milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • VÜCUDA ŞİFA KAYNAĞI(ÇEMENOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Mülk Allah'ındır

28 KASIM 2010
PAZ 02:05

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

GERÇEK sahip ve mâlik Allah'tır. İnsanların bir mala veya şeye sahip olması geçicidir, hattâ sahiplik değil, emanetçiliktir.

Şu tarla ve bahçe sahip değiştirip durdu. Şu andaki sahibi veya emanetçisi sensin, sen ölünce sahipliğin de bitecek.

Ülkelerin (mülklerin) de hakikî sahibi Allah'tır. Dilediği kavme (topluma)verir, dilediğinden alır.

1683'e (İkinci Viyana bozgunu yılı) kadar Osmanlı devleti çok büyüktü. İstanbul'dan atla veya gemiyle git git bitmezdi. Şimdi Macaristan'da bulunan Eğri şehri Osmanlınındı, içinde camiler, minareler, medreseler vardı, günde beş kez ezan okunur, namaz kılınırdı. Sonra Allah bu şehri aldı, başkasına verdi.

İstanbul 1453'e kadar bizim değildi. O tarihte bize emanet olarak verildi.

Allah'ın Sünnetullah denilen ilahî kanunları vardır. Onlardan biri de şudur:

Kullar emanetlere hıyanet ederlerse, Allah dilerse o emanetleri onların ellerinden alır, başkalarına verir.

Mekke, Medine, Bağdat, Şam, Halep, Kahire, Selanik, Yanya, Hanya, İşkodra, Filibe ve daha nice şehir bize emanet olarak verilmişti. Sonra bizden alındı.

Bir Müslüman "Biz mülkün asıl sahibiyiz, mülkümüz ilelebed elimizde kalacaktır, onu kimse bizden alamaz" gibi lâflar etmez.

Bundan yüz sene önce İstanbul'da mitingler yapılıyor, "Girit bizim canımız, feda olsun kanımız" diye haykırılıyordu. Girit elimizden gitti. Sadece Girit mi? Ege denizinde, burnumuzun dibindeki adaları bile kayb ettik.

İstanbul emanetine riayet ediyor muyuz? Bu şehirde adaletle hükm ediyor muyuz? İstanbul'a ahlâkı ve fazileti hakim kılabildik mi? İstanbul'u hikmetle idare ediyor muyuz? İstanbul'da emr-i mâruf ve nehy-i münker yapıyor muyuz? İstanbul'da fuhşiyyat (her çeşit azgınlık) ile mücadele ediyor muyuz? İstanbul'un modern Sodom ve Gomore olmaması için elimizden gelen bütün gayreti sarf ediyor muyuz? İstanbul'da Allah'ın yapın dediklerini yapıyor, yapmayın dediklerinden uzak duruyor muyuz?

Ülkemizin bir kısmının elimizden çıkması ihtimali var. Adaletle, insafla, hikmetle, ahlâk ve faziletle, doğruluk ve dürüstlükle idare etmiş olsaydık emanetin elimizden alınma ihtimali olmazdı.

Kendi halkına insan pisliği yedirirsen emanet senden alınır.

Halk emanetullahtır, yani Allah'ın sana emanetidir. İdareciler halka adaletle, şefkatle, merhametle muamele etmezse emanet ellerinden alınır.

Mülkün asıl sahibi ve maliki olan Allahu Teâlâ hazretleri zulümden, fısk ve fücurdan, fuhşiyyattan, azgınlıktan, rüşvetten, haram yenilmesinden, ribadan, işretten hoşlanmaz. Toplumun fakir sınıflarının ezilmesinden razı olmaz.

Bir şehir eski Sodom ve Gomore'ye benzemeye başlayınca orada yaşayanlar başlarına azap inmesinden korksunlar. Kötüler de korksun, iyiler de... Kötüler kötülük yaptıkları için, iyiler kötülüğü engellemeye çalışmadıkları için.

Kur'ândaki "Beldetün tayyibetün" kelimeleri ebcet hesabıyla İstanbul'un fethi tarihini verir. İstanbul mübarek bir şehirdir. Bu şehirde azgınlık çoğalırsa, ahlâksızlık ve rezillik Sodom ve Gomore'yi geride bırakırsa korkun korkun korkun.

Sınırları aşan bir toplum, ila âhiri'd-deveran vur patlasın, çal oynasın günah işlemeye devam edeceğini sanmasın.

Ne zaman gelir, nasıl gelir, nereden gelir belli olmaz... Vakt-i merhunu gelince gelir. Bazen bir volkan patlar, bazen deniz şahlanır karaları yutar, bazen deprem olur, bazen büyük bir ateş zuhur eder, bazen dehşetli bir savaş vurur.

İş işten geçmeden tevbe etmeli, Allah'ın itaat dairesi içine girmeli, Peygamberin Sünnetine sarılmalı, Allah'ın inzal ettiği hükümlerle hükm etmeli, dosdoğru Müslümanlar olmalıyız.

Azgınlığın, zulmün, fıskın, fücurun, isyanın, tuğyanın sonu iyi olmaz. "Namazı terk edip şehvetlerine uyan bir toplum" iyiye gitmez. Halkın bir kısmı aç ve sefil iken zenginlerin lüks ve israf içinde yaşaması büyük bir zulümdür.

Acaba gafletten uyanabilecek miyiz?

* (İkinci yazı)

BU KARGAŞADA AYDINLANMAK NE ZOR

BÜYÜK gazeteler, büyük televizyonlar... Orta gazeteler, orta televizyonlar...Binlerce küçük gazete, yüzlerce mahallî televizyon...

Hergün binlerce haber, yorum, köşe yazısı... Yüzlerce iddia...

Gırtlağımıza kadar enformasyon... Boyumuzu aşan dezenformasyon...

Dinciler dinsizler... Sağcılar solcular... İlericiler gericiler...Şucularbuculur... Masonlar, cemaatler, tarikatlar, klikler, baskı grupları, çeteler meteler...

Kripto Yahudiler Kripto Ermeniler...

Böyle bir ortamda gerçekleri nasıl öğreneceğiz?

Sağlam ve doğru haber ve yorumlar ile dezenformasyon haberlerini ve yorumlarını nasıl ayırt edeceğiz?

Bu kargaşa içinde ülkenin gerçek gündemini nasıl tesbit edip bileceğiz?

Kendimizi yalanlardan dolanlardan nasıl koruyacağız?

Manipülasyon tuzaklarına nasıl düşmeyeceğiz?

Medyatik kasırgalar içinde sağa sola savrulup duruyoruz.

Keşke âdil bir kurum olsa da her gün, okunması gereken 25 makale, köşe yazısı, haber ve yorumun listesini yapsa.

Bendenizin televizyonu yok, o cepheden kendimi biraz koruyabiliyorum.

Gazete de okumam...

Dış dünya ile ilişkim internet siteleriyledir. Bir iki saat siteden siteye dolaşıyorum, kafam allak bullak oluyor.

Böyle bir iletişim ortamında ehemm (en önemli) ile mühimmi ayırt etmek çok ama çok zor.

Olup bitenlerin iç yüzünü öğrenmek çok zor.

Dönen dolapları öğrenmek çok zor.

Aydınlanmak çok ama çok zor.

İçinde yaşadığımız devir kafa/zihin karışıklığı devridir.

Hürriyet varmış. Pöh!..

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 28.11.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: mehmed, şevket, eygi,

Yazar

Mehmet Şevket Eygi

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Kemalistler Hakimlik, Savcılık yapabilir mi?
    2. Ümmetsizlik ve İmamsızlık Esaret ve Zillet Demektir
    3. Vefâsız Müslümanlar!..
    4. Sevgili Müslüman Kürt Kardeşlerime
    5. Çocukların Anayasa İstekleri
    6. Pakraduniler
    7. M.Kemal Paşa'nın En Büyük Muhalifi
    8. Sihlere Sarık Özgürlüğü
    9. Bozuk Gıda Maddelerinde Eski Hamam Eski Tas
    10. Çok Faydalı Beyannameler
    1. Ergenekon Nedir, Neyi Amaçlıyor?
    2. Elimize Geçen Kozları Değerlendiremiyoruz!
    3. Yalan Söyleyen Bakan
    4. Feribottaki Açık Ahlaksızlık
    5. Beyinsizler!
    6. Çok Önemli ve Uyarıcı bir Hadîs-i Şerif
    7. Ehlisünnete Karşı Açılan Amansız Haçlı Seferi
    8. Hangi Cemaatler Ehl-i Sünnettir?
    9. Deniz Gezmiş’ler
    10. Dini Kadınlarla Bozmak
    1. Yahudiler Davos’un İntikamını Alır mı?
    2. Gerçek ve İcazetli Ulemanın Müslümanları Uyarması Gerekir
    3. Cahiller İctihad Yaparsa...
    4. Kimleri ve Neleri Severim veya Sevmem?
    5. Kemakân Beye Açık Tebrik ve Teşekkür
    6. Bugün Neler Yapmalıyım?
    7. Yahudilerin Büyük Hatâları
    8. Dönen Dolapları Bilmiyoruz
    9. Yaygın Fitne ve Fesatlar
    10. Ergenekon Nedir, Neyi Amaçlıyor?
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    2. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    3. 10 tane görevim var
    4. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    5. Birden fazla sınav dönemi
    6. Sağlıkçılar, 2 saat iş bıraktı
    7. Suriyeli çocuklar, hayata gülümsüyor
    8. Yaşamını 200 kiloluk üvey oğluna adadı
    9. Final heyecanı başlıyor
    10. Komşu ile hazırlık maçı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek