Rabbimiz, Yasin süresinde "Ey Adem oğulları, ben size: "Şeytana tapmayın, çünkü o size apaçık bir düşmandır. Yalnız bana ibadet edin" diye ahd vermedim mi? İşte doğru yol budur." buyurur. (Ayet 60-61)
Ama bizim korkuya kapılmamamız için de "Muhakkak şeytanın hilesi/tuzağı zayıftır." diye haber verir. (Nisa süresi ayet 76)
Mümin sûresinin 25'inci ayetinde kafirlerin planlarının, tuzaklarının boşa gideceğini, Muhammed sûresinin birinci ayetinde de Mekkelilerin on üç yıllık kafirliklerinin, insanları Allah yolundan alıkoymalarının boşa gittiğini, Müslümanların başarılı olduklarını haber verir.
11'inci ayette de İman edenlerin Mevla'sının Allah olduğunu haber verir.
Bütün bunlar adam gibi bir adam olmanın eğitimidir.
Allah'a dayanan birinin, Allah'ın yarattıklarından korkusunun olmaması gerektiğini öğreten eğitim.
Allah'a imanı olmayan veya çağdaş kafirlere imanı Allah'a olan imanından ileri olanlar, Allah'a kulluk yerine onun kullarına kul olurlar.
Allah'ın kitabını okumanın, okutmanın yasaklanması için el kaldırırlar, dininin yasaklanması için gayret gösterirler ama kendileri gibi doğumlu ve ölümlü birinin sözlerini okuma ve okutmanın zorunluluğunun sebebini tartışmak akıllarından geçmez.
Bu da çocukluk yaşlarından beri şuur altına zerkedilen korku zehrinin etkisidir.
Büyükelçilik yapmış Monşerlerimizden biri, bir ömür boyu masonların kendisine tasma takmaması için çalıştığını ama bu çalışmanın bile tasma olduğunu yazmıştı.
Bu da hep düşmanı büyük gösterme eğitiminden geçmemizin sonucudur.
Gelmiş geçmiş bütün kafirlerin kralı durumunda olan Firavun'un adı Kur'an-ı Kerim'de 74 defa geçer.
Ve sonunda Musa aleyhisselam karşısında mağlup olduğu haber verilir.
Rabbimiz kendi isimlerinden "Allah" ismini Kur'an'da 2697 defa tekrarlamış.
Diğer Esma-ül Husnaları ve zamirlerle beş binin üzerinde kendinden bahsetmiştir.
Bizim okul, sokak, daire, parlamento, basın-yayın eğitimimizde hep kendimiz gibi insanların büyüklüğü işlendiğinden insanlarımız, Allah'a, O'nun kitabına, O'nun dinine karşı ağzından köpükler savrularak televizyon ekranlarından saldırabilir ama yüreğine korku salınan adamın adı anıldığında yaltaklanmaya başlar.
1979 yılında Konya Alaeddin meydanında kaldırımda yan yana giden ve kaldırımı kapatan üç kişinin karşıdan gelirken yanlarından geçen bir gencin onların omzuna dokunarak geçmesi sonunda o üç kişi kavga çıkarırlar.
O genç tek başına kaldırımı kapatan üç adamı evire çevire döver.
Etraftan geçenlerden biri gencin kulağına "Bunlardan biri mafya babası filan, diğerleri de korumaları" der.
Bunun üzerine o delikanlı korkuyla Konya'yı terk eder.
O mafya babasının lakabını yazmadım. Çünkü baba öldü, çocukları temiz bir hayata başladı. İslami hizmetlere destek veriyorlar.
Onların kabuk bağlayan yaralarını açarak incitmek istemedim.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



