Obama, sizin oralarda da kullanılır mı bilmem, bizde dar vakitlere düşmüşlerin kullandığı bir cümle vardır. Biz, "Seni Allah mı gönderdi!" deriz böylesi zamanlarda. Bu cümlenin muhatabı olan kişi, telaffuz sahibini bir dertten, bir sıkıntıdan, belki de bir beladan kurtarmıştır.
Hayır, bu klasik cümleyi senin için telaffuz etmeyeceğiz biz.
Fakat, aramızdan birilerinin ihanetine uğrayacağımızı da biliyoruz. Bu noktada sen tabii ki sevinebilirsin. Çünkü seni alınyazılarının ak yazıcısı görenleri müşerref kılmaktasın. Dolayısıyla, bizden sâdır olmayacak bir hâli, sen, kalabalık bir gürültü topluluğundan görmüş olmanın keyfini yaşarken, o topluluktakiler de senin gelişinle bazı badireleri atlatmış olacaklardır.
Doğrusu seninle o güruh arasındaki münasebetten kaynaklanıyor her şey. Zira, sen arındırılmış ortamlarda onların keyfine denk düşecek mesajlar döktürürken, onlar senin mikrofonlarla çınlatılan sesini, flaşlarla parlatılmış fotoğraflarını, kameralarla özene bezene seçilmiş görüntülerini yorumlayacaklar. Evet, hayra yorumlayacaklar. Hayrımıza değil, kendilerinin hayrına.
Kuşkumuz yok; sen dersini iyi çalışmış olarak gelmiş olacaksın bize. En ince ayrıntısına kadar, bizden birisi gibi, hazırlıklı geleceksin. Mesela, demokrasiden bahsederken laikliği ihmal etmeyeceksin. Anayasamızın maddelerine olan bu aşinalığını, kurucu liderimizin cümleleriyle süslemen şık olur. Bundan iyi fırsat bulamazsın, temsil ettiğin devasa şirket bütün kâinatı kan gölüne çevirmişken, bir Türk vecizesiyle dünyaya haykırıp barıştan söz etmen senin hakkındır! Üstelik, görüntü bizi yanıltmıyorsa, bizim iç barışımızı da sağlamış oldun. Öyle ya, meclisimizin farklı koltuklarında oturanlar, ilk kez senin huzurunda, bir araya geliyorlar ve seni alkışlıyorlar.
Evet, performansına hayran olmamak mümkün değil. İşte bu diyoruz bu yüzden, işte bu: Ezan saatlerine göre ayarlamıyor musun görüşmelerini, işte bu. Gezdiğin tarihî mekânlardaki ince sanat işçilikleri karşısındaki haz alışların, davranışların, bizimkilere taş çıkaracak cinsten, ne âlâ! Eminim, ataların arasında Müslümanlar da vardır. Dedelerin arasında hacı olanlar, nenelerin arasında başörtülüler bulunmaktadır. Tıpkı içimizden bazıları gibi. Bir de sabah kahvaltısında domuz pastırması yemesen!
Biliyorum, Kıbrıs, Ermeni, Kürt, vb. kelimelerle kodlanan 'sorun'larımıza yaklaşımın da mümtaz statükocularımızın bakışlarıyla benzerlik taşıyor. Avrupa Birliği konusunda da hemfikirsin onlarla, ne mutlu. AB şifreli bu firma, bizi mutlaka bünyesine almalı. Ah şu Frenk kralı Sarkozy takoz olmasa...
Doğrusu, bu kadar kısa sürede, ancak bu kadar mahallemize ait bir kişilik haline dönüşebilirdin. Bu noktada, meclisimizde aldığın alkışları, birbirinden farklı zihniyetteki gazetelerimizin manşetlerinde ve köşe yazılarında okuyacağın iltifatları, TV yorumcularımızın tılsımlı cümleler halinde dile getireceği övgüleri yeterli bulmanı arz edeceğiz, lütfen kabul et...
Obama, işte böyle... Bu ve benzeri duruşlarından ötürü bizim 'beyaz' adamlarımız seni omuzlarına alacak. Stadın gürültüsünü hisset, o karmaşık ses senin adını bağırıp çağırıyor...
Çünkü sen oley çektiriyorsun onlara. Böylece, sıkıntılarını bertaraf etmekle kalmıyor, onlara keyifler yaptıracak artistik oyunlar sergiliyorsun...
Hayır Obama, seni sevenler sadece bu 'beyaz' soylular değil. Burada, bu topraklarda seni seven başkaları da var, inan bana. Memleketimizin zenci vatandaşları, gariban halk kitleleri zaman zaman kendilerini seninle özdeşleştiriyorlar. Hem de ilginç bir benzerlik kurarak... Senin derindeki renkle kendi ruhlarına egemen olmuş rengin ortaklığından bahsediyorum. Siyahta buluşmanızdan...
Evet Obama, bizim kara halkımız seni seviyor. Beyazlarımızın sevgisine garanti veremem, fakat halkımıza güvenebilirsin. Bu sevginin daimi olabileceğini de taahhüt edebilirim. Tabii ki bir şartla: Onları aldatmaman, onların gönlünde kurduğun tahtı boşa çıkartmaman şartıyla...
Oysa senin Amerikan tahtına 'siyah lokum' olarak getirilişin buna engel gibi geliyor bana. Sanki, kara bahtlı halkların gönüllerine girişinin sebebi, dünyayı ABD menfaatine dizayn etmeye dönük...
Evet Obama, Amerika'nın bekası uğruna girdiğin kara halkların gönlündeki tahtın baki olmayacak...
Tahminimizi yanlış çıkarmanı, bizi yanıltmanı istiyoruz...
Peki, buyur öyleyse:
Bizi merakta bırakma, geliş sebebini net açıkla.
Bir ilk adım olarak, İsrail'i kına, Kâbil'i boşalt, Bağdat'ı terk et...
P. K. 205, Ulucamii, Bursa - www.cevatakkanat.blogcu.com


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




