milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • VÜCUDA ŞİFA KAYNAĞI(ÇEMENOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Nasıl bir Anayasa?

01 KASIM 2011
SAL 00:55

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Türkiye'nin siyasi gündeminin odağında yeni Anayasa tartışmaları duruyor. 1980 darbesinin imalatı olan 1982 Anayasa'sından kurtulabilmek için siyaset, sivil toplum örgütleri, odalar ve toplumun tüm kesimleri bir araya gelmiş durumda. Önceki gün ASKON'un düzenlediği Yeni Anayasa panelini izledim. Panelin konuşmacılarından Doç. Dr. Bekir Berat Özipek, ilk defa bir Anayasa sürecinin sivil bir iradenin yansımalarını sergilediğini belirterek, "İlk defa elimizdeki kırık dökük haklarımızı ve özgürlüklerimizi savunmak zorunda kalmıyoruz. İlk defa, toplumun tüm kesimlerinin bir araya geldiği bir Anayasa sürecini yaşıyoruz" dedi. bir araya gelebilmek, aynı amaç için toparlanabilmek, bir düşüncenin ve bir fikrin etrafında birleşebilmek gerçekten çok önemli. Ama, toparlandığınız masanın etrafından her birinizin de "asgari müştereklerde" anlaşarak kalkabilmesi, toplumun taleplerine uygun bir Anayasa'nın çerçeve halinde ortaya konulabilmesi de çok önemli. ASKON'un bilgilendirme faaliyetlerinden Yeni Anayasa Paneli'nin ikinci konuşmacısı Doç. Dr. Osman Can, toplumsal taleplere uygun, toplumun tüm renklerinin yansıdığı en renkli Anayasa'nın 1924 Anayasa'sı olduğunu söyleyerek, bu Anayasa'nın maddeleri açısından da hiçbir teferruata girmeden, kapsamlı bir toplumsal iradeyi yansıttığını ifade etti.

Osman Can, teferruat ve laf kalabalığı değil, bütünü kuşatan, çok az maddeyle hak ve hürriyetlerin hemen hepsine teşmil edilebilecek bir Anayasa'nın yapılmasının herşeyden önemli olduğunu kaydetti.

İnsan hak ve hürriyetleri açısından nasıl sancılı bir süreçten geçtiğimizi, siyasetin muğlak ifadeler çerçevesinde toplum mühendisleri tarafından nasıl dizayn edilmeye çalışıldığını, bu süreçte karanlığın efendilerinin kendi istek ve arzularına göre bir toplum biçimini bizlere nasıl dayatmaya çalıştığını çok iyi biliyoruz.

Çağdaşlık, laiklik gibi kavramları eğip bükerek, toplumun zihinlerini dönüştürecek senaryolar üreterek demokrasinin nasıl askıya alındığını, elbette çok iyi biliyoruz.

Yeni Anayasa bunun için çok önemli. Sadece devletin otokratik ve bürokratik gücünü toplumun sırtındaki kambur olmaktan çıkaracak bir yönü olmamalı yeni Anayasa'nın. Aynı zamanda demokrasinin tüm kural ve kaideleriyle ortaya konulabildiği, özgürlüklerin lafta ve kağıt üzerinde değil, gerçekten yaşanılabilir bir boyuta taşındığı yönü olmalı Anayasa'nın.

Yıllardır muğlak ifadelerin arkasında gizlenen toplum mühendislerinin, kılığımızı kıyafetimizi, zihinlerimizi, düşüncelerimizi dizayn etmeye çalıştığı, bütün bunları Anayasal bir zeminde topluma giydirmeye çalıştığı bir süreci yaşamaktan, her dönemde bu sancılı dönemlerin ardından farklı kazanımlara ulaşmaya çalışmaktan bıktık usandık.

Demokrasi ve insan hakları, din ve vicdan hürriyeti, devletin tepeden inme bizlere sunduğu bir ulufe, dağıttığı bir hak olmamalıdır.

Evrensel hak ve hürriyetler, Türkiye'nin gümrük duvarlarından geçerken, evrim geçirip, bambaşka bir kılığa ve kıyafete büründürülmemeli, çağdaş normlarından hiçbir kayba uğramadan aynen insanlarımıza yansıtılmalıdır. "Burası Türkiye, bizim şartlarımız budur, biz ne dersek o olur" zihniyeti, artık bu Anayasa sürecinde tarihin kara sayfalarında yerini almalıdır. Yeni Anayasa yapım sürecinde, yapılması gerekenler kadar yapılmaması gerekenleri de tartışmalıyız.

Zira, bizler bu sürecin pozitif yönüne bakarken, negatif boyutunda ihmal edilmeyecek bir çok yalın gerçek duruyor. Gözlerimizi kapatarak değil, dört açarak bu meseleyi halledebilirsek, bu süreci başarıyla tamamlamış oluruz. Yoksa gelenin gideni arattığı bir modeli asla kabul edemeyiz.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 01.11.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: anayasa, çağdaş, laik,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Nedim Odabaş

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Şehirlerin ruhu
    2. Vehbinin kerrakesi
    3. Anayasa yazım süreci
    4. Rıza üretmek
    5. Küresel emperyalizm
    6. Kalkıp mum yakmak
    7. Tiyatroların özelleştirilmesi
    8. Kanaat ve kriz
    9. Gençlik dizileri
    10. Kavram kargaşası
    1. Adalet nedir?
    2. Magazin nedir?
    3. Toplumsal dönüşüm
    4. Boş programlar
    5. Hacı
    6. Safi güzellemesi
    7. Ele verir talkını…
    8. Nasılsınız?
    9. Star üretemedik alaturka verelim
    10. Türkiye’nin gücü (!)
    1. Edepsizlikte sınır yok!
    2. Dejenerasyon
    3. Toplumsal çürüme
    4. Adalet nedir?
    5. Zonguldak konferansımız
    6. Türkiye’nin gücü (!)
    7. Kirli reyting sarmalı
    8. Krizi geçiştirmek
    9. Ekran kirliliği
    10. Konjonktür medyası
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    2. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    3. 10 tane görevim var
    4. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    5. Birden fazla sınav dönemi
    6. Sağlıkçılar, 2 saat iş bıraktı
    7. Suriyeli çocuklar, hayata gülümsüyor
    8. Yaşamını 200 kiloluk üvey oğluna adadı
    9. Final heyecanı başlıyor
    10. Komşu ile hazırlık maçı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kadın garson zorunluluğu
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek