milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • VÜCUDA ŞİFA KAYNAĞI(ÇEMENOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Nefret etme hürriyeti...

07 TEMMUZ 2009
SAL 03:45

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Osmanlı devrinde Rum ve Ermeni kökenli vatandaşların, ramazan günü Müslüman ahaliye saygısızlık olmasın diye alenen gündüz vakti yemek yemedikleri söylenir. Burada tabi ki hâkim otoritenin Müslümanlardan olması bir ölçüde belirleyici olsa da, bir saygı kültürü de toplumun kılcal damarlarına kadar nüfuz etmiştir.  Geçmişin gayrimüslimlerine bir atıfta bulunarak sözü günümüzün, dedeleri Müslüman olan ama kendileri İslam'ın bütün değerlerine karşı alabildiğine saygısız duran insanlara getirmek istiyorum. Üsküdar Salacak sahil boyunca yürürken modern giyimli bir hanımın şu lafı beni ciddi şekilde düşündürmeye başladı. Hanımefendi diyor ki: "Üsküdar'ı hiç sevmiyorum, her tarafı dinci kokuyor."

Bir şehri dinci koktuğu için sevmeyen bir hanıma ayaküstü söylenebilecek hiçbir laf yoktu. Ama bu kafanın beslendiği kökleri iyiden iyiye tahlil edip, topluma sağlıklı bir inanç ve kültür haritası çizmek de yine bizim görevlerimiz arasındadır. Dinci kokuyor deyip, Üsküdar gibi nezih bir semti sevmemek nasıl hastalıklı bir kafanın ürünüdür; anlayabilmiş değilim. Bu tahammülsüz kafa nerelerden besleniyor? Bana göre; Türkiye'de bu hastalıklı kafanın beslendiği ana damarlarından biri de Hürriyet gazetesi...

26 Haziran 2009 tarihli Hürriyet gazetesinde Süleyman Demirkan imzalı haber şöyle diyor: Milli Eğitim Bakanlığı Örgün ve Yaygın Eğitim Kurumları İzcilik Yönetmeliği'ni değiştiren yeni yönetmelik taslağında, "Mevcut yönetmelikte yer alan izci andındaki "Tanrı" ibaresinin yerini yeni yönetmelikte "Allah" ibaresi aldı."

Hürriyet gazetesinin bu tavrını anlamakta güçlük çekiyorum. Bu millet yüzyıllar boyunca Allah denildiğinde, ibadet edilen bir yaratıcıyı anlamış ve kastetmiştir. Oysa Tanrı kelimesinin bu milletin köklerinde anlamını bulduğunu söyleyemeyiz. Burada anlamsız bir ısrarın kuyruğuna takılmaya gerek yok. Bu ısrarın bu millete ekleyecek hiçbir yararının olduğuna da inanmıyorum. Bunun kafa karıştırmaktan başka bir işe yarayacağını da düşünmüyorum.

Kavramlar kendi asli kullanıldıkları yerde anlamını bulurlar. Bizler Müslümanlara mahsus kavramlarla düşünme becerimizi kaybedecek olursak; bir köksüzlüğü de kabul etmiş oluruz. Bize belli bir kesim tarafından bir şeyler empoze edilmek isteniyor. "Aman canım, ha Allah ha Tanrı demişiz, çok mu mühim" diyenler de oluyor. Meseleyi bu kadar da basite indirgememek gerek; bilakis bu nokta tam da kırılma noktasıdır. Ben bir Müslüman olarak Tanrı kelimesinin kullanılmasından rahatsızlık duyabilirim. Bu rahatsızlığımın da makul gerekçelerini dini metinlerden referanslar bularak açıklayabilirim. Ama bu topraklarda "Allah" kelimesinden rahatsızlık duyulmasının hiçbir makul gerekçesi olamaz. Prof. Dr. Toşihiko İzutsu'nun Kur'an'da Allah Kavramı adlı kitabında bir şeyin altı çizilir; Allah kelimesini etimolojik olarak incelediğimizde, sadece kendine mahsus bir kelimedir ve onun yerine ikame edebileceğimiz ikinci bir kelime yoktur.

Türk bürokrasisine musallat olmuş bir kesim Allah kelimesinden bu kadar rahatsızlık duyuyorsa, bizim burada bu konuyu ele alıp konuşmamız gerekiyor.

Uluslararası izci lideri Dr. Mehmet Emin'den duyduğuma göre: 1950'den önce, Türkiyeli izciler Dünya İzcilik Bürosu'na kaydolmak istemişler. Ancak izci andında yer alan "Yaratana karşı vazifelerimi yaparım" maddesini, "Biz laiğiz, Tanrı anlayışı da nereden çıktı" diyerek izcilik faaliyetlerine katılmayı reddetmişler. Daha sonra bu maddeyi kabul etmeden kaydolamayacaklarını anlamışlar; çünkü izcilikte inanç boşluğu kesinlikle yoktur. 1950'den sonra kısmen inançlara saygılı bir yönetimin işbaşına gelmesiyle, toplumda bu algılar değişmiş, izci andı: "Yaratana, kendine ve topluma karşı vazifelerimi yapacağım" şeklinde yeniden düzenlenmiş ve 1950 yılında merkezi Cenevre'de bulunan Dünya İzcilik Bürosu'na üye olarak kabul edilmiştir. Bir izci, izci fuları takabilmek için önce izci yemini etmek zorundadır. İzci andı şöyledir:

"Allah'a (Tanrıya) ve vatanıma karşı vazifelerimi yerine getireceğime, izcilik töresine uyacağıma, başkalarına karşı yardımda bulunacağıma, kendimi bedence sağlam, fikirce uyanık ve ahlakça dürüst tutmak için elimden geleni yapacağıma şerefim üzerine ant içerim."

İzci andındaki Allah kelimesine bile tahammül edemeyen bir Hürriyet gazetesi var bu ülkede. İfade özgürlüğü deyip durdukları bu ülkede;  ifade özgürlüğünün bize bakan bir tarafı da olmayacak mı? Benim de Hürriyet gazetesini yöneten bu kafadan nefret etme hürriyetim var. Bu nefreti elimden almaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 07.07.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: bürokrasi, izci, fikir,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Umut Bulut

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Türk İslamcılığının çıkmazı
    2. Kış güneşi etkisi
    3. Başörtüsü sorun olmaya devam ediyor hâlâ
    4. Gözü gözden çıkaranlar karanlığı göze almalıdır
    5. Soy bir duruş: Neşet Ertaş
    6. Eyüp Sultan’da rezillik diz boyu
    7. Küresel itiraz
    8. Alayına isyan
    9. At hırsızlığı
    10. Müslüman ahlakın isyanı: Mehmet Bekaroğlu
    1. Katre-i Matem kritiği
    2. Türbanlı kızlar ve türbülansa yakalanmış adamlar
    3. Kelimelerin sivil generali: Nihat Genç
    4. Eyüp Sultan’da rezillik diz boyu
    5. Biz de tarafız...
    6. Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın hitabet tekniği
    7. At hırsızlığı
    8. Kış güneşi etkisi
    9. Beraber yürüdük biz bu yollarda...
    10. Üsküdarlı bir marka: Yılmaz Bayat
    1. Müslüman ahlakın isyanı: Mehmet Bekaroğlu
    2. Katre-i Matem kritiği
    3. Cülus yolunda iftar çadırı
    4. Eyüp Sultan’da rezillik diz boyu
    5. Birileri gelir birileri gider
    6. Biz de tarafız...
    7. Türbanlı kızlar ve türbülansa yakalanmış adamlar
    8. At hırsızlığı
    9. Küresel itiraz
    10. Soy bir duruş: Neşet Ertaş
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    2. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    3. 10 tane görevim var
    4. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    5. Birden fazla sınav dönemi
    6. Sağlıkçılar, 2 saat iş bıraktı
    7. Suriyeli çocuklar, hayata gülümsüyor
    8. Yaşamını 200 kiloluk üvey oğluna adadı
    9. Final heyecanı başlıyor
    10. Komşu ile hazırlık maçı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kadın garson zorunluluğu
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek