milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • VÜCUDA ŞİFA KAYNAĞI(ÇEMENOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Mükerrer ihanetler

03 NİSAN 2010
CMT 03:05

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Yüzyıllar var ki bu topraklarda büyük davalar ve büyük dava adamları, büyük sevdalar ve büyük sevda adamları yaşatıldı. Büyük imparatorluklar, büyük medeniyetler kuruldu. Ancak yüzyıllar boyunca süren bu büyük davalara büyük ihanetler de eşlik etti. Çileyle, kanla, gözyaşlarıyla, mürekkeple karılmış bu topraklardan kimler gelip geçmedi ki. Barış ve esenlik yurdu olmanın yanı sıra vahşi eylemler de yerini aldı bu topraklarda. İhanetlerin boyutlarını tarif etmek çok zor ve acı verici bir durumdur. Bu ihanetleri gerçekleştirip Müslüman halkın alnına büyük kara leke sürenlerin aymazlığını, vurdumduymazlığını, sorumsuzluğunu tarih affetmeyecektir. "Zalime sen zalimsin, haksızsın demeyen bir Müslüman için yeraltında olmak, yer üstünde olmaktan daha hayırlıdır" hadisini hatırlayınca yüreği burkuluyor insanın. En azından bu tanıma girmemek için yazıp konuşmak, yüreğin en rakik damarları kan ağlasa da dile getirmek gerekiyor bu gerçekleri. İşte bu yüzdendir tüm haykırışım. Binlerce yıllık bir katliam ve mühtedi hareketinin bir planı, bir parçası olup, beş kuruşluk bir servet ve yarım koltuk bir makam için; gerçekçi bir ehlileştirme, soysuzlaştırma ve köleleştirme olan batılılaşma çalışmalarına katılanların büyük ihanetine tanıklık ediyor bu topraklar.

Dün Kahramanmaraş'ta gencecik kızlarımızın namusunu kirleten Fransız askerlerinin yaptığı ne kadar alçakça ve hayâsızca bir durumsa, bugün o zihniyetin temsilcileriyle dost olup bütünleşmeye çalışmak da aynı şekilde alçakça ve hayâsızca bir durumdur. Bugün Irak'ta, Afganistan'da, Filistin'de ve diğer Müslüman coğrafyalarında; kızlarımızın namusunu kirletenlerin temsilcileriyle birleşmek ve bütünleşmek için yapılan çalışmaları maharet zannedenler tarihteki ihanetleri hatırlatıyorlar mı? Şimdi mükerrer ihanetleri yaşıyoruz yeniden. Şimdi kalbimizi yaralayıp kanatan şey; sadece bu iğrenç tecavüzler ve cinayetler değil, bu cürümleri işleyen canilere ve kâfir conilere gönderilen gülücük ve dostluk mesajlarıdır. Bu mükerrer ihanetler daha acı verici, daha kanatıcı ve daha derin yaralar açıyor kalbimizde. Bir millet için gurur ve şerefinin ayaklar altına alınmasından daha incitici bir şey olamaz. İnsanların umudunu alıp boşa çıkarmaktan ve onun üzerinden yürümekten daha büyük bir ihanet olamaz. Bir halk cinayete ve hırsızlığa karşı sabredebilir, kayıtsız kalabilir; ama kendi geleceğinin, istiklal ve istikbalinin kaybolma tehlikesine karşı kayıtsız kalamaz.

Dün, Anadolu'yu işgal edenlerle, bugün Irak'ı ya da başka bir ülkeyi işgal edip tarumar edenler arasında ne fark var? Dün, İzmir'de, Şanlıurfa'da, Adana'da topraklarımızı işgal edenleri düşman kabul edip onlarla savaşmadık mı? Peki, bugün bize ne oluyor ki aynı ahlaksız, acımasız zalimleri dost diye kucaklayıp bağrımıza basıyoruz. Kendi medeniyet iddiamızdan vazgeçip onlarla ittifak edip birleşmek istiyoruz. Tarih acaba bunu nasıl yazacaktır? Nasıl değerlendirecektir? Bu; savaş sırasında cepheyi terk edip karşı tarafa geçmek anlamına gelmez mi? Bu hengâmede kimin dost, kimin düşman olduğunu birbirine karıştırılır oldu. Kendimize yakın tuttuğumuz düşmanlar hiçbir zaman dost olmadı, uzak tuttuğumuz dostlar ise düşmanlar gibi bizden ırak oldu, farkında değiliz.

Bütün bir halk olarak derin bir uykuya dalmış, korkunç kâbuslar görüyoruz. Uyanmanın ve bu kâbuslardan kurtulmanın yolu olarak düşmanımızın yanında yer alıp kendi değerlerimizi terk etmekte bulduk. Bir kafa karışıklığı, bir fikir bulanıklığı yaşıyoruz. Bu, tecavüzcüsüne âşık olmuş, akılsız ve çaresiz kızın hikâyesine benzer. Sütçü imam ilk kurşunu bir hanımın başörtüsüne uzanan Fransız askerine sıkmamış mıydı? Ne gariptir ki bugün Sütçü İmam Üniversitesi'ne başörtüsüyle girmek yasaktır. Fransızların bir şey yapmasına gerek yok ki. Dün düşmanın elimizden almaya çalıştığı değerleri bugün kendi isteğimizle yok ediyoruz. Dün Fransızların, İngilizlerin, Rumların silah zoruyla elimizden alamadığı, uğruna savaşıp kan döktüğümüz değerlerimizi bugün kendi ellerimizle yasaklayıp hayattan kovuyoruz. Peki, biz bu duruma nasıl geldik. Bu duruma çağdaşlaşma, yenileşme, batılılaşma, modern dünyayla bütünleşme istek ve arzularıyla geldik. Tozpembe hayallerle yeni bir dünya, yeni bir hayat kuracaktık kendimize. Cephede öldürüp vatanımızdan kovduğumuz düşmanın hayat sistemini, değerlerini alıp gelişeceğimizi, kurtulacağımızı zannettik. Bu sadece bir hayaldi. Cellâdına âşık olmuş insanlar diyarı haline geldi bu ülke. Tarihte hiçbir millet cepheyi terk ederek, savaştan kaçarak zafer kazanamamıştır. Topunu tüfeğini bırakarak, düşmana teslim olarak savaşı kazanamamıştır. Bizim en büyük gücümüz imanımızdır. En büyük topumuz, silahımız manevi değerlerimizdir. En geniş, en sağlam cephemiz, öz kültürümüzdür. Batlılaşma ve Çağdaşlaşma adı altında yapılan yeniklikler aslında cepheyi terk etmektir. Kendi öz değerlerimizi bırakarak başka bir medeniyetin değerlerine sarılmak aslında savaştan kaçmaktır. Çünkü biz Kurtuluş Savaşını bu değerlerden aldığımız güçle bu değerler uğruna savaşarak kazanmıştık.

Yenilik ve değişim arzularıyla, medeni dünya rüyalarıyla yola çıkanların, yolun ortasında kaldıklarını, ihanet ettikleri davalarına geri dönemediklerini de derin üzüntüyle görüyoruz. Artık onların Müslüman kızlara tecavüz eden, ihtiyarları ve çocukları öldüren Amerikan askerlerine gıda yardımı göndermekte bir beis görmediklerini içimiz kan ağlayarak görüyoruz.

Batı toplumu; sel gibi bir öfkeyle, bitmek tükenmek bilmeyen haçlı ordularıyla, çağdaş haçlı seferleriyle, coğrafyamıza yönelik kanlı harekatlara imza atarken, biz onlarla bütünleşmek için çabalayıp duruyoruz. İşte tecavüzcüsüne âşık olma ahmaklığı budur. İşte bu kuzuyu kurda teslim etmektir. Bütün bu gerçekler ortadayken, biz hala katillerle, zalimlerle, tecavüzcülerle dost ve müttefik olmaya çalışıyoruz. Onların dünyasına, yaşam tarzına, alışkanlıklarına hayranlık duyuyoruz, onlar gibi olmak istiyoruz. İşte bu çabalara mükerrer ihanetler denir. Bu binlerce yıllık soysuzlaştırma hareketine kendi medeniyetimizden vazgeçerek teslim olmaktır. Halkı bu oyuna inandırmaya da soysuzlaştırma hareketi denir. Mükerrer ihanetler denir. Akılsız bedhahlar da yenilik adı altında kendi özlerinden kopup karanlık girdaplara girdiklerinden bihaber yaşıyorlar.

Ey Allah'ım sen aklımızı ve imanımızı koru. Bizi Allah dostlarından başka kimselerle dost kılma.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 03.04.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: anadolu, namus, dost, müslüman,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

İsmail Okutan

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Eğitim nasıl bir insan tipi hedefliyor
    2. Post modern eğitim darbesi
    3. Tarihin ölü toprağını yeşerten mücadele
    4. Hormonlanmış nesiller toplumsal bünyeyi bozuyor
    5. Arapça yetmez Osmanlıca'yı da istiyoruz
    6. Öz benliğinden uzaklaşmanın sonu yokoluştur
    7. Birleşik vampirler Libya'dan defolun!
    8. Öğretmen ithali et ithaline benzemez
    9. Değişikliğe mantığım evet diyor
    10. Ramazan’ın kutsiyetini kirletmek…
    1. Hamza yürekli olabilmek...
    2. Zulümden adalete Hicret...
    3. Kuşatılmış hayatın tutsak insanları...
    4. Milli Görüş’ü niçin desteklemeliyiz?
    5. Değişikliğe mantığım evet diyor
    6. Kemal Sunal gençliği yetiştiren eğitim
    7. Kürt açılımı değil, emperyalist kumpas
    8. Çanakkale topla değil, BOP’la geçildi
    9. Mükerrer ihanetler
    10. Tam bağımsızlık hedefinin neresindeyiz?
    1. Kürt açılımı değil, emperyalist kumpas
    2. Çok şükür İmam Hatipliyim
    3. Kürt sorunu üzerine mülahazalar
    4. Çanakkale topla değil, BOP’la geçildi
    5. Öğretmen ithali et ithaline benzemez
    6. Arapça yetmez Osmanlıca'yı da istiyoruz
    7. Mükerrer ihanetler
    8. Kuşatılmış hayatın tutsak insanları...
    9. Tam bağımsızlık hedefinin neresindeyiz?
    10. Sırada genetiği değiştirilmiş beyinler var
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    2. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    3. 10 tane görevim var
    4. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    5. Birden fazla sınav dönemi
    6. Sağlıkçılar, 2 saat iş bıraktı
    7. Suriyeli çocuklar, hayata gülümsüyor
    8. Yaşamını 200 kiloluk üvey oğluna adadı
    9. Final heyecanı başlıyor
    10. Komşu ile hazırlık maçı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek