Eski Yugoslavya Ordusu JNA'da görevli Sırp askerlerin kontrolünde bulunan Saraybosna Havaalanı'ndaki uçaklardan biriyle Lizbon'daki barış görüşmelerine giden rahmetli Aliya İzzetbegovic, Başbakan Yardımcısı Zlatko Lagumciya [Zlatko Lagumdzija] ve aynı zamanda resmi tercümanı olan kızı Sabina ile birlikte katıldığı görüşmelerden bir netice alınamayınca, geri dönme kararı almıştı. Radovan Karadzic komutasındaki Sırp çetniklerin Saraybosna sokaklarında ölüm saçmaya başladığından habersiz olan İzzetbegoviç, Lizbon görüşmelerinden bir netice elde edilemeyince, 2 Mayıs 1992 tarihinde Saraybosna'ya dönmek için yeniden uçağına binmişti. O gün, savunma kuvvetlerinin Saraybosna'yı kurtarabilmek için şiddetli çatışmalara girişilen savaş günlerinden biriydi. Bu sebeple uçak havadayken yardımcı pilot rahmetli Cumhurbaşkanının yanına gelip, Saraybosna havaalanına inmelerinin mümkün olmadığını; Zagreb ya da Belgrat havaalanlarından birini tercih etmesi gerektiğini söyledi. Aliya İzzetbegovic, tabii olarak Zagreb'i tercih etmişti. Kısa süre sonra ikinci kez Aliya'nın yanına gelen yardımcı pilot, tüm sorumluluğu alması şartıyla, bu kez Saraybosna havaalanına inebileceklerini söylemişti.
Rahmetli Aliya İzzetbegovic'i taşıyan uçak Saraybosna havaalanına indiğinde, Radovan Karadzic komutasındaki Sırp askerleri de ortalıkta dolaşıyordu. Askerler, havaalanı müdürlüğüne gitmelerini istedikleri Aliya ve yanındakilere tutuklu muamelesi yapıyorlardı. Kısa süre sonra üç araç ve bu araçlara eşlik eden tanklarla birlikte Lukavica'ya doğru yola çıkarıldılar. Askeri karargâhta bir odaya alınan Aliya ve kızı Sabina, başlarına neler geleceğini merakla bekliyorlardı. Bekleyiş sırasında odada bulunan telefonun çalması üzerine Sabina Hanım, tereddütsüz telefonu açtı. Hattın diğer ucundaki kadın numarayı yanlışlıkla çevirmişti. Telefonu kızından alan rahmetli Cumhurbaşkanı, kendisini tanıttıktan sonra zorla alıkonulduklarını anlattı. Bu görüşmeden kısa süre sonra telefon yeniden çaldı. Bu sefer ahizeyi İzzetbegovic kaldırdı. Saraybosna Televizyonu (tvsa) çalışanlarından Senad Hacıfeyzovic [Senad Hadzifejzovic] arıyordu. Senad Hacıfeyzovic'in "Sayın Cumhurbaşkanım, şuan canlı yayındasınız. Beni duyabiliyor musunuz" sualine karşılık, rahmetli Cumhurbaşkanı "Ben Lukavica'daki kışladayım. Bir buçuk saat kadar önce havalına indim ve askerler beni buraya Lukavica'ya getirdiler" verdi. Aliya İzzetbegovic, olup bitenleri Saraybosna Televizyonu canlı yayınında anlatınca, tüm dünya kısa sürede bağımsız bir ülkenin Cumhurbaşkanının kaçırıldığından haberdar oldu. Ancak televizyondaki canlı bağlantıya iştirak eden bir kişi daha vardı ve canlı yayında "Aliya bir şey soracağım: Sen şuan Cumhurbaşkanlığı'na neden gelemiyorsun" sualini yöneltiyordu. Aliya'nın bu suale cevabı kısa ve net oldu: "Çünkü gelmeme izin vermiyorlar." Bu cevap üzerine aynı ses bir kez daha haykırdı: "Bu kabul edilemez bir durum!" Rahmetli Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegovic'i öldürme planlarından haberdar olan ve hayatından endişe eden bu kişi, Bosna-Hersek Cumhurbaşkanlığı Konseyi eski üyesi Prof. Dr. Eyüp Ganic'den [Ejup Ganic] başkası değildi.
Cumhurbaşkanlarının kaçırıldığını haber alan Boşnak savaşçılar, misilleme olarak, Sırp General Milutin Kukanyats'ın [Milutin Kukanjac] bulunduğu kışlayı kuşatma altına alarak, rehin aldılar. Kukanyats içinde bulunduğu bu zor durumdan kurtulmak için mübadeleyi kabul etmek zorunda kaldı. Ertesi gün mübadele için telefon görüşmeleri başladı. Mübadele yeri ve şekli üzerinde taraflar arasında anlaşma sağlandı. Lokavica'dan değişimin gerçekleşeceği yere doğru ilerlerken rahmetli Aliya'nın içinde bulunduğu zırhlı BM aracına ateş açılması üzerine, JNA eski generallerinden Sırp asıllı Jovan Divjak aracı durdurup, "benim Cumhurbaşkanıma dokunamazsınız" diye megafonla bağırdı. Ardından zırhlı araç İskenderiye'den Cumhurbaşkanlığı binasına doğru ilerledi. Rahmetli Aliya hiçbir müdahale yaşamadan zırhlı araçtan inip Cumhurbaşkanlığı binasına geçti.
Rahmetli Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegovic ile Cumhurbaşkanlığı Konseyi eski üyesi Prof. Dr. Eyüp Ganic'in, Saraybosna Televizyonu üzerinden 2 Mayıs 1992 tarihinde gerçekleştirdikleri bu konuşmanın üzerinden, on sekiz yıl gibi, uzunca bir süre geçti. Rahmetli Aliya, tüm imkânsızlıklara rağmen 1995 yılında imzalanan Dayton Anlaşmasıyla Boşnaklara üzerinde özgürce yaşayabilecekleri Bosna-Hersek'i emanet ederek, 19 Ekim 2003 tarihinde dâr-ı bekaya irtihal etti.
Prof. Ganic tutuklandı
Bedeli 250 bin şehitle ödenen Sırp kanlı şarlatanlığın baş müsebbiplerinden Slobodan Milosevic yaptıklarının hesabını veremeden öldü, Radovan Karadzic tüm pişkinliği ile katliamları savunuyor ve Ratko Mladic'in nerede saklandığı hala tespit edilebilmiş değil. Buna karşılık Bosna-Hersek Cumhurbaşkanlığı Konseyi eski üyesi Prof. Dr. Eyüp Ganic, Londra'dan ayrılacağı 1 Mart günü, Sırbistan'ın tutuklama talebi doğrultusunda, Heathrow Havaalanı'nda gözaltına alındı. Prof. Dr. Eyüp Ganic, bir üniversitede ders vermek üzere 26 Şubat günü İngiltere'ye gitmişti.
İngiliz polisi, Ganic'in gözaltına alınma gerekçesini, "Sırbistan'ın geçen yıl, savaşın başlarından 1992 yılında eski Yugoslavya Ordusu askerlerine yönelik bir saldırıdan sorumlu tutulan 19 Boşnak yetkili hakkında tutuklama emri çıkarması" olarak ifade ediyor. Belgrat bölge mahkemesi tarafından hazırlanan iddianamede ise, "Bosna-Hersek Ordusu'nun 2 Mayıs 1992 tarihinde Saraybosna'nın Dobrovoljacka Caddesi'nde düzenlediği bir saldırıda, eski Yugoslavya ordusunun 42 askerinin öldüğü, 73 askerin yaralandığını ve 215'inin rehin alındığı" kaydediliyor.
Prof. Dr. Eyüp Ganic ise, hakkındaki bu suçlamaların tamamını reddederek, İzzetbegovic'in 2 Mayıs 1992 tarihinde, Bosnalı Sırp askerler tarafından Saraybosna havaalanında saatlerce rehin tutulduğunu ifade ediyor. Gerçekleştirilen operasyonun, Eski Yugoslavya Ordusu JNA'nın Sırp askerleri tarafından kaçırılan, Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegovic'i kurtarma amacı taşıdığını ifade ediyor. Tarihin hakikatleri de, Ganic'in bu ifadelerini doğrular mahiyette. Tarihin hakikatlerini görmezden gelen İngiliz makamları ise, Prof. Dr. Eyüp Ganic'in, Bosna-Hersek büyükelçisi ya da herhangi bir Bosnalı diplomatla görüşme müsaade etmedikleri gibi konsolosluk desteği almasına da mani oluyorlar. Viyana ve Cenevre sözleşmelerine tamamen aykırı bir davranış sergileyen İngiliz makamları, 63 yaşındaki Eyüp Ganic'in ailesini veya avukatlarını görmesine müsaade etmiyor. Saraybosna'daki özel Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nin yöneticiliğini yapan Prof. Dr. Eyüp Ganic'in kefaletle serbest bırakılması için 200 bin sterlin hazırlayan Boşnak avukatların bu talebi de reddedildi. Westminster Magistrates Mahkemesi'nin aldığı kararla gözaltında alınan Ganic, Mart ayının sonunda gerçekleştirilecek, bir sonraki duruşmaya kadar gözaltında kalacak.
Türk Dışişleri Göreve
Aslına bakarsanız, Prof. Dr. Eyüp Ganic hakkındaki bu suçlamalar daha önce hem bağımsız, hem de Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi gibi uluslararası mahkemelerce ele alındı. Ancak ne Eyüp Ganic'in böyle bir suça karıştığına dair yeterli kanıt, ne de böyle bir suçun işlendiğine dair kanıt bulunamadı. Altına imza attığı uluslararası antlaşmalara sadık kalmadıkları için Birleşmiş Milletler tarafından sık sık uyarılan Sırbistan'ın, Prof. Dr. Eyüp Ganic'e yönelik, bu asılsız suçlamaları yeniden gündeme getirmesinin tek gayesi; Karadzic davası üzerindeki dikkatleri dağıtmak, saldırganlarla, ülkesini savunmak için mücadele edenler arasındaki ince çizgiyi ortadan kaldırmak ve işlenen suçlarını eşitlemektir. Sırbistan yönetimi savaş suçlusu Ratko Mladic'i saklamaya devam ederken, Sırbistan'ın talebi doğrultusunda, ülkesini savunan Prof. Dr. Eyüp Ganic'in gözaltına alınması uluslararası hukukun ayaklar altına almasından başka bir şey değildir. İngiltere'nin bu hareketinin Bosna-Hersek ile Sırbistan arasındaki ilişkilerin daha da zedelenmesinden başka neticesi olmayacaktır.
Gelinen bu noktada, "Bosna'da yaprak oynasa Türkiye bundan etkilenir" diyen Sayın Ahmet Davutoğlu'nun şahsında Türk Dışişleri'ni göreve davet ediyoruz. Ricamız, Bosna-Hersek'in köklerini sökmeye yönelik bu utanç verici eyleme en kısa sürede son verilmesi için devreye girilmesi ve Prof. Dr. Eyüp Ganic'in ülkesine iadesinin sağlanmasıdır.
Not: Cumhurbaşkanlığı Konseyi eski üyesi Prof. Dr. Eyüp Ganic'in gözaltına alınmasına yönelik görüşlerinizi aşağıdaki telefon ve faks numaralarından ulaştırabilirsiniz.
İngiltere Büyükelçilik
Tel: (312) 455 33 44 Faks: (312) 455 33 56
Başkonsolosluk
Tel: (212) 334 64 00 Faks: (212) 334 64 01
Sırbistan Büyükelçilik
Tel: (312) 426 02 36 Faks: (312) 427 83 45
Başkonsolosluk Tel: (212) 213 76 86
Faks: (212) 213 54 03


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




