Liselerde Milli Güvenlik derslerine muvazzaf askerlerin girmesi uzun süredir sıkıntı meydana getiren bir husustu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan partisinin dünkü Meclis Grup toplantısında yaptığı konuşmada Milli Güvenlik Dersi'nin kaldırılacağını, bu konuların Vatandaşlık Bilgisi kapsamında öğrencilere sunulacağını açıkladı.
İyi de oldu.
İmam Hatip Lisesi'nde okurken, yanılmıyorsam yıl 1982 idi, Milli Güvenlik dersimize Ömer Kısakürek adında bir Albay giriyordu.
Derste Milli Güvenlik dersi falan işlemezdi. 50 dakika boyunca askeri darbenin siyasi yasak koyduğu, hapse attığı başta merhum Başbakanlardan Necmettin Erbakan olmak üzere kapatılan partilerin liderlerine salvolar yapardı.
Tok sesli, kısa boylu bir Albaydı.
Ama hep jilet gibi giyerdi; şık ve bakımlıydı.
Kenan Evren darbe sonrası ilk Erzincan ziyaretini İmam Hatip Lisesi'nden başlatsa da biz çok tırsardık bu Albay'dan.
Ama zaten o gündür bugündür muvazzaf askerlerin liselerde derslere girmesi başka handikapları da beraberinde getiriyordu.
Eğitim açısından...
Mesela o askerlerin eşleri aynı okulda öğretmense adeta dokunulmazlıkları vardı; idarecileri takmazlardı.
Şimdi bu askerlerin yerine muhtemelen atama bekleyen yeni öğretmenler istihdam edilecek.
Olumlu bir adım olarak değerlendiriyorum.
Mağdur 1991 kişinin sesine kim kulak verecek?
"3 Ekimde yazdınız benim röportajımı Adnan bey. Ama o günden bu yana görsel ve yazılı iletişim araçlarıyla defalarca dillendirdik ve Meclis'te defalarca görüşmeler yaptık ama bir arpa boyu yol alamadık. Zaten bir arpa boyu yol almış olsaydık 22 mart 2011'de eksik çıkan 6191 Sayılı Yasaya Kanun Hükmünde Kararname ile ek bir madde konmuş ve kararname ile ordudan atılan biz vatan evlatlarının mağduriyeti AKP tarafından giderilmiş olurdu.
Ama görülen o ki sözde dindar olan ve tüm inançlara eşit mesafede saygı ve hoşgörü ile yaklaşan AKP sözde inanç ve aile yapısından ve de hukuksuz yarı tanrı cunta zihniyetlerin keyfiyetiyle peygamber ocağından uzaklaştırılıp eşi ve çocuklarıyla birlikte kapının önüne açlığa sefalete mahkum edilmiş vatan evlatlarına halen kucak açmış değil. 8 aylık süreçte bir çok yasa çıkaran bir AKP iradesi çıkmış olan yasaya ek bir madde koyamadı, koymadı..
Sayın merhamet abidesi bakanımız Bülent ARINÇ bey'e ulaşıldı, sayın ileri demokrasi kahramanı başbakanımıza ulaşıldı, hukukçu Milli Savunma Bakanımıza zaten defalarca ulaşmaya çalışsak da 5 dakikalığına da olsa kapıdan içeri alınmadık. Biz çaresiz bir durumda kalmış 1991 adet vatan evladıyız. Kime gideceğimizi bilemiyoruz. Fransız Senatosu'na mı gidelim? Yoksa ABD Başkanı Obama'ya mı?
Lütfen Adnan bey, siz bir akıl verin bize. ERBAKAN hocamın öğrenciliğini yapmış olan birisi nasıl bu kadar duyarsız kalabiliyor, mağdur edilmiş olan bu insanlara?
İstiyoruz ki başbakanımız duymaktan ötesine geçip bir şeyler yapsın hakkımızda. (ALİ DENİZ)
Dünya sevimlisi gazetemiz
Muhterem Adnan Öksüz beyefendi;
Bendeniz sıkı bir (biraz amiyane oldu biliyorum ama vallahi bu kelimeden daha iyi meramımı anlatacak kelime bulamadım, affedersiniz) Milli Gazete okuyucusuyum.
Yani öyle 3-5 yıllık falan değil. Bunu siz 20-25 seneye çıkarabilirsiniz. Gazete hakkında hiçbir şey söylememe lüzum yok. İşte şu kadar seneden beri vefalı bir okuyucu olduğumu ikrarım herhalde nasıl bir kanaate sahip olduğumu ihsasa kafi gelir zannederim.
Sadede geleyim;
Bu dünya sevimlisi gazetemizin 18.01.2012 tarihli nüshası ile alakalı olarak bir not düşmüşsünüz. Mutlu Trikoları'nın reklamı. Acele etmeyin. Bendeniz bu bahtiyar kişileri maalesef tanıyor ve adreslerini biliyor değilim. Siz onlar hakkında malumatı olanların sizi bilgilendirmelerini talep etmişsiniz. Bendenizin böyle bir malumatı maalesef yok. O halde bu yazı neyin nesi?
Bu yazı şu maksatla yazıldı; 12.01.1973 tarihli nüshanın çıktığı gün bendeniz de aynen zatı alinizin yaptığı gibi o tarihli nüshayı noktasına virgülüne kadar her zaman yaptığım gibi okudum. Fakat yine aynen sizde olduğu gibi bu sağ üst köşede yer alan Mutlu Trikoları'nın reklamı dikkatimi çekti. İçimden bu müessesin sahipleri hakiki kahramandırlar diye geçirdim ve ilave ettim; Eğer sahipleri sağ iseler Allah (c.c.) hayırlı ve bereketli ömürler ile onları Muammer eylesin. Eğer müteveffa olmuşlarsa Allah (c.c.) onların kabirlerini pür nur, mekanlarını cennet eylesin diye dua ettim.
Yazınızı okurken de yine kendi kendime Adnan Öksüz bey ve benim dışımda kim bilir daha kaç kişi böyle düşünmüştür diye içimden geçirdim.
Tevafukun böylesi.
Nasıl bakarsanız öyle görürsünüz denmiş.
Bakışlar aynı olunca görüşler de aynı oluyor demek ki..
Bilvesile ve tekraren selam ve hürmetlerimi iletir işlerinizde Cenab-ı Mevlâ'dan hayırlı muvaffakiyetler niyaz ederim. (ALİ KARAHAN)
Ali Karahan'a not: Bir önceki yazımda yazdım; Milli Gazete'nin 40 yıl önceki ilk sayısına reklam veren Mutlu Trikoları'nın sahibi bu satırların yazarını aradı. 74 yaşında, adı Şerif Altınel. Yakında yüz yüze de görüşüp anılarını bu sütunlarda aktaracağım.(a.ö.)
CHP CHP olalı bir teklif verdi!
HANİ CHP yüzde 99.99 dindar kesimle uğraşır, ya!
Hani CHP özgürlükleri hep engelleyici atraksiyonlar yapar, ya!
Hani CHP, hadi katsayı kalktı, artık İmam Hatipliler başta olmak üzere meslek liseliler de üniversite yarışında eşit koşullarda yarışacak derken, bu eşitliğin tekrardan bozulması için Danıştay'a gitti, ya!
Hani CHP, bir yandan çarşaf açılımı yaparken öte yandan üniversitelerde başörtülü öğrencilere hâlâ öcü gibi bakıyor, ya!
İşte bu CHP'den beklenmedik bir teklif geldi.
Teklifi veren CHP Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak..
Aslen DSP kökenli.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun ekibinden.
Ama Gürsel Tekin ve maiyeti nedense çok hoşlanmıyorlar.
Tekin'in sahibi olduğu ileri sürülen bir internet sitesi adeta savaş açmış durumda Erdoğan Toprak'a..
Her neyse!..
Bu Erdoğan Toprak TBMM Başkanlığı'na verdiği kanun teklifi ile "yetim erkek çocuklara 'evlilik ödeneği' yardımı yapılmasını" talep etti.
Teklif, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun iki maddesinde değişiklik öngörüyor.
Teklif, sigortalının ölümünden dolayı aylık ve gelir almakta olan hak sahibi kız çocuklarının evlenmeleri halinde bir defaya mahsus aldıkları evlilik ödeneğinin yetim erkek çocuklarına da verilmesini düzenliyor. Erdoğan Toprak, şunu söyledi: "Bu düzenleme kadın erkek eşitliği konusunda önemli bir avantaj yaratacak. Yetim erkek çocuklarının böyle bir hakka sahip olmaması gelir düzeyi düşük erkek çocuklarının yuva kurmalarına, sevdikleri kızla evlenmelerine engel. Kendilerine yetecek temel ihtiyaçlarını sağlayamamaları hem psikolojik hem de yaşamsal değerleri açısından olumsuz zincirleme etki yaratmaktadır."
Bunu okuduktan sonra Erdoğan Toprak'a şöyle seslenmek istiyorum;
"CHP CHP olalı bir teklif verdi. Tek kelime ile bravo!
NOT: Bugün 25 Ocak 2012. Demirbank iyi günler diler. 2012 yılında yeni anayasa vaadini sıcak tutmak adına... 2012'den 25 gün daha eksildi. Oysa yeni sivil anayasa adına atılan en küçük bir somut adım henüz yok. Takipçisiyiz...


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



