milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • VÜCUDA ŞİFA KAYNAĞI(ÇEMENOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Numan Kurtulmuş ve Türkiye’nin Gündemi

25 OCAK 2009
PAZ 03:35

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Perşembe günü iki programa katıldım. Önce öğleden sonra Burç FM'de Saniye Hanımın canlı yayın konuğu olarak, 13.00-14.00 arısında sanat, edebiyat ve aktüel hayat hakkında konuştuk ve Gazze'nin içimizde oluşturduğu yangından söz ettik. Tabii bu arada yazmanın anlamı ve önemi ile insanı temel alan faaliyetlerle edebiyatın vazgeçilmez ilişkisi en çok üzerinde durduğumuz husus oldu. Bu arada şair ve yazarlarımıza, Gazze konusunda toplu bir ses vermeleri için yaptığımız çağrı da konuşuldu. Roman, seyahatname ve portre çalışmaları için başka bir programda buluşmak üzere ayrıldık. Ayrıca, yemekte de başka şeyler konuşuldu.

Özel olarak Burç FM Müdürü Bünyamin Beyle odasında konuştuğumuz şeyler de son günlerin aktüel meseleleriyle devlet umuru dediğimiz işlerdeki nezâket ve vukuflu seçimler de önemliydi. Daha önce de başka sohbetler için geldiğim Burç FM'in çıkışında Yavuz Bülent Bâkiler'le karşılaşmamız da ayrı bir sürpriz oldu. Gönderdiği kitapları da ayrıca ele alacağım.

Bu arada yol boyunca arabanın radyosundan dinlediğim, Encümen-i Daniş'in başkanı olduğu söylenen, eski TBMM Başkanı Necmeddin Karaduman'ın sözleri zihnimi işgal etti. "Derin Devlet"le hiçbir ilgisi olmadıklarını söylediği halde, onun zaruretini ifade eden bu zât, sürekli o pozda konuşuyordu. Konuşmasında kurmay başkanlarıyla generallerin ağırlığı vardı.

O günün akşamı ASKON'da Saadet Partisi'nin yeni Genel Başkanı Numan Kurtulmuş'un sanat ve edebiyat adamlarıyla yapmak istediği görüşmeye katıldım. Bu yemekli toplantıya katılıp dostlarla da görüşerek, 10 yıldır tanıştığımız Numan Kurtulmuş'un görüşlerini dinlemek, onun tavrıyla siyasetin genel gidişi üzerine görüşmelerimi açıklamak imkânı bulmak da benim için son haftanın sürprizlerinden biri oldu. Çünkü orada seviyeli bir atmosfer vardı ve bizim gibi sanat ve edebiyat adamlarını dinlemeye hazır genç bir siyasetçi davet sahibiydi.

Siyaset sevgisiz olmaz!

Salona girdiğimde saat 19.00'du. Yemek servisiyle birlikte toplantı duyurulduğu saatte başladı ve ben bunu bir ciddiyetin ifadesi olarak algıladım. Çünkü yıllardan beri böyle toplantılar en az 40 dakika geç başlar, bazen bu gecikme bir saati geçer, davetlilerin sabrı taşar; bazıları bırakıp gitmeye yeltenir. Bezdirilmiştir; özellikle davetliler dışındaki basın mensupları...

Yemek sırasında elime geçen kitapta Numan Kurtulmuş'un basında yer alan yazı ve söyleşileri derlenmişti. Bunlardan biri olan söyleşinin başlığı, "Siyaset 'Sevgi'siz Olmuyor" idi ve ben bunu sevdim. 'Sevgi' kelimesinde tevriye yapan gazeteci, hem Numan Kurtulmuş'un eşinin adını, hem de Numan Kurtulmuş'un siyasetteki üslûbunu ifade ediyordu. Ben bunu anlamlı buldum ve önemsedim. Çünkü gerçekten de iki anlamda da Numan Kurtulmuş 'Sevgi'siz siyaset yapmamalıdır, yapamaz; mizacı ve hayat tarzı buna müsaade etmez...

İslâm ve insanlık tarihi dikkatle incelenirse, aslında başarılı olan büyük din ve toplum adamlarıyla siyasetçilerin sevgisiz hiçbir şey yapmadıkları, muhabbetle birlikte eşleriyle hayatın her alanına olduğu kadar sefere de çıktıklarını biliyoruz. Büyük devrimcilerin yanında hep eşleri vardır ve Fatih'in deyimiyle, bina bünyad ederken gönülleri de fethederler. Belki de asıl fetih gönülleri fethetmektir ve fatihlerin büyüklüğü de buradadır.

40'a yakın bir topluluğun önünde, 10 dakika kadar kendi siyaset anlayışın özetleyen ve reel politik denilen emperyalist kıskaçların temelsizliğinden söz eden Numan Kurtulmuş'un o salonda bulunanların gönlünü fethettiğini söyleyebilirim. Çünkü ait olduğumuzun medeniyetin ve benimsediğimiz değerlerin siyasetini yapacağını söyleyen bu güzel insanı hepimiz çok sevdik ve gözlerimizle kucakladık. Sorular sorulması veya konuşmalar yapılması istendiğinde, önce Ali Haydar Haksal söz aldı ve yeni genel başkanın akademisyenlerin alışkanlığıyla sık sık yabancı kelimeler kullanmaktansa bunların Türkçesini kullanmasını tavsiye etti. Numan Kurtulmuş'un bu sözlere itirazsız bir gülümsemeyle karşılık verdiğini gördüm, bu alçakgönüllü tavır da herkesin hoşuna gitti. Elbette edebiyat adamlarının dil dikkati olmalıydı.

İkinci olarak ben söz aldım ve Numan Kurtulmuş'un sözlerinden yol çıkarak şunları öne çıkarmaya çalıştım: Öncelikle derin devlet diye bilinen ve muhalif oldukları halde iktidarı yönlendirmek için 1946'dan beri sık sık toplantı yapan emeklilerin nasıl bir kadrolaşmanın ön hazırlığını sürekli yaptıklarını vurguladım. Tarihteki Encümen-i Daniş ile hiçbir ilgisi olmayan, ama "Derin Devlet" pozunda konuşan adamların toplandığı böyle kurulların önemi var...

Kütüphaneleri birleştireceğim

Sözümün bir yerinde şuna vurgu yaptım: Maalesef 19. yüzyıl Osmanlı padişahları ile Cumhurbaşkanları, eski yöneticilerimiz kadar Türk tarih ve edebiyatına âşina olmadıkları gibi, yabancı muhabbetleri yüzünden şair ve yazarlarımızdan yalakalık yapmayanlara düşman olmuşlar, atalarımızın para verip yazdırdığı konularda kitap yazılmaması için şair ve yazarlara emir verip susturmuşlardır. Bu açıdan bakınca, musikimizle mimarimiz ve güzel sanatlarımız yetim kalmıştır.  O yüzden de Gazze gibi Osmanlı'ya ağıt yakacak sanatçılar yetişmemiştir...

Ben konuşmasından yola çıkarak, sanat ve edebiyat gibi entelektüel konulara yabancı olmadığını bilinen Numan Kurtulmuş'un bizim gibi insanlarla münasebetini sürdüreceğine inancımı ifade ettim. O da biraz sonraki cevabi konuşmasında, sanat adamlarının muhalif tavrına tahammül edeceklerini belirtti. Pek çok arkadaşa da tek tek cevap vermeye çalıştı.

Yukarıda sözünü ettiğim konuşmada dikkatimi çeken bir ara başlık, bu yazının da ara başlığı oldu ve aslında Numan Kurtulmuş'tan bekleneni de ortaya koydu. Şu söyleniyor orda:

"Kurtulmuş çiftinin kütüphanesi evlerinde geniş bir yer tutuyor. Dubleks evlerinin üst katında 2 kütüphane, aşağıda annelerinin dairesinde çok geniş bir kütüphaneleri ve alt katta biri büyük, biri küçük iki kütüphaneleri var. Numan Bey'in en büyük düşlerinden biri bunları bir araya getirip, büyük bir salonun duvarları kütüphane olacak şekilde bir çalışma odası düzenlemek.

Daha çok sosyoloji ve hatırat ağırlıklı kitaplar okuyan Sevgi Hanım, son günlerde ise tasavvuf ve siyaset ağırlıklı okumalar yapıyor. Her gün okumaya çalıştığı kitaplar var. Kur'an-ı Kerim bunlardan biri.

Numan Bey ise yoğunluğu arasında uçakta, yolda nerede olursa fırsat buldukça okuyor. Politikayla ve ekonomiyle ilgili kitaplar okumalarında büyük yer tutuyor. Numan Bey 'Yetişmemizde Sezai Karakoç, Necip Fazıl, Cemil Meriç, Kemal Tahir, Tarık Buğra, Aliya İzzet Begoviç, Muhammet İkbal, Ali Şeriati'nin çok etkisi oldu. Siyasetname dediğimiz hem siyaset yapma tarzını gösteren hem de yol gösterici olan çok kitap okudum.' diyor."

Ben bunları, müdür fikir oluşturmada işbirliği ve istişare için köklü bir niyet sayıyorum.

Bir karikatürde ifade edildiği gibi, yukarıda üzerinde durduğumuz, kendi kendilerini seçen ve resmî sorumsuz nitelikteki topluluğun, tarihimizdeki Encümen-i Daniş ile tersinden bir benzerliği var. Bunlardan ilkinin ilim ve irfanımızı dünya çapına çıkarmaya çalışan bir kültür kuruluşu olduğu, ikincisinin de ülke yönetimine siyasî ve idarî bakımdan sınır çizen ve yöneticileri kendilerine mahkûm eden bürokratik bir kadro topluluğu olduğu açıkça ortadadır...

63 yıldan beri varlığı bilinen ve adını Fahri Korutürk'ün koyduğu yeni Encümen-i Daniş'in hedefi, milli-ulusal kaygıları öne çıkaran ve çağdaş dünyanın şartlarıyla reel politiğin yüklediği veya ortaya koyduğu tarihsel misyonun çok uzağındadır. Bunlar için bütün mesele, Atatürk'ün ilke ve hedeflerini İnönü'nün belirlediği çerçeveyle sınırlamak ve ülke yönetimindeki tekeli korumaktır. Bir think-tank kuruluşu görüntüsü veren bu topluluk, kendilerine göre belirledikleri gündeme ait fikirlerini Evren, Demirel ve Sezer gibi bu yapıya destek verenlere sunmuş, Özal ve Gül'ün seçilmesini bile istemediklerini açıkça ifade etmişlerdir.

Demek ki, bıraktıkları işlerle ilgisini kesmeyen insanlar çok olduğu bu ülkede, tarihimizin hasbî kurultay geleneğini yeniden canlandırmalı ve her siyasî kuruluş bunu kendi çevresinde oluşturmalı. Elbette Çankaya'da da hizmet verecek gerçek Encümen-i Daniş bulunmalı.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 25.01.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: saadet partisi, numan kurtulmuş, sezai karakoç, kütüphane,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 1 yorum|yorum rssrss

  • teşekkürler sayin müyasoğlu

    Yazınızı okudum.Siyasette sevginin önemi,verilen söze riayetin önemi,siyasilerin kültür-sanata değer vermeleri ve önemsemeleri olarak özetleyebileceğim önemli noktalara değindiniz.Birilerinin kendi kafasına ve ideolojisine göre durumdan vazife çıkararak çete oluşturması demokrasi ve halk iradesinin önündeki en büyük engel olsa gerek.Tüm engellerin aşılması dileğiyle saygılar sunarım.Hayri BOSTAN

    uzman | KatılıyorumKatılmıyorum (5.0/10 puan) | 25 Ocak 2009 21:21

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Mustafa Miyasoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Ölüm yıldönümünde Üstad N.Fazıl:M.Miyasoğlu / Necip Fazıl Muhabbeti
    2. Gaziantep'te geçen gün ve bu şehrin kültürü
    3. Ay Vakti ve Şeref Akbaba
    4. Şehir Tiyatroları Nereye Gidiyor?
    5. Antakya'da bir gün
    6. Şehir Tiyatroları devrimi
    7. Klasiklerin yayınlanması ve okunması
    8. Kur'an Öğretimi ve Din Eğitimi
    9. Demokratik basamaklar ve siyaset gündemi
    10. Ömer Seyfeddin dünya dillerinde
    1. Golyat’a atılan taş Gargat ağacı
    2. Hüseyin Rahmi ve Şıpsevdi Romanı
    3. Salih Baba, Dede Paşa ve Abdürrahim Efendi
    4. Dünyayı değiştiren liderler
    5. Çağdaş Türk romanı seminerleri
    6. Konya Kitap Dünyası kitapları
    7. Zaferlerimiz ve Destan Edebiyatımız
    8. Edebiyat geleneği üzerine
    9. “Fatih’in Şiirleri” ve “Şiirin Sultanları”
    10. Kıbrıs’ta Çanakkale Şehitleri ve Gençlerimiz
    1. Naipaul rezaleti ve Türkiye öğretmenliği
    2. Ay Vakti ve Şeref Akbaba
    3. Sultan Vahdettin üzerinden siyaset yapmak...
    4. Numan Kurtulmuş ve Türkiye’nin Gündemi
    5. Mesut Uçakan’ın sinema hayatı
    6. Bu bizim hayatımız
    7. Hanefi fıkhı ve sünnetin yüceltilmesi
    8. İki rahmetli aydının sorumluluğu
    9. Zaferlerimizi çalanlar
    10. Enderun Teravihleri ve Cumhur Müezzinliği
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    2. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    3. 10 tane görevim var
    4. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    5. Birden fazla sınav dönemi
    6. Sağlıkçılar, 2 saat iş bıraktı
    7. Suriyeli çocuklar, hayata gülümsüyor
    8. Yaşamını 200 kiloluk üvey oğluna adadı
    9. Final heyecanı başlıyor
    10. Komşu ile hazırlık maçı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kadın garson zorunluluğu
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek