Cemreler, Şubat'ın yirmisinde suya, yirmi sekizinde havaya, Mart'ın sekizinde toprağa düşer ve toprağın bağrındaki bütün çekirdek ve taneler, çiçeğe, oradan da mahsule dönüşürler.
Son yirmi beş yıldır, dünyanın her tarafında yükselen değerin İslam olduğunu, Batılı siyasiler, strateji uzmanları ve hatta Papa ve patrikler söylemeye başladılar.
Bunda en büyük değil en başta sebep Allah'ın iradesi, o iradeye hizmet eden İslam düşmanı güçlerle bağrı yanık Müslümanların gayretidir.
Cemre toprağa düşünce güneşin toprağı ısıtmasıyla çekirdek ve tanelerin çatlaması gibi, bağrı yanık Müslümanların yürek yangınları da dünyanın her tarafında uyuyan güzellerin gözlerini açmalarına sebep oluverdiler.
Toprağın altında debelenen kurtçukların da çekirdek ve tanelerin çatlamasına katkıda bulunduğu gibi İslam düşmanlarının plan ve stratejileri de kanı uyuşmuş Müslümanların sırtına vurulan kırbaçlarla uyuşuk kanın coşmasına sebep oluverdi.
Mısır konusunda Amerika ile İsrail sessiz kalıyorsa iki sebepten olabilir.
Birincisi, bir sene önce Mısır'a gönderilen ve Mısır'a yerleşmeye karar veren Muhammed Baradai'yi desteklediklerini açıklarlarsa ters tepki meydana getireceğini bildiklerinden sessiz sedasız destek veriyorlardır.
İkincisi, kontrolün kendi ellerinde olmadığı içindir.
İkincisi olmasını temenni ederiz.
Sol görüşlü İşçi Hareketleri liderleri, isteklerinin yerine getirilmesini istiyorlar.
Onlara göre parayı veren devlet parsasını toplar.
İstekleri bile hayalleriyle orantılı olduğundan yüzde beş maaş artırımı başkaldırı hareketlerini durdurmaya yeterlidir.
Burada hiçbir şekilde ikna olmayacak olan iki gurup var.
Birincisi İslami kimliği öne çıkan ve Batı'nın nezdinde en güçlü İslam hareketi kabul edilen "İhvan-i Müslimin" hareketi.
İkincisi, Batı destekli Ulusal Değişim hareketinin lideri olan Muhammed Baradai hareketi.
Muhammed Baradi'yi, Batı'nın emrinde görev alarak Irak'ta Saddam Hüseyin'in yatak odasında ve tuvaletinde ve İran dağlarında atom bombası arayan ekibin başkanı.
Bugünlerde Mısır'da ayaklanan Mısır halkının bu coşkun ve şaşkın enerjisini toplayıp Ulusal Cephe santrallerinde Batı isteklerine göre yönlendirme işine girişti.
Para sorunu yok.
Uzaktan seyrettiğimiz haliyle zehirli sütten Hasan el Benna'sı, Seyyit Kutub'u, Abdükadir Udeh'i ve diğerleri şehit olan "İhvan-i Müslimin" ise görünürlerde yoklar.
Bugünlerde görünmeyenler, görünenlerin arkasından gitmek, onların şemsiyesine sığınmak ve yıllar alacak yeni bir mücadelenin içine girmek zorunda kalırlar.
Şeyh Galip dede:
"Meydandaki baş içindir esfer,
Ser ver, olasın bu yolda server."
Yani, taç, meydandaki baş içindir. Bu yola baş koy ki başkan olasın.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



