milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • VÜCUDA ŞİFA KAYNAĞI(ÇEMENOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Muhammedül Emin

14 EYLÜL 2007
CUM 01:07

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Peygamberimizin hayatını anlatan ve İslâm literatüründe “siyer” ya da “siyer-i Nebi” olarak tanımlanan eserlerde,  risalet, yani peygamberlik görevine başlamadan önceki hayatında da Allah Rasulü’nün yaşayışı örnek teşkil eder. Risalet görevine başladığı 40 yaşına kadarki hayatını “Muhammed-ül emin” nitelendirmesi bir bakıma özetler.

“Muhammed-ül emin” nitelendirmesi, O’nun söz ve davranış, özü ve sözü yönüyle güvenilir bir şahsiyet olduğunu anlatıyordu. Demek oluyor ki, farzımuhal Allah Rasulü, Peygamberlik göreviyle onurlandırılmamış olsaydı bile, sözkonusu güvenilir şahsiyetiyle yine de içinde yaşadığı toplumca böyle kabul edildiği için öyle de hayatını sürdürecek ve tamamlayacaktı, denebilir.

Bu müemmen, yani güvenilir şahsiyetine delalet eden bazı olaylar ve tanıklıklar içinde en dikkate değeri, bilindiği üzere “Beytullahın” örtüsünün değiştirilmesi olayıdır. Beytullah, yani Kabe’nin örtüsünün belli dönemlerde değiştirilmesi gerektiğinde, bu değiştirme hizmetini üstlenmek başlı başına toplumsal bir itibar ifade ediyordu. Kabile asabiyetinin üstünlük, itibar, soyluluk göstergesi sayıldığı bir kültürde Kabe’ye hizmetin ayrı bir yeri ve önemi vardı. Bu aynı zamanda kabileler arası rekabet, mücadele, hatta düşmanlığın da nedeni olabiliyordu.

İşte Kabe’nin örtüsünün yenilenmesi esnasında kabileler arasında anlaşmazlık ortaya çıkar. Her kabile yeni örtünün kendisi tarafından Kabe’ye takılmasını ister ve mesele çatışmaya ramak kalır. Allah Rasulü (ki henüz risalet görevi verilmemiştir) oradan geçerken, anlaşmazlığı, çatışmayı önleyici bir tedbirin uygulanması için hakem seçilir. Baş vurduğu tedbir, örtünün orada bulunan ve iddia sahibi olan kabile temsilcilerinin hep birlikte örtünün bir yerinden tutarak değiştirilmesi olur. Asıl olan Allah Rasulü’nün, güvenilir şahsiyeti dolayısıyla hakem seçilmesi ve uyguladığı tedbirin, yani çözümün itirazsız kabul edilmesidir. Bir başka söyleyişle Allah Rasulü’nün ahlâkî kişiliğinin tam olarak görülmesi, benimsenmesi ve onaylanmasıdır. Erdemliliği üzerinde tam ve açık bir oybirliğinin gerçekleşmesidir.Bu husus o kadar önemlidir ki, daha sonra  risalet görevi tevdi edilerek İslâm’ı tebliğ etmeye başladığında, aynı toplum ve bireyleri hemen bunu kabul etmeyecekler, bir kısmı açık bir mücadeleye de başlayacaklardır. Yani tebliğ edilen yeni inanç ilkelerini reddedeceklerdir, ama “Muhammed-ül emin”, güvenilir şahsiyeti, ahlâki güvenilirliğini bu reddedişlerin konusu bile olmayacaktır. Şöyle de söylenebilir: Tebliğ edilen yeni din ve inanç ilkelerini reddedenler, Allah Rasulü’nün müemmen, güvenilir şahsiyetini, ahlâkını hiçbir zaman tartışma konusu yapmayacaklar, yapamayacaklardır. Sözgelimi Peygambere ahlâki şahsiyeti dolayısıyla yalancılık, vefasızlık, iffetsizlik vb. ithamda bulunamayacaklardır. Çünkü böyle bir itham O’nun ahlâki şahsiyetiyle bağdaştırılamıyacağı gibi, ithamda bulunanı töhmet altında bırakacaktı.

Elbette Yüce Allah, hakikatini, emanetini insanlara tebliğ etsin diye seçeceği kimseyi her türlü kötülükten, erdemsizlikten, tehlikeden koruma kudretindedir. Her mü’min, her Müslüman bunu bir imanın gereği olarak anlar. Dikkat çekmek istediğimiz husus bu değildir. Ahlâktır. Ahlâki kişiliktir. Öyleyse yapmamız, gözetmemiz gereken, AllahRasulü’nün bir “siyeri” olarak müemmen, güvenilir bir kişiliği hayatımızda gerçekleştirmektir. Şöyle de diyebiliriz: Müslüman, kendisinden emin olunan, ona güvenilen; “elinden, belinden, dilinden” kötülük hasıl olmayan, olmayacak olan kimsedir.

Aynaya tutalım bir kere, bizzat kendimiz kendimizden emin miyiz?

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 14.09.2007 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

İsmail Kıllıoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Sanatçının ciddiyeti
    2. Başkanlık Sistemi
    3. Gençlik ve Kapitalizm
    4. Meçhule seyahat
    5. Tiyatro ve sanat
    6. Gaddarlığın ve zulmün ciynakları
    7. Özgüven ve özeleştiri
    8. Hukukta temel norm sorunu
    9. Afganistan, NATO ve Türk askeri, niçin?
    10. İktidar üzerine aykırı düşünceler
    1. Muhammed-ül Emin
    2. Sınanan özgürlük
    3. Bütünleştirme mi, bütünleşme mi?
    4. Filistin sorunu ve ötesi
    5. Yerlilerin başkaldırısı
    6. Sivil toplum
    7. Sn. Numan Kurtulmuş’u izlerken
    8. Devletin çöküşü ve helikopter kazası...
    9. Algılama ve gerçek
    10. Millî Gazete’yi okumayan Bakan
    1. Devleti işletmek...
    2. “Yanıyor güneşte petek”
    3. Klinik bir vak’a
    4. Yargılamazsan, beslersin...
    5. M.Ü. İlahiyat Fakültesi’nin 50. Yılı
    6. Darbenin anatomisi
    7. Korku
    8. Prof. Dr. Necdet Aral Hoca’nın ardından...
    9. Kongreye giderken
    10. Ağaca değil, ormana bakmak
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    2. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    3. 10 tane görevim var
    4. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    5. Birden fazla sınav dönemi
    6. Sağlıkçılar, 2 saat iş bıraktı
    7. Suriyeli çocuklar, hayata gülümsüyor
    8. Yaşamını 200 kiloluk üvey oğluna adadı
    9. Final heyecanı başlıyor
    10. Komşu ile hazırlık maçı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek