milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • VÜCUDA ŞİFA KAYNAĞI(ÇEMENOTU)
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Monolog kültürü ve Tektipleşen ruh halleri

30 HAZİRAN 2006
CUM 00:04

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Nazım Hikmet’e cevap verebilecek kadar ustalaşmış bir kalemdi Peyami Safa; onların girdikleri bu polemikler şimdi Türkiye’nin belleğini oluşturuyor. Bugün gazete köşelerini okuduğumuz zaman aynı entelektüel zeminde kalem oynatacak insanlar bulmakta zorlanıyoruz.

Peyami Safa müstear isimle birçok gazetede romanlar yayınladı. Cingöz Recai bunlar arasında en fazla ilgi çekeniydi. Gazeteler, Peyami Safa imzasından çok müstear isimle yazdığı romanlara daha fazla ilgi gösterirlerdi. Öyleki Peyami Safa bu müstear isimle yayınladığı yazılardan kendi ismiyle yayınladığı ürünlere oranla çok daha fazla telif alırdı. Bu müstear isimlerden biri ‘de Server Bedi’ydi. Peyami Safa’nın çoğu zaman ‘’Allah Server Bedi’den razı olsun o olmasa halimiz nice olurdu’ dediğini bilinir.

Bugün Server Bedi’nin esamisi okunmazken Peyami Safa Türk edebiyatının seçkin isimleri arasında yer alıyor. Peyami Safa‘yı Server Bedi’ye değişen gazete yöneticileri de bugün yok. Eğer Peyami Safa imzasının önemi daha erken kavransaydı bugün Türk insanı birbirinden renkli Peyami Safa eserlerini okuma fırsatı bulacaktı. Kaybeden yine biz olduk. Batı ve doğu arasında yaşanan ikilem üzerinde en fazla duran yazarların başında gelirdi Peyami Safa.

Safa’nın eleştirilecek yönleri olsa da entellektüel birikim açısından hayli dolgun bir insandı. Batı edebiyatını iyi bilen Safa’yı unutulmaz kılan bir diğer özelliği de Nazım Hikmet’le girdikleri polemiklerdi. Sadece Nazım’la polemiğe girmedi Safa, biraz sonra belirteceğim birçok edebi şahsiyetle Safa arasında sert tartışmalar yaşandı.

Nazım Hikmet’e cevap verebilecek kadar ustalaşmış bir kalemdi Peyami Safa; onların girdikleri bu polemikler şimdi Türkiye’nin belleğini oluşturuyor. Bugün gazete köşelerini okuduğumuz zaman aynı entelektüel zeminde kalem oynatacak insanlar bulmakta zorlanıyoruz. Bir dönem aynı gazetede çalışan bu iki isim aynı gazetede çalışmalarına rağmen karşı sayfalardan birbirlerine kalem çekmişlerdi. O dönem ‘Tan’ gazetesinde çalışan bu ikiliden Peyami Safa gazetede Orhan Selim müstear ismiyle yazıyordu. İkilinin arasındaki bu tartışmalar uzun süre devam etmiş, Peyami Safa daha sonra ‘Hafta’ dergisinde Nazım Hikmet’e yaptığı eleştirileri sürdürmüştü. Nazım Hikmet, Safa’nın eleştirilerine çoğu zaman şiirle karşılık vermişti.

Peyami Safa’nın polemiğe girdiği isimler arasında Ahmet Haşim de vardı. Haşim’le olan tartışmaları da bir dönem Babali’nin en önemli olayıydı. Peyami Safa, Sabahattin Kudret Aksal’la da bir dönem karşı karşıya gelmiş, Sabahattin Kudret’in çıkardığı ‘Sokak’ adlı dergiyi isminden dolayı bir hayli eleştirmişti.

Aslında edebiyatımızda kalem kavgaları oldukça meşhurdur. Bu kalem kavgalarını yapan insanlar cumhuriyetin tarihiyle özdeş insanlardır. Bu yüzden yapılan tartışmaların toplum üzerindeki etkisi fazla olmuştur. Namık Kemal’le Ziya Paşa arasındaki tartışma daha çok şiir üzerinden şekillenmiş olsa da tartışmanın boyutları zamanla büyümüştür. Ahmet Mithat Efendi’yle Tevfik Fikret arasında yaşanan sanatsal tartışmalar ilerleyen yıllarda Mehmet Akif’le Tevfik Fikret arasında ideolojik bir kamplaşmaya dönüşmüştür. Tevfik Fikret’in hezeyanlarını rahmetli Mehmet Akif ortaya koymuş ve onun gerçek yüzünü ifşa etmiştir. Muallim Naci ile Recaizade Mahmut Ekrem arasındaki sanatın içeriğine ve biçimine yönelik tartışmalar da edebiyatımıza önemli katkılar sunmuştur. Romanda şive taklidine 1950’lerde karşı çıkan Mehmet Fuat’a karşı Orhan Kemal romanda şivenin gerekliliğini savunmuş, daha sonra bu tartışmalara bir çok önemli isim katılmıştır.

Bu tartışmalar bugün yerini bambaşka tartışmalara bırakmış görünse de ben tam manasıyla bir hesaplaşmaya gidildiğine inanmıyorum. Nasıl ki son dönemde tarihsel olarak yaşanılan bazı gerçekler gün yüzüne çıkmaya başlıyorsa bu edebi alanda da kendini göstermeli. Eğer edebi anlamda bir hesaplaşma yaşanacaksa bunun tam zamanıdır. Geçmişe dönük sövgü edebiyatının sürdüğü ve gerçeklerin üzerinin örtülmeye çalışıldığı bir ülkede edebiyatı sövgü aracı haline getirenler de hesap vermelidir. Reşat Nuri’nin 1928 yılında yayınlanan ‘Yeşil Gece’ romanı resmi tarih övgüsünün diğer adı olmakla birlikte sövgü tarihinin çarpıcı örneklerindendir. Bu romanla sövgü tarihine katkı sunan Güntekin, daha sonra edebiyatta palazlanacak bir takım uygulamanın öncüsü konumuna gelmiştir. “Yeşil Gece’nin Şahin karakteri neyi anlatmaktadır, bu karakterle Güntekin kimi yermektedir? Güntekin bir anda resmi edebiyat tarihçisi rolüne neden gerek duymuştur bunlar ortaya konması gereken gerçeklerdir. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın ‘Cadı’ romanı neyin önünü açmıştır? Bu roman P. Lous’in ‘Afrodit’ eserini 1940’larda Türkçe’ye çeviren Nasuhi Baydar’a, örnek teşkil etmiş midir. Gürpınar’ın romanı neden müstehcen diye eleştirilmiştir, yoksa Gürpınar daha sonra yazdığı romanlarında sıkça rastlanan sövgü tarihine sahip mi çıkmaktadır? Bunlar bilinmelidir..

Nahid Sırrı Örik, ‘Sultan Hamid Düşerken’ adlı romanında İttihhat ve Terakki dönemini anlatmış ama kitaba ismini veren Abdülhamit’e yazdığı eserde neredeyse hiç yer vermemiştir. Örik’in yazdığı bu eserin tarihi romanlar arasında ilk olduğu düşünüldüğünde durumun acziyeti daha iyi anlaşılıyor. Bu ve benzeri eserler monolog kültürü oluşturmaya çalışanların, izlediği güzergâhı daha net bir biçimde ortaya koyuyor. Özellikle tarihsel bir dönemeçten sonra edebiyatın tektipleşmeye başladığını ve siyasal ideolojiyle at başı gittiğini görüyoruz. Cumhuriyetle başlayan yazın hayatımızda çarpık kentleşme gibi çarpık bir edebi anlayış gelişmiştir. Bu çarpık anlayış 1960’lardan itibaren eleştirilmeye ve karşı tezle çürütülmeye çalışılsa da maalesef bazı gerçekler halen gün yüzüne çıkamamıştır.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 30.06.2006 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Gökçen Göksal

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Darbeler ve Edebiyatçılar
    2. Kendinize bu soruyu hiç sordunuz mu?
    3. 'İnsanlara değil hayvanlara söylüyorum'
    4. Bir Necip Fazıl anmasının ardından
    5. Bir medeniyeti yok saymak
    6. Mustafa Sabri Efendi ve Halil Cibran
    7. İnsanlığın geleceği ve felsefe
    8. Sınıfının insanı olmak
    9. Teknolojiye tapınma ve Japonya
    10. Azim, mücadele ve kararlılık: Erbakan
    1. Mevlana ve Yunus Emre’ye dair
    2. Türk edebiyatında kadın yazarlar
    3. Servet-i Fünun’un Tevfik Fikret’i
    4. Sümerliler icat etti; grafoloji yorumluyor…
    5. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e
    6. Gelecek 100 yıl içinde neler olacak?
    7. Tual’deki İstanbul; Fausto Zonaro
    8. Kör, sağır ve dilsiz yaşamanın bedeli
    9. Türk resim sanatı üzerine sesli düşünceler
    10. Monolog kültürü ve Tektipleşen ruh halleri
    1. Düş ve ceza
    2. Siyasetin dili edebiyata uğrarsa
    3. Nahr el Bared’i hatırlıyor musunuz?
    4. Mutlu olmak mı istiyorsunuz ?
    5. Erkan-ı Harbiye ve Edebiyat
    6. Mehmet Bekaroğlu ile baş başa
    7. Gelecek 100 yıl içinde neler olacak?
    8. Obama bu kitabı okursa?
    9. Halüsinasyonlar, uyuşturucular ve Robinson
    10. Berlin out Berlin?
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Vücuda Şifa Kaynağı(Çemenotu)
    2. Başörtülü öğretmen haklarını istiyor
    3. 10 tane görevim var
    4. Kırmızı bülten isteme yetkimiz yok
    5. Birden fazla sınav dönemi
    6. Sağlıkçılar, 2 saat iş bıraktı
    7. Suriyeli çocuklar, hayata gülümsüyor
    8. Yaşamını 200 kiloluk üvey oğluna adadı
    9. Final heyecanı başlıyor
    10. Komşu ile hazırlık maçı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek