"Erbakan geliyor!"
Bağımsız milletvekili adayı olduğu o 1969 seçimleri öncesi Konya topraklarını dolaşırken bizim ilçemize de gelmişti. O geliş öncesi kulaktan kulağa yayılan bu iki kelimeyi duyanlar umut dolu bir bekleyişe geçiyorlardı. Okuldan arta kalan yarım günümü dükkanında geçirdiğim babamın ve arkadaşlarının gözlerindeki ışıktan biliyorum o umudu.
Bir araya geldiklerinde yavaş sesle ve çok az kelime kullanarak konuşurlardı. Bıkmadan, usanmadan İnönü'nün büyük adam, idamların bir mecburiyet olduğunu efevari bir sesle ve duruşla tekrarlayan Halkcılarla kıyasladığımda bizimkilerin suskunluğunu anlamakta çok zorlanmıştım o ilk gençlik yıllarımda. Korkmadıklarını biliyorum. Halkcıları da fazla umursamıyorlardı. Lakin iki ve daha fazla olduklarında birbirlerine yakın dururlar ve yavaş sesle konuşurlardı; Cumhuriyet'ten önce doğmuş olan o insanlar.
"Mason, Sağırın adamı imiş!"
O ünlü AP'nin kongresinden sonra duyduğum bu şifreli konuşmanın ne anlattığını kavrayacak kadar siyaset ve memlekette olan biten bilgimiz vardı. Dükkanımıza uğramadan duramayan köy enstütüsü kökenli hemşehri öğretmenlerimizin çok sevinerek anlattıklarını da biliyorum. Demirel'in Bilgiç'ten 1 oy fazla atarak AP'ye genel başkan olduğu kongreyi.
1969 seçimlerinde bağımsız aday Erbakan'ın üç milletvekili çıkaran partilerden fazla oy alarak seçim kazanması, bugüne taşınan o mücadelenin ilk zaferi idi. Daha önceki iki seçimde oy verdikleri ve inönü'lü Halk Partisi'ne karşı ezici bir çoğunluk sağlattıkları AP'nin içlerine sinmediğini, genel başkanlarını benimsemeyeceklerini o şifreli kelimelerle sessizce birbirlerine yaymışlar ve beklemeye başlamışlardı.
Beklenen Erbakan'dı. Toros dağlarının yükseklerindeki köylerin sandıklarından dahi oy çıkması, umutla bekleyen babam ve arkadaşlarını çok sevinmişti.
Adını ve bir konuşmasını duydukları Erbakan'a kayıtsız ve şartsız bağlılık ve saygı duyan o insanların yanında, Erbakan'ın yakınında durmuş, milletvekili olmuş, bakan olmuş insanların "Partiyi abimle bana versin," kulisleri/dedikoduları yaptıklarını bildik, gördük. Onların da partisi oldu, yerlerinde yeller esen..
41 yıl önce başlayan o mücadelenin adını hep içlerine sindirdi bu ülkenin insanları. Partileri hep var oldu ve mücadelesini verdi inançlarının. Hasretleri hep kollandı, katlandı...
Bu ülke saadete erene kadar mücadeleye devam!


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



