milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Minarenin İsviçresi

04 ARALIK 2009
CUM 02:10

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

18. yüzyılda kralların mutlak iktidarına karşı halkın iradesine dayalı yönetim anlayışını savunan J.J.Rousseau, eşitlik ve özgürlüğün ancak böylece gerçekleştirilebileceğini ileri sürüyordu. Eşitlik ve özgürlüğün söylem olmaktan çıkarılabilineceğini, doğum yeri olan Cenevre Cumhuriyetindeki uygulamayı örnek göstererek açıklıyordu. Yöntemi ise, halkoylaması, yani referandum (referendum)'du. Buradan hareketle, demokrasi kuramı çerçevesinde bir hayli tartışmaya ve eleştiriye konu olacak "Genel İrade" kuramını da temellendirecektir.

Krallık iktidarına, eşdeyişle totaliter iktidara karşı, halk irade, tercih ve kararı eşitlik ilkesi ve özgürlük erdeminin gerçekleşmesinde, doğal olarak yeni yöntemleri de beraberinde getirmeliydi. Serbest seçim, referandum vb. Çünkü insan "özgür doğar" ama sonradan sahip olduğu bu özgürlüğü birtakım imtiyazlar, ayrıcalıklar, statüler nedeniyle kaybeder ve eşitsizlik toplumsal bir sistem halinde ortaya çıkar. Sözgelimi, ne zaman yeryüzünde biri bir çit çekmişse ve çitin çevrelediği alanı mülkiyet haline getirmişse, işte eşitsizliğin kaynağı da oradadır. Eşitsizlik, özgürlüğün kaldırılmasında, sınırlandırılmasında ya da yok edilmesinde bir takım irade ve güçleri serbest, keyfi davranmaya yöneltmiş, özendirmiş ve kışkırtmıştır. İktidarın mutlaklaşmacı, kaçınılmaz olarak özgürlüğü ve eşitliği yok etmede sınır tanımaz hale getirmiştir.

Krallığın mutlak iktidarına karşı halk iradesini esas alan Rousseau'nun görüşü (ve diğer düşünürler gibi) Fransız Devrimi ile, eski rejimi (ancient régime) tarihin çöplüğüne atmıştır. Eşitlik ve özgürlük artık temel değer olarak iktidarın, devletin özenle riayet etmesi gereken ölçüye dönüşmüştür.

Eşitlik ilkesi temelinde özgürlük, bireysel ve toplumsal boyutlarıyla, siyasi, iktisadi, toplumsal ve kültürel çeşitlilik içinde tezahür ettirilmek suretiyle, iktidarı sınırlandırıcı bir anlam kazanmış ve kazanmaya devam etmektedir. Bu anlamda, özgürlüğün birtakım tezahürleri, bazı birey ya da toplulukların iradesine başvurularak tanımlanamaz, sınırlandırılamaz, hele ortadan hiç kaldırılamaz niteliktedir. İfade özgürlüğü, inanç ve felsefi düşünce özgürlüğü gibi. Özellikle inanç (din) özgürlüğünün muhtevasının belirlenmesi ya da tanımlanması konusunda, iktidar belirleyici bir yetkiye sahip konumda değildir ve olamaz da.

Somut ve sıcak bir olay olan İsviçre'deki minare yapımı konusudaki halkoylamasına baktığımızda, temelde yatan yanlışlığı hemen farkederiz. Kamuya ilişkin bir sorunun çözümlenmesinde halkoylaması, bazı sakıncaları barındırsa da, kabul edilebilir bir yöntem ve uygulamadır. Fakat halkoylaması, mahiyeti itibariyle oylamaya konu edilemeyecek bir özgürlük, örneğimizde aslında inanç özgürlüğüdür, hakkında böyle bir işlem yapamaz. Yapıldığı takdirde, sözkonusu inancın özüne tecavüz edilmiş, en azından özüyle ilgili olmayan bir tanımlama ya da sınırlamaya gidilmiş olunacaktır. Sözgelimi minare, "siyasal islâmcılığı" çağrıştırıyor yollu bir gerekçe, aslında İslâm inanışının belli açıdan iktidar ya da kamuoyunca belirlenmesi ve tanımlanması anlamına gelir. Dolayısıyla inancın özü başka bir iradenin belirleme yetkisi alanına çekilmiş olur. Açıkçası sınırlandırılmış ya da ortadan kaldırılmış sonucunu verir. Cami gibi minarenin anlam ve önemini belirlemek istediğimizde, bir bireyin, topluluğun ya da kamunun tercih ve seçimine değil, o inancın özüne bakmak şarttır. Elbette cami ya da minarenin mimarisi konusunda birtakım eleştiriler yapılabilir, çevrenin veya kentin görünümüyle uyumsuzluk içinde olduğu ileri sürülebilir. Bu eleştiri ve değerlendirmeler işlevsellik açısından bir anlam taşırlar, o kadar.

Cami ve minare (selefi yaklaşım içinde olanlarca, en azından bidat olarak nitelense bile) İslâm inanışının açık ve gerçek simgesidir. Nasıl çan kulesi kilise ve dolayısıyla Hıristiyanlığı, kippa Yahudiliği simgeliyorsa, minare de İslam'ı simgeler. Caminin yapımını kabul ama minarenin yapımını red, doğrudan İslâm inancının özünü kendi maksadına göre belirleme ve tanımlama anlamına geleceği için, açık bir şekilde inanç özgürlüğüne müdahale demektir.

İşin özü, Avrupa, özellikle bilinçaltı dürtüsüyle İslâm'ı bir din olarak görmediği ve anlamak istemediği için, kendi varlığı açısından bir tehdit algılamasından kurtulamıyor. Endülüs soykırımı tarihi gerçeklik olarak ortadadır. Bosna'daki soykırım daha güncel ve bitmiş değildir. Ne var ki, İslâm, Avrupa'nın bir gerçekliğidir ama onu sorun olarak görüp görmemesi, işte temel sorun da budur.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 04.12.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: isviçre, müslüman, minare, avrupa, fransa, cami, ürdün, abdullah gül, başbakan, erdoğan, ezan, kilise, bartın, ayasofya, türban, diyanet, finlandiya, ab,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

İsmail Kıllıoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Sanatçının ciddiyeti
    2. Başkanlık Sistemi
    3. Gençlik ve Kapitalizm
    4. Meçhule seyahat
    5. Tiyatro ve sanat
    6. Gaddarlığın ve zulmün ciynakları
    7. Özgüven ve özeleştiri
    8. Hukukta temel norm sorunu
    9. Afganistan, NATO ve Türk askeri, niçin?
    10. İktidar üzerine aykırı düşünceler
    1. Muhammed-ül Emin
    2. Sınanan özgürlük
    3. Bütünleştirme mi, bütünleşme mi?
    4. Filistin sorunu ve ötesi
    5. Yerlilerin başkaldırısı
    6. Sivil toplum
    7. Sn. Numan Kurtulmuş’u izlerken
    8. Devletin çöküşü ve helikopter kazası...
    9. Algılama ve gerçek
    10. Millî Gazete’yi okumayan Bakan
    1. Devleti işletmek...
    2. “Yanıyor güneşte petek”
    3. Klinik bir vak’a
    4. Yargılamazsan, beslersin...
    5. M.Ü. İlahiyat Fakültesi’nin 50. Yılı
    6. Darbenin anatomisi
    7. Korku
    8. Prof. Dr. Necdet Aral Hoca’nın ardından...
    9. Kongreye giderken
    10. Ağaca değil, ormana bakmak
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Ya Allah!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yasa geri çekilsin
    10. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek