milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • VÜCUDA ŞİFA KAYNAĞI(ÇEMENOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

MTTB'liler toplanıyor

10 NİSAN 2011
PAZ 03:45

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Kadim dostum Ekrem Kızıltaş 40 gün kadar önce telefon ederek, Konya'daki MTTB'li dostların MTTB Sempozyumu düzenlediklerini ve modoratörlüğünü yapacağı toplantılardan birine beni de konuşmacı olarak davet ettiklerini söylediğinde, gerçekten heyecanlandım. 30 yıldan fazla bir zaman önce kapanan bu teşkilatın bugün hatırlanan imajının oluştuğu günler...

Tarihçesini ilk defa yazıya geçiren ve yayın organı Milli Gençlik dergisinin Türkiye çapında ses getirmesine emeği geçmiş birisi olarak, MTTB'nin bizim hayatımızda önemli bir yeri var. Buna rağmen bugüne kadar mensubiyetiyle onur duyduğumuz bu teşkilat hakkında sadece iki yazı yazmışım: Birisi kuruluşunun 90. yıl dönümü vesilesiyle MTTB'nin Geçmişi ve Geleceği (2006) ve diğeri de MTTB ve Vakıflar Yurdu (2009) adlı kısa yazılar...

Bu yazılar, biraz da teşkilatın yeniden kurulacağı haberlerine bağlı bazı dikkatler ve bir kısım talepler ihtiva eden iyi niyet yazılarıydı ve tabii beklentilerimizi de ifade ediyordu. Asıl beklentimiz, yeni gençlerin bu veya benzeri bir teşekkül kurarak yeniden Anadolu gençliğinin hayati meselelerine sahip çıkmasıydı. Zamanla bu da oldu ve biz de buna çok sevindik, ama nasılsa gündem oluşturacak çalışmaları pek olmuyor, oluyorsa da dikkati çekmiyordu.

O bakımdan, Konya'daki eski MTTB'li dostların bir tam gün süren sempozyumdaki toplantıları ve bir hafta açık duran Ticaret Odası'ndaki Fotoğraf Sergisi önemliydi. Ben bu toplantıların gündeme getirdiği konulardan önce, sözünü ettiğim yazılardan alıntı yapacağım:

"MTTB'nin Geçmişi ve Geleceği"

Bu başlıkla yayınlanan ve ilgi çeken yazının bugün de önemli olan paragrafları şöyle:

16 Aralık (2006) Cumartesi günü, İstanbul / Cağaloğlu'nun ortasında bulunan ve şimdi Halk Eğitim Merkezi olarak hizmet veren eski MTTB binasında, sabahtan akşama kadar süren bir toplantı vardı. MTTB'nin 90. kuruluş yıldönümü kutlanırken, bu tarihi talebe teşkilatının eski başkanlarının yaşadıkları tecrübeler ve yeniden kurulmasının neden ihtiyaç olduğu yolunda konuşmalar yapıldı. Bu arada, Cumhuriyet'ten önce kurulan ve 1980 İhtilâli ile kapatılmasına kadar yaptığı etkili faaliyetlerle bir efsane haline gelen bu teşkilatın mensupları birbiriyle de buluşmuş oldu. Fakat MTTB'yi yeniden kurmak isteyen gençler ortalarda yoktular.

Bu toplantıya ben de bir süre katılıp eski dostlarla hasret giderip gençlerin yeniden MTTB'yi kurma teşebbüsünün hayırlara vesile olmasını temenni ettim. Salondaki konuşmalardan çok binanın çeşitli yerlerinde ve giriş kısmında buluşup görüşen eski MTTB mensupları, hararetli konuşmaları ve kucaklaşmalarıyla, çevreden geçenlerin dikkatini çekti.

Yıllarca önce, 1967-77 arasında da hep böyle olurdu. Çoğunluğu Necip Fazıl'ın konferansları için Türkiye'nin çeşitli yerlerinden gelen gençlerle gönlü genç yaşlılar bu binanın önünde buluşur, memleket meselelerini konuşur ve Üstadı dikkatle dinleyerek evlerine giderlerdi. Bu buluşmalarla yaşanan şuur yenilenmesi, bu ülkenin son 40 yılında çok önemli etkilere, sosyal, siyasal ve kültürel gelişmelere yol açtı; Türkiye bugün üzerine giydirilen çemberi kırma ve hasta adam gömleğini değiştirme aşamasına bu merkez binada ve MTTB'nin İstanbul dışındaki şubeleriyle yapılan faaliyetlerle gelebilmiştir. Bunu bilmeliyiz.

O dönemde de bu faaliyetleri, MTTB'deki konferansı, Cağaloğlu'nun sokaklarına kadar yayılan kalabalıkları Bâbıâli basını görmezlikten gelirdi. Bugün de İkitelli basını görmeyecek.

Devkuşunun kafasını kuma sokmasının ne anlamı olabilir? Onlar istemese de bu ülkenin halkı kendi kendisini eğitmeyi, geliştirmeyi ve en önemlisi de bu ülkeyi idare etmesini öğrenecektir. Belki zaman alacak, birileri yıpranacak; tabii bu arada fire de verilecek, ama zafer mutlaka inanarak hizmet verenlerin olacaktır. Korkunun ecele faydası yok...

MTTB'nin şanlı geçmişinin görüşülmesinden önce, MTTB kürsüsüne çıkan hatipler daha çok eski solculardı. 1960 öncesi ve sonrası MTTB'de başkanlık yaptıkları zaman önleyemedikleri hataları ifade ettiler, bu ülke gençliği ile Eski Demokratların zulüm görmesine nasıl yol açtıklarını yarım ağız ifade ettiler.

Bu türden günah çıkarmalar çok da önemli değil; önemli olan bunları yazmalarıdır. Çünkü çoğu siyasete karışmış, birisi de Profesör olmuştur. 70 yaşında yapılan itirafların gençlere getireceği, öğreteceği hiçbir şey yoktur. Demirel - Ecevit çatışmasının yıllar sonra barışa dönüşmesinin bu ülkeye hiçbir hayır getirmediği biliniyor. Bu denemelerin anlamı yok.

Gençlerin ufkunu geçmişin yanlışlarıyla karartmamalı, iş yapacak genç kurucular kurulunun önünü tıkamamalı. Çünkü sekiz üniversiteden öğrenci dernekleri birleşip bir birlik kurmaya çalışıyorlar. Bu gençlere yakın tarihin sıkıntılarını, şahsî ve ideolojik çatışmalarını bir miras olarak aktarmaya ne hakkımız ve ne de yetkimiz var. Bu büyük bir vebal olur...(...)

Ben bu teşebbüsü yürekten destekliyor, gençlere bina ve imkân verilmesini istiyorum. Bu maksatlara yardım edecek olan imkân ve himmet sahiplerine de teşekkür ediyorum...

"MTTB ve Vakıflar Yurdu"

Bu yazıda da MTTB'li gençlerin ücretsiz kalabildiği Vakıflar Yurdu üzerinde durarak, o günkü gençliğe ev sahipliği yapan kurumların aslında ne kadar hasbi davrandığını anlatmaya çalıştım. O günler 1967-68 yıllarının şartlarıydı ve Vakıflar Yurdu imkânlarını anlatıyordu:

Fatih Camii haziresindeki Sultan'ın kabrini ziyaretten sonra cami çevresindeki Sahn-ı Seman Medreseleri'ndeki Vakıflar Talebe Yurdu'nu gezdim. Havasını çok sevdiğim bu yurdun ana bloklarından birinde bulunan Fatih'in büstü yanında şarap içen üç serseri, "Amca biraz da sen iç!" diye büstün ağzına-burnuna içki döküyorlardı. Buna ben çok üzülmüştüm...

Kayseri Talebe Yurdu'nda ücretli kalmak yerine, Fatih Camii çevresindeki Vakıflar Talebe Yurdu'nda bedava kalmak imkânı vardı, o serseriler yerine bizim gibi gençlerin kalması için başvurdum. O yurdu arkadaş çevresinde ilk keşfeden ben olduğum halde, Kayseri Talebe Yurdu'nda kalanlarla yeni yeni tanışmaya başladığımız MTTB çevresinde toplanan arkadaşların hücumu andıran müracaatlarının çokluğu yüzünden o yıl bu yurda ben giremedim. Fakat bir hayli arkadaşımız bu yurdu mesken tuttu, çünkü Vakıflar Genel Müdürlüğü bütçesinden barınma imkânı yanında sabah kahvaltısı ile akşam yemeği de veriliyor, yıl boyu açık oluyordu. Bu da MTTB ile çeşitli kültür kurumlarında çalışan arkadaşlara en büyük destek sayılırdı.

(...) MTTB'nin yanı başında hizmet veren Vakıflar Talebe Yurdu'nun da orada faaliyet yapan gençlerin barınağı olarak ne kadar önemli olduğu da maalesef yeterince anlaşılamıyor. Bunlardan mahrum kalarak gençlerin ne türden sıkıntıları yaşamakta olduğu ve hayati ihtiyaçlarını kolay halledilmediği için de sosyal faaliyetlere zaman ve imkân bulamadığı belli.

12 Eylül rejiminin bizden aldıkları arasında yüzlerce Anadolu çocuğunun canı yanında, halkın demokratik Anayasa yapma hakkı ile sivil toplum örgütlerinin en sivili olan dernekleşme hakkı üzerinde hiç durulmuyor. O yüzden de MTTB ile Vakıflar Talebe Yurdu'nu birlikte anmak kimsenin aklına gelmiyor. Halbuki bu ikisi 1968-78 yıllarında çok hizmet verdi.

Bugün çeşitli sağ partilerde hizmet verenlerle önceki siyasi hareketlerin mensupları arasında 1968-78 arasında Vakıflar Talebe Yurdu'nda kalanların sayısının bir hayli fazla olduğunu biliyoruz. Bununla birlikte MTTB'de partiler üstü sosyal ve kültürel faaliyet yapan arkadaşlarımız, sosyal, siyasal ve ekonomik olarak bağımsız-bağlantısız bir kimlik ve kişilik sahibi oldular. Böylece, Necip Fazıl, Tarık Buğra ve Sezai Karakoç gibi şahsiyetleri çok sevdik.

Cumhuriyet döneminde Vakıflar Talebe Yurdu olarak hizmet veren Sahn-ı Seman Medresesi'ni Güneş Motel'de hükümet kuran Bülent Ecevit yönetimi gençlerin elinden aldı. MTTB de zaten anarşi yüzünden hizmet veremez hale gelmişti. 12 Eylül öncesi ve sonrasında hizmet veremeyen MTTB ile Vakıflar Talebe Yurdu'nun yeniden gençlere verilmesini istiyoruz.

Evet, bu yazılarla o günlerde hangi şartlarda bir araya geldiğimizi hatırlatmaya çalıştım.

Konya'daki sempozyumda konuşulanları ayrıca anlatmak istiyorum, çünkü bunların hep bir nostalji havasında geçeceğini ve geleceğin oluşumuna hiçbir katkısı olmayacağını düşünen insanların, önce nerelerden buralara geldiğimizi bilmeleri ve bundan sonra neler yapılacağını dikkate almaları gerekir. Ayrıca, bizim hangi şartlarda hizmet verdiğimizi bilmeleri gerekir.

MTTB yeniden kuruldu ve 60. Genel Başkanı seçti. Ona ve arkadaşlarına başarılar...

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 10.04.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: mttb, sinema, gençlik,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 1 yorum|yorum rssrss

  • ne gunlerdi...

    hey gidi MTTB hey, az mi asindirdik senin yolunu. universiteye giden yolumuz da senden gectiydi...kenan vurdu senin beline baltayi vicdansizca, ama kendi haala hayatdar! Cenab-i Hak onlarin kimini oldururken, kimine de uzun bir hayat verecegini soyluyor zaten. ibretlik olsunlar diye herhalde.

    hr | KatılıyorumKatılmıyorum (5.0/10 puan) | 10 Nisan 2011 13:53

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Mustafa Miyasoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Ölüm yıldönümünde Üstad N.Fazıl:M.Miyasoğlu / Necip Fazıl Muhabbeti
    2. Gaziantep'te geçen gün ve bu şehrin kültürü
    3. Ay Vakti ve Şeref Akbaba
    4. Şehir Tiyatroları Nereye Gidiyor?
    5. Antakya'da bir gün
    6. Şehir Tiyatroları devrimi
    7. Klasiklerin yayınlanması ve okunması
    8. Kur'an Öğretimi ve Din Eğitimi
    9. Demokratik basamaklar ve siyaset gündemi
    10. Ömer Seyfeddin dünya dillerinde
    1. Golyat’a atılan taş Gargat ağacı
    2. Hüseyin Rahmi ve Şıpsevdi Romanı
    3. Salih Baba, Dede Paşa ve Abdürrahim Efendi
    4. Dünyayı değiştiren liderler
    5. Çağdaş Türk romanı seminerleri
    6. Konya Kitap Dünyası kitapları
    7. Zaferlerimiz ve Destan Edebiyatımız
    8. Edebiyat geleneği üzerine
    9. “Fatih’in Şiirleri” ve “Şiirin Sultanları”
    10. Kıbrıs’ta Çanakkale Şehitleri ve Gençlerimiz
    1. Naipaul rezaleti ve Türkiye öğretmenliği
    2. Ay Vakti ve Şeref Akbaba
    3. Sultan Vahdettin üzerinden siyaset yapmak...
    4. Numan Kurtulmuş ve Türkiye’nin Gündemi
    5. Mesut Uçakan’ın sinema hayatı
    6. Bu bizim hayatımız
    7. Hanefi fıkhı ve sünnetin yüceltilmesi
    8. İki rahmetli aydının sorumluluğu
    9. Zaferlerimizi çalanlar
    10. Enderun Teravihleri ve Cumhur Müezzinliği
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    2. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    3. 10 tane görevim var
    4. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    5. Birden fazla sınav dönemi
    6. Sağlıkçılar, 2 saat iş bıraktı
    7. Suriyeli çocuklar, hayata gülümsüyor
    8. Yaşamını 200 kiloluk üvey oğluna adadı
    9. Final heyecanı başlıyor
    10. Komşu ile hazırlık maçı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek