Amerika Birleşik Devletleri bir yıl sonra yeni bir başkan seçecek. Başkan Obama ya devam edecek ya da kendisine 'dur' denilecek. Eğer seçilemezse, Cumhuriyetçi üç adaydan biri, Ron Paul, Rick Perry, Mitt Romney, ABD'nin yeni Başkanı seçilecek. Gelecek yıl Ağustos ayına kadar bu üç adaydan hangisinin Obama'ya karşı yarışacağı belli olacak.
Şu ana kadar yapılan yoklamalarda Teksas Valisi Rick Perry birinci, eski Massachusetts eyaleti Valisi Mitt Romney ikinci ve Teksas'tan Kongre üyesi Ron Paul üçüncü sırada yer alıyor. Adaylardan Mitt Romney ikinci kez aday oluyor. 2008 seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi Parti'den aday adayı olmuş olan Romney, Mormon asıllı (Hıristiyanlığın farklı bir mezhebi). Romney'in 2008 seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti'nin adayı olamamasının belki de tek sebebi Mormon olması.
Adaylardan Ron Paul ise ilk olarak 1988 yılında Libertarian Partisi'nden başkan adayı oldu. Paul'un ikinci denemesi ise 2008 seçimleri öncesinde oldu. Cumhuriyetçi Parti'den aday adayı oldu ancak o da Romney gibi aday olarak seçilemedi. Eski bir Vietnam gazisi olan Paul'un Amerikan siyaset, iş ve medya çevrelerinde pek popüler olmamasının sebebi ise savaş karşıtı ve özgürlükçü fikirleri.
Mitt Romney ve Rick Perry'den farklı olarak Paul, ABD'nin İsrail'e her yıl milyarlarca Dolar silah yardımı yapmasına karşı çıkıyor. İsrail'in ABD'nin yardımına ihtiyacı olmadığını düşünen Paul, 2009 yılında Gazze'de gerçekleştirilen katliama karşı İsrail'i destekleyen Kongre'nin kararına da karşı çıkmıştı. Paul aynı zamanda 2002 yılında ABD Kongresi'nde Irak işgaline karşı çıkan tek Cumhuriyetçi olarak biliniyor.
Cumhuriyetçi Parti'nin aday adaylarından bir diğer ise Teksas Valisi Rick Perry. Kamuoyu yoklamalarında Romney ve Paul'un önünde gidiyor. Perry geçtiğimiz hafta yaptığı bir açıklamayla dış politikasını nasıl oluşturacağı yönünde ipuçları verdi. Birleşmiş Milletler'in Filistin'i bir devlet olarak tanıması halinde ABD'nin BM'yi finanse etmeyi sonlandırmasını istedi. Ayrıca Filistin ve İsrail'i eşit düzeyde gördüğünü iddia ettiği Obama'yı da bu yüzden eleştirdi ve "İsrail ve İsrailliler bizim en eski ve en demokratik dostumuz ve İsrail ile Filistinlilerin acılarını eşit tutmak bir hakaret" ifadelerini kullandı.
Perry'nin bu sözleri sürpriz değil. Zira Perry de başkan seçilebilmek için İsrail ve ABD'deki İsrail lobisinin desteğine ihtiyaç duyduğunun farkında. Ancak henüz Türkiye'nin gündemine girmemiş olan ABD Başkanlık seçimleri ve Rick Perry'nin bizim gündemimize girmesinin nedeni başka.
Teksas'ta faaliyet gösteren Türkiye kökenli Müslüman 'dini-siyasi' bir grupla da iyi ilişkileri bulunuyor Perry'nin. Bu grubun davetlerine iştirak ediyor, toplantılarında konuşmalar yapıyor ve ödüller alıyor. Türkiye'nin siyasi ve ekonomik olarak ilişkilerini minimize ettiği İsrail'in sıkı bir dostu olan Perry'nin Türkiye kökenli Müslüman 'dini-siyasi' grup tarafından desteklenmesi ise ilginç.
Belki çoğu kişi dikkat etmemiştir ama, Mavi Marmara'da 9 vatandaşımızı şehit eden İsrail'e karşı Hükümetin geç de olsa almış olduğu yaptırım kararlarıyla ilgili olarak bu grubun Türkiye'de bağlantılı olduğu medya organlarının hiçbir tutum belirlememesi de dikkat çekiciydi. ABD'de katı İsrail dostu bir adayı destekleyen bu 'dini-siyasi' grubun İsrail'le nasıl bir ilişkisi olabilir ki! Bazen bu tür girift ilişkileri anlamak çok zor. Müslüman bir tarikat, cemaat ya da adına ne derseniz deyin, neden Müslüman dostu olmayan birini destekler gerçekten anlamak zor?


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



