve çevresinden pozitif geri bildirimler alarak beslenmesini sağlayabilirsiniz. Onu takdir edebilir ve ev içindeki davranışlarını sözel olarak ödüllendirebilirsiniz. Arkadaş grubu içinde yer alması ve orada kendisini ifade etmesi için cesaretlendirebilirsiniz.
Kardeşim, bu konuda en etkin yaklaşımınız ise Allah'ın her insanı özel yarattığını ve insana değer verdiğini izah ederek kulluk üzerine vurgu yapmanız olacaktır. Değerli olmanın, kul olmaktaki dereceye göre değiştiğini ifade ederek, ona, bir kul olarak insan olarak evlat olarak değerli olduğunu vurgulayabilirsiniz.
Selam ve dua ile


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



