milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • VÜCUDA ŞİFA KAYNAĞI(ÇEMENOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Ne biçim hükmediyorsunuz?

15 ARALIK 2009
SAL 03:40

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Kâinattaki "Düzeni Koyan", düzenin ahengini sağlayacak üst referansların kendisinden alınmasını istemiştir. Yani Yüce Allah yeryüzündeki harmoniyi sağlamak için problemlerin çözümünde "halife" olarak yarattığı insanın bir üst değere müracaat etmesini uygun görmüştür. Peki ya insanlar o üst değeri kabul etmezse? İşte o zaman insan en başta kendi nefsine sonra da topluma zulmetmiş olur. Üst değer kâinattaki ahengin devamını sağlayan yegâne kanundur. Ahengin olmaması ise anarşiyi doğurur. Bu şartlarda yeryüzü hiçbir zaman Cennet'e dönüşmez. İşte insanın hilafeti hükmetme yetkisini kullanarak bu zulümleri ortadan kaldırma görevidir. Bu görev ise "hilafet bilincini taşıyan" Müslüman'a düşer.

Mutlak Hükümdar yeryüzünde hükmetme ve kanun yapma görevini "insan"a vermiştir. İnsan kanunları yaparken Allah'ın hükümlerinin rağmına hareket edemez. İnsan, yeryüzünde Yaratıcısının buyruklarıyla çelişmeyen kanunlar yaparak adaleti tesis eder ve böylece hilafetini gerçekleştirmiş olur. Bunu Hüseyin Hatemi "insanın hilafeti" ile bağıntılı olarak şöyle izah eder: "İlahi hilafet ödevi, Yaratıcı (Halık Fatır)nın müspet ilim konuları yanında 'değer yargısına' düzenlenen temel ahlakî normları da belirlediğini, kabul eden insanın, yeryüzünde ilahi sevgiden kaynaklanan 'adalet' ölçüt ve değerini hâkim kılma ödevi demektir." (İslam Hukuku Dersleri, İstanbul, 99, s.18) Şu durumda "Kanunları kim yapar?" sorusuna cevap olarak "insanlar" cevabını vermemizde bir beis yoktur. Nitekim "Mecelle"yi de yapanlar insanlardır. Fakat kanunları yaparken üst referansları nereden almaları gerekir diye sorulacak olursa, İslam bu sorunun cevabını "vahiy" olarak verir. Çünkü mutlak manada hükmün sahibi olan hükümdar Allah'tır. (Bkz. Tin ve Nas suresi)

Halife makamındaki insan yeryüzünde hükmederken üst değerlerini Mutlak Hükümdar'dan almak zorundadır. Eğer bunu almıyorsa yeryüzünde "adl"in yerini "zulm" alacaktır. Yani yasalar üst değere yani ilahi öğretiye dayandırılmadığı müddetçe, adalet tesis edilemez. Bizim burada "üst değer" ifadesini kullanmamızın nedeni şudur: Kur'an'ın hükümleri açıklaması genellikle icmalidir, tafsili değildir. Küllidir cüzî değildir. Bununla beraber Kur'an miras ve aile hukuku gibi sahaları tafsili olarak ele almıştır. Yüce Allah bu konuları tafsili olarak açıkladığına göre demek ki bu konular akli değerlendirmeye açık konular değildir. Yani Kur'an genellikle "özel" değil "genel" ilkeleri verir. İnsanlar bizzat kendileri, realiteyle, akılla ve bu genel ilkelerle çelişmeyecek ölçülerde kanunlarını kendileri yaparlar. Buna da din bir şey demez. İslam hukuk sisteminde aklî delil gösterme yani istidlal din nazarında ancak nakle dayandığında muteberdir. Sırf akıl hüküm teşriine nüfuz edemez. Teoride böyledir fakat esasında temelde aklî olan da naklî olan da birbirine uygundur.

Ali Bulaç "hukuku kim yapar" sorusuna şöyle cevap verir: "Hukuku kim yapar? Burada en önemli soru bu. Burada 4 tane seçenek var: Ya kral yapar, kral yapıyorsa mutlakıyetçi bir idaredir. Ya kilise yapar, burada teokrasi vardır. Ya devlet yapar burada otokrasi vardır. Ya da sivil birey yapar, burada da demokrasi vardır. Bence İslam'ın da nihai amacı, hukuku yani içtihadı sivil bireyin yapmasıdır." (Abant Platformu, Demokratik Hukuk Devleti, İstanbul, 2000, s,198) Burada Ali Bulaç'ın İslam'ın nihai hedefi olarak demokrasiyi göstermesi dışındaki söyledikleri yerindedir. Efendimiz zamanında olsun, dört halife ve sonrasındaki İslam devletleri zamanında olsun, kanunlar üst referanslarını İslam'dan almak koşuluyla İslam hukukçuları tarafından yapılıyordu. O zamanlar bunun adına demokrasi denilmiyordu ve böyle bir kompleks de zaten yoktu. Demokrasi kanunların yapımında üst referans olarak İslam'ın temel ilkelerini almayı kabul ediyorsa belki o zaman Ali Bulaç'ın söylediği doğru kabul edilebilir. Oysa bizim bildiğimiz demokraside üst değerle çelişen kanunlar bile oylanmak suretiyle halkın iradesine sunulur. Bu ise İslam'ın kabul edemeyeceği bir şeydir.

Kur'an üst referanslarını vahye dayandırmayan sistemleri ve hukuk felsefelerini temelden reddeder ve onları benimseyenlere; "Ne biçim hükmediyorsunuz?" (Kalem, 36) diye sitem eder. Ve onlara "Yoksa bir kitabınız mı var da ondan okuyorsunuz?" (Kalem, 37) buyurarak hükümlerini dayandırdıkları bir kitaplarının olmadığı hatırlatır. Bir kitapları olmadığına göre onların verdikleri hükmü tasdik eden herhangi bir "ilahî" dayanakları da yoktur.

Günümüzde ölçütlerini ilahi öğretinin dışından almayı tercih edenlere, bu ilkeleri nereden edindiklerini sorduğumuzda veya Kur'an'ın ifadesiyle; "Yoksa bir kitabınız mı var da ondan okuyorsunuz?" dediğimizde, çağdaş değerlerin doğmalarla değil ancak akılla bulunacağını iddia ederler. Oysa onların bu tutumlarının dayanağı akıl değil taşlaşmış önyargılarıdır. Zira aklın hidayet rehberi olan Kur'an-ı Kerim ve onun hükümleri ile bir alıp vereceği yoktur. Ayrıca Kur'an-ı Kerim'in de akılla bir hesabı yoktur. Aklı olmayanlar dinen mükellef sayılmadığına göre Kur'an yalnızca akıl sahiplerini muhatap almıştır. Şu durumda ne aklın Kur'an'la ne de Kur'an'ın akılla çelişmesi mümkün değildir. Yüce Allah bize bu aklı verdiğine göre ve biz insanlar da bize aklı veren Allah'ımıza haşa küsmediysek eğer; temel ilkelerimizi O'ndan almamamız için de bir sebep yoktur.

İlahi hikmetten habersiz olanların, iyiyi ve kötüyü birbirinden ayırıp doğru hüküm vermelerinin de imkânı yoktur. "Yoksa bir kitabınız mı varda ondan okuyorsunuz?" ayeti aynı zamanda müşrik zihniyete sahip olan insanlara hayatlarında bir takım ilkelerden mahrum olduklarını hatırlatır. Sanki "ne kadar ilkesiz yaşıyorsunuz?" dermişçesine onların kendileri için genel ilkeler belirleyecek ilahi bir kitaplarının olmadığını yüzlerine vurur. Müşriklerin bu ayeti işitince "Evet gerçekten de bizim karar veya hüküm vermemize yardımcı olacak bir kitabımız yok, dolayısıyla biz kararlarımızı ve hükümlerimizi nefsimize göre veriyoruz" demeleri gerekirken, inat etmekte keçileri kıskandıran bir tavır almaları ahret gününün dehşeti ile baldırı çıplak bir vaziyette karşılaşmalarına sebep olmuştur. (Bkz. Kalem, 42)

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 15.12.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: ali bulaç, kur'an, ayet, müslüman,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Aydın Başar

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Tek başına bir ümmet
    2. Yahyalılı İpek Hoca
    3. Soğuk sandalyeden sıcak yer sofrasına
    4. Muhterem Erbakan Hocamız
    5. Kur'an'ı anlamak...
    6. Ulvi dava, süfli davet
    7. Felsefe çukuru
    8. Cihatsız İslam olmaz
    9. İçinizdeki mücahidi uyandırın
    10. Felsefi argümanlarla dini savunmak
    1. Şems-Mevlana buluşması...
    2. Dinler arası diyalog...
    3. Namaz kılmayan çocuk
    4. Öteki Said-i Nursi...
    5. Muhterem Erbakan Hocamız
    6. Rep ve kolbastı
    7. Felsefe çukuru
    8. İslâm, demokrasi ve Bediüzzaman
    9. İsmet Özel’in derdi ne?
    10. Felsefi argümanlarla dini savunmak
    1. İslâm, demokrasi ve Bediüzzaman
    2. Dava bilinci...
    3. Rep ve kolbastı
    4. Cihatsız İslam olmaz
    5. Kabak çiçeği ve gonca gül
    6. Dua bilinci...
    7. İman tazeleme saati
    8. Halime Ana Hastanesi
    9. Şems-Mevlana buluşması...
    10. Amin buyur Sultanım
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    2. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    3. 10 tane görevim var
    4. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    5. Birden fazla sınav dönemi
    6. Sağlıkçılar, 2 saat iş bıraktı
    7. Suriyeli çocuklar, hayata gülümsüyor
    8. Yaşamını 200 kiloluk üvey oğluna adadı
    9. Final heyecanı başlıyor
    10. Komşu ile hazırlık maçı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kadın garson zorunluluğu
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek