Bu hafta derbi haftasıydı. Futbol adına beklentilerim çok yüksekti. Bundan önce oynanan derbi maçlar, bu sezon unuttuğumuz futbolu bize hatırlatıyordu. Ne yazık ki Fenerbahçe-Beşiktaş karşılaşması futbol adına bizi hayal kırıklığına uğrattı. Beşiktaş'ın biraz olsun mazereti vardı. Fernandes, Quaresma, Almeida gibi önemli eksikleri bulunuyordu. Özellikle ikinci yarıda oynadığı futbol ile sarı lacivertlileri sahadan adeta sildiler. Fenerbahçe'de ise sakat sakat oynayan Gökhan ve Emre zaten maçı tamamlayamadılar. Sow yeni geldiği için son dakikada gol atmasına rağmen etkili olamadı. Son dakikada attığı gol, hem sarı lacivertlilerin maçı koparmasını sağladı, hem de kendisi açısından büyük moral oldu. Carvalhal elindeki kısıtlı kadrosuyla maça müdahalelerde bulunsa da Beşiktaşlı oyuncuların son vuruşlardaki beceriksizliği mağlubiyetin habercisi oldu. Simao ve Ernst Beşiktaş adına olumlu işler yapsa da Quaresma ve Fernandes'in eksikliğini çok hissetti. Sarı lacivertlilerde ise Teknik Direktör Aykut Kocaman duygusal davranarak Alex'i zamanında çıkarmayarak oyunun hakimiyetini Beşiktaş'a vermiş oldu. Alex Fenerbahçe'de en beğendiğim futbolcuların başında geliyor; onsuz Fenerbahçeyi düşünemiyorum fakat forumsuz bir Alex'te de ısrar etmenin anlamı yok. En azından ikinci yarıda Alex'i oyundan çıkarıp kötü giden oyuna müdahale etmeliydi. Aykut Hoca bunu yapmadı. Son haftaların flaş ismi Stoch yine elinden genle her şeyi yapsa da çok yoruldu. Her şeye rağmen son sözü yeni transfer Sow söyledi. Sow hakkında bir şey söylemek için çok ama çok erken. Top alışverişine bakarak bir yorum yapacak olursak, kumaşı kaliteli bir futbolcu Fenerbahçe'ye faydalı olup olmayacağını zamanla göreceğiz. Beşiktaş o kadar eksik olmasına rağmen Fenerbahçe'ye kafa tutarak başa baş mücadele ederek alkışı hak etti. Fenerbahçe, ne kadar kötü oynasa da siyah beyazlılar karşısında aldığı galbiyetin önemi büyük. Bu sezon yaşadığı tüm olumsuzluklara rağmen hemen hemen hiç sorunu olmayan lider Galatasaray'ı yakın takibini sürdürmesi küçümsenemeyecek kadar büyük başarı.
Dostluk mu dedin!
Derbi maçı futbolun yanı sıra saha dışında da yakışmayacak olaylara sahne oldu. Fenerbahçe'nin "Beşiktaşlı taraftarlar Kadıköy'e gelsin" talebinin ardından 2 bin 400 siyah-beyazlı taraftar, takımlarını desteklemek için Saraçoğlu'nda yerini almıştı. Her şey çok güzel gidiyordu. Ne var ki bu samimi yaklaşımı istemeyenler vardı. Her iki takımın taraftarları da maalesef galeyana gelerek önce saha dışında, sonrasında saha içinde atışmaya başladılar. Beşiktaş tribünlerinin yaktığı meşale tehlikeyi daha da büyütüyordu. Beşiktaş tribünü önünde asılan pankart yanmaya başladı. Alevlere müdahele edilirken, rahatsızlanan taraftarlar hastaneye kaldırdı. Kısacası Pazar günü derbiye yakışmayacak, dostluğa yakışmayacak görüntüler oluştu. Taraftarlar deplasman hakkımız engellenemez diyor fakat böyle bilinçsizce davranmaya devam ederlerse sadece büyük maçlarda değil, tüm maçlarda deplasmanda takımını izlemekten mahrum olacaklar.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



