milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • ÖĞRETMENLERE YÜKSEK LİSANS İMKANI
  • HALEP'TEKİ PATLAMALAR: "25 ÖLÜ, 175 YARALI"
  • BÖYLE BİR DAYATMAYA MUHALEFET OLARAK KESİNLİKLE BOYUN EĞMEYECEĞİZ
  • SURİYELİ MUHALİFLERİN SINIR DIŞI EDİLMESİNE TEPKİ
  • KAMPTA İSLAM DİNİNE SAYGISIZLIK HAD SAFHADA
  • ''MOBİL'' AİLE HEKİMLERİNİN İŞ YÜKÜ HAFİFLEYECEK

Neyi kaybettiğini biliyor musun?

22 ARALIK 2009
SAL 02:55

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Sahip olma yarışında kıyasıya mücadele devam ediyor. Peki, nereye kadar devam edecek bu yarış? Elbette, kazananın olmadığı noktaya kadar... Ve bu noktaya hızla yaklaşıyoruz. Sona doğru yaklaşırken kazanılacak tek şey var: neyi kaybettiğini bilmek. Pek çok şeye sahip olabilirsin ama neyi kaybettiğini bilmezsen sahip oldukların sana yetmez. Daha çok sahip olmaya çabalaman da hiçbir şey ifade etmez. Çünkü neyi kaybettiğini kazanarak öğrenemezsin. Onu sana vicdanın söyler.

İki kutuplu dünyanın kutuplarında dolaşmayı bırakarak merkeze doğru koşmalıyız. İşçi-işveren, dünya-ahiret, kazanan-kaybeden diye tanımlanan bu dönemi çöpe atmanın zamanı gelmedi mi? İşçi kim, işveren kim diye sormak yerine işe odaklanmak, dünyadan biraz yamamak, ahretimizden yemek yerine, hayatın tamamını ibadet haline getirmek gerekiyor. Galiplerin mağlup sayıldığı bu acımasız dönemi geride bırakmanın yolu, bu algılamadan geçiyor. Bu algılama için; düşünmek için on dakika ara vermek yeterli. Evet, her yaptığımız işte on dakika ara vermek ve düşünmek: yaptığımla ne kazandığımı bildiğim kadar neyi kaybettiği mi de biliyor muyum?

Öncelikle değişmeyen değerlerimiz ve kimliğimiz ışığında, meselelerimizi belirlemeli, sorunlarının çözümü için farklı bir bakış açısıyla bu geleceğe hazırlanılmalıyız. Bu gerçeğin farkında olan bizler, materyalizmin kıskacındaki gençliğin karşısına maneviyatçılık ile çıkmakta, hakkı üstün tutan ve nefis terbiyesini ön plana alan düşünce yapısını geliştirmekteyiz. Çünkü tarihimizdeki bütün zaferlerin silah ve maddi üstünlükle değil sadece iman, aşk ve azimle kazanıldığını bilmekteyiz. Dünyada meydana gelen olayları doğru ve şuurlu bir şekilde tahlil ederek İslam ülkelerindeki fiziksel ve zihinsel işgale son verecek ve insanların sömürülmesine dur diyecek adımları atmayı başarabilmek, ancak bu ruhla mümkündür. Bu ruh, neyi kaybettiğini bildiği kadar, neyi feda edeceğini de bilmektedir.

Eğer bu şuurla, medeniyet iddiamıza yeniden sahip çıkarsak, dünyanın modern tarihinde ilk kez, adaletin, hakkaniyetin ve barışın hâkim olduğu bir dönemi başlatmak mümkün olabilecektir. Sorumluluk almış, geleceğini kendine dert edinmiş ve millî bir meselesi olan bizler, toplumu uyutan değil uyandıran, oyalayan değil olgunlaştıran, suskunlaştıran değil sorgulayan bir hale getirmek için aynı soruyu millete de sormalıyız: neyi kaybettiğini biliyor musun?

Bu soruyu sorma şekli de en az soru kadar önemlidir. İnsanın kazanma hırsıyla dolu olduğu her anında kanaati, hırsın son sürat koşturduğu her anında azmi hatırlatmakla başlayacağımız bu model, önce hatırlatma, sonrasında ise model kurma ile geliştirilebilir. Bu modelde en hassas konu, muhataba verilecek "değer"dir. Bu değeri verebildiğimiz ölçüde, neyi kaybettiğini de hatırlatabiliriz. Çünkü bizim bir zamanlar bir değerimiz vardı. Bu değerle, sadece askerimizin elbiselerini göndererek, sadece bir mektupla adaleti sağlayabiliyor, kötülükleri durdurabiliyorduk. Kaybettiğimiz bu değer olsa gerek. Şimdi onu kim bulduysa, karşısındakinden esirgemesin. Çünkü değer, değerliler nazarında değer kazanır.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 22.12.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: dünya, ahiret, müslüman,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

İbrahim Veli

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Erbakan’ı yerelleştirmek
    2. Akılla imanı buluşturmak…
    3. Siyaseti dine alet etmek…
    4. Başkaldırmak, yenilenmenin yolu değildir
    5. Sumo güreşçisinden pehlivan olmaz
    6. Siyasi irade zaafına son
    7. Ailenin sosyal boyutları nasıl geliştirilebilir?
    8. D-8’in sosyal boyutu...
    9. Hedefinin şuurunda olmak
    10. Şahsiyet ve eğitim...
    1. Siyaset ve matematik
    2. Erbakan’ı yerelleştirmek
    3. Bir ittifak bekliyoruz...
    4. Sol gösterip sağ vurmak
    5. Dünyayı kurtarmaktan kendimizi kurtaramayız
    6. Sosyal barış için sosyal başarı şart...
    7. Hizmet etmek için yükselmek şart değildir
    8. Hayatının bir gününü Milli Görüş davası için harcamış herkese
    9. Değişmeden değiştirmenin şifresi: 555
    10. Neyi kaybettiğini biliyor musun?
    1. Teşkilatlarda ezber bozmak
    2. Sahne senin Filistin!
    3. Gençliğin imanını kariyerle çalıyorlar
    4. Alem buysa halife sensin
    5. Usta aranıyor
    6. Maneviyatsız saadet olmaz
    7. Geçmiş üzerimize gelecek
    8. Akılla imanı buluşturmak…
    9. Kararsızlar hâlâ niye kararsız?
    10. Hassas toplum has toplumdur
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Böyle bir dayatmaya muhalefet olarak kesinlikle boyun eğmeyeceğiz
    2. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    3. İrtica.org kuradan çıktı
    4. 'Sanki savaşa gidermiş gibi konuşuyor'
    5. Darbecilerin kıydığı hayatlar
    6. MHP'li vekil, Bahçeli'nin disipline sevkini istiyor
    7. Görevimiz Meclisi çalıştırmak
    8. İktidar savaşı
    9. Doğan'a göre dava yanlışlıkla açıldı
    10. Tarihçi Yılmaz Öztuna vefat etti
  • Diğer

    1. Öğretmenlere yüksek lisans imkanı
    2. Halep'teki patlamalar: "25 ölü, 175 yaralı"
    3. Suriyeli muhaliflerin sınır dışı edilmesine tepki
    4. Kampta İslam dinine saygısızlık had safhada
    5. ''Mobil'' aile hekimlerinin iş yükü hafifleyecek
    6. 881 yıldır ezan sesi yükselen cami
    7. Kazakistan'dan Kaşagan uyarısı
    8. Su kuşlarının sığınağı: Mogan
    9. RİDA, Afrika ve Türkiye'de 4 binden fazla yetime ulaştı
    10. ''Arama kurtarmadan sonra ilk yardım müdahalesi çok önemlidir''
  • Çok Okunanlar

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    3. “AKP’nin dindar nesli böyledir!”
    4. Tezkereyle mi dönecek?
    5. Fatih'in karadan yürüttüğü gemilerin belgesi bulundu
    6. BÇG'yi de görün
    7. Derin savaş
    8. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    9. Bir ülkenin başbakanı, emperyalist proje içerisinde yer alabilir mi?
    10. "Erbakan'ın etkisi hiç bitmeyecek"
  • Çok Yorumlanan

    1. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    2. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    3. Türkiye tohum üretim ve ihracatında rekor kırdı
    4. Haniye İran'a gidiyor
    5. İstifa eden başkana tutuklama
    6. Uluslararası Af Örgütü endişeli
    7. Sinemanın Ankara'sı
    8. Humus'ta kan durmuyor
    9. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    10. Polonya'da 62 ölü var!
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek