Ülkemizin boğucu gündemi çoğumuzun hayatını tesiri altına almış durumda. Her gündem bizleri asıl ve ebedî gündemimizden bir adım daha uzaklaştırıyor. Siyaset ve devlet eliyle halledilecek meseleler milletin başına da zaman zaman büyük dert ve yük getiriyor. Gerilim bizim hayatımızda artık kalıcı hale geldi.
Güne yeni bir pencere açarak başlamayı, dünyadan güzel haberler almayı, duymayı özledik. Gittikçe içe kapanan, köşeye sıkışan, daralan bir yapımız var.
Umudumuzu yeşerten haberler duymayı özledik.
Kendimizi görmeyi özledik.
Sesimizi özledik.
Bizimle birlikte atan kalplerin ahengini özledik.
İslâm kardeşliğinin dünyanın her şehri, her coğrafyası, her ülkesi, her noktası için geçerli olduğunu hatırlamayı özledik.
İslâm'ın insanların hidayetine vesile olduğunu görmeyi özledik.
İslâm'ın yankısının, sesinin her coğrafyada gürül gürül aktığını görmeyi özledik.
Daha temiz bir hayat için daha güzel insanların varlığından emin olmayı özledik.
İslâm'ın bir kurtuluş vesilesi olduğunu görmeyi özledik.
İnsanların İslâm'la kurtulduğunu duymayı özledik.
Afganistan'ın, Irak'ın dağlarında, çöllerinde Müslüman kanı akıtanlara karşılık, Batı coğrafyasında her gün birilerinin İslâm'la müşerref olduğunu görmeyi özledik.
Saldırılara, işgallere batı başkentlerde hidayete erenlerle cevap vermeyi özledik.
İslâm'ın düşmanlarını değil dostlarını görmeyi arzu ediyoruz.
Çin'de, Rusya'da, Japonya'da, Amerika'da hidayete eren, Allah'ın dinine dönen kardeşlerimizin dualarını, seslerini, dönüşümlerini özledik.
Hidayetin kalplerinde yeşermesini, imanın onları da huzura erdirmesini özledik.
NATO'nun, Amerika'nın yandaşlarının her gün binlerce askerle İslâm topraklarına saldırmasına, her gün onlarca Müslüman'ı şehit etmesine rağmen, onların en güçlü oldukları yerlerde, merkezlerinde birden İslâm'a yönelenleri özledik. Bir zamanlar bu ülkedeki en önemli gündem misyoner faaliyetleri idi. Neredeyse, İslâm ülkesinin bir Hıristiyan ülkesi haline geleceği endişesi vermişlerdi.
Apartmanlara açılan kiliseler, gizli gizli bu kiliselere üye olan gençler, birkaç yüz dolarla yeni benimseyenler... Hepsi bir puslu hava meydan getirmek için görevini yaptı. Hatta hiç Hıristiyan olmadığı halde çeşitli şehirlerde açılmaya çalışılan kiliseler... Sokaklarda dağıtılan broşürler, batıla davetler vs. vs.
Türkiye'nin bir İslâm ülkesi, toprağı, vatanı ve devleti olması bir yana, bu ülkede huzur, barış, kardeşlik, gayrı Müslimlerin yaşama güvenceleri ancak yine İslâm'ın hayatın her alanına hakim olmasıyla mümkün olacağı açıktır.
Türkiye'nin İslâm âleminin merkezinde yer aldığı bir dünyada yeryüzünün çok farklı iklimlerinde İslâm'la tanışan, İslâm'la hayat bulan, İslâm'la hayatı bulan yüzleri, seslerin haberleriyle sevinmek istiyoruz.
Kara Afrika'dan beyaz haberler duymak istiyoruz
İslâm coğrafyasına saldırmak için gelen ordulara, askerlere karşılık İslâm dünyasıyla, Müslümanlarla gönül bağı kuranlarla bağ kurmak istiyoruz.
Hidayetin bir müjde olarak dalga dalga yankılanmasını istiyoruz.
İslâm kimin kalbine düşerse orası, çoraklıktan, karanlıktan kurtuluyor.
İslâm kimin gönlüne düşerse, o gönül artık Mekke'yi, Medine'yi, Kahire'yi, İstanbul'u, Bağdat'tı özlüyor.
İnsanın Allah'tan koparıldığı bir çağda, insanın kendi hırslarının esiri haline getirildiği bir çağda, birtakım kavramların, dünya hızına ve hazzına dayalı kavramların insanı yücelteceğinin bir sihirle sunulduğu bir çağda, sihrin arkasındaki hakikati, sihrin arkasındaki manayı, sihrin arkasındaki ışığı görenler ancak bu büyüyü bozabiliyor.
Bütün saldırıların, bütün işgallerin, bütün baskıların merkezinde İslâm olduğu halde, bilhassa o merkezlerde güçlenen, yankılanan din İslâm'dır.
Hidayetten nasibi olanlar ebedî kurtuluşun mana ikliminde kalbini diğer Müslüman kardeşleriyle birleştiriyor.
İslâm müminler arasında bir rahmet ve vahdet bayrağı açıyor.
İslâm'la müşerref olanlar bir anda İslâm âleminin, İslâm coğrafyasının bir parçası oluyorlar.
İşgal haberleri değil, hidayet haberleri duymayı özledik.
Artan saldırılara karşı, bir insanın gönlünde yanan İslâm kandilinin o yüzdeki yansımasını, huzurunu, sükûnunu özledik.
İslâm âlemine, İslâm coğrafyasına yeni bir ismin katılmasını özledik.
Çinlilerin, Japonların, İngilizlerin, Amerikalıların, Rusların, bütün bir Kara Afrika'nın İslâm'la buluşmasını, tanışmasını bir hidayet vesilesi olmasını özledik.
İnsanın İslâm'la buluşmasındaki sıcaklığı, samimiyeti, kabulü özledik.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



