Türkiye siyasasında ciddî tıkanma var. Bir partinin tek başına iktidar olmasının kendisine sağladığı güç, muhalefetin muhalefetsizliği, düşünce yerine kavga ve gerilim üretmesi çözümsüzlüğe asıl nedendir. Milli Görüş'ün parlamento içi siyasette bulunamayışı asıl sorun.
Parlamento dışı siyasette ise büyük bir erozyon yaşatıldı. Bu, sistemli yapıldı ne yazık ki.
Milli Görüş'ün 1969 yılından itibaren içeride İttihatçı geleneğe, dışarıda ise Emperyal güçlere karşı bir direniş gösterdi. Bunda da başarılı oldu. Türkiye siyasasında yükselişe geçmesi, ilk etkisini MSP ile hem ağır sanayi hamlesi, hem Kıbrıs Barış harekâtında önemli bir rol üstlenmesi egemenleri tedirgin etti. Siyasa dışı bırakılmasının en temel nedeni politikalarını içeride dışa bağımlı siyasa ile dışarıda ise hem Siyonizm bir diğer ifadeyle ırkçı emperyalizm ile mücadelesi kendisine önemli bir başarı kazandırdı. Bu da sürekli engellemelere maruz bırakılmasına neden oldu. Her çıkışın ve yükselişin ardından yeniden önü kesildi. Bu, kendisini zayıflatacak yerde güç kazandırdı. Ne yazık ki, asıl darbeyi kendi içinden yetiştirdiklerinden aldı. Bu darbelerin ilki AK Parti ayrışması oldu.
Büyük kitleler, dik durma ve AK Parti yöneticilerinin RP dönemindeki referanslarıyla, İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığının sağladığı güç ve birikimle halk katında karşılık bulmasına neden oldu. Önemli bir sorun da 28 Şubat süreci gibi ağır bir sürecin yaşanmasının, halkın bundan büyük bir darbeyle acı çekmesi halkın AK Parti'ye dört elle sarılmasına neden oldu. Ustaca yürütülen politikalarla halk kitlelerinin AK Parti'yi sahiplenmesine neden oldu. Halkın AK Parti'yi hâlâ Milli Görüş ruhuyla bilmesi de önemli bir sorun. Muhalefet partilerinin kavgacı tutumu, korku üretmeleri Türk siyasasının tıkanmasının asıl nedenidir.
Milli Görüş bu sürecin zorluklarına rağmen yeni dönemde yükselişe geçmişti. % 5.5 gibi önemli bir yüzde yakalamışken, bu, potansiyel olarak lara doğru bir tırmanış gösteriyordu. HAS Parti ayrışması Milli Görüş'e asıl darbe oldu. Bu, Milli Görüş hareketine olan güveni azalttı, büyük bir düşüş göstermesine neden oldu. Bu büyük fırsat ne yazık ki heba edildi.
HAS Parti bir düş kırıklığı oldu. Bundan sonra oradan bir şey çıkmayacağı belli. Yanlış bir çıkıştı o. Zaten Politik sahnede bir AK parti vardı, onun bir benzerine gerek yoktu. HAS partinin durumu bu.
Biz Milli Görüş hareketine dönelim.
Milli Görüş'ün siyasada her zaman önü açıktır. Gerek sahip olduğu düşünce, gerekse milletimizde karşılık bulması onu var kılmaya ve devam etmesine yeter nedendir. Çünkü, onun benzeri bir siyasi parti yoktur. O, bir başına özgündür. Gençlik tabanının olması, onu besleyecek olan yan kuruluşları kendisine önemli güç katar ve sürekliliğini sağlar. Anadolu Gençlik gibi önemli bir kurumun varlığı göz ardı edilemez. Milli Görüşten kopan siyasi partilerin en önemli açmazı da budur.
Milli Görüş'ün kendisini daha etkin ve dinamik hâle getirecek düşünce üretimi, yeni bakış açıları sağlaması, AK parti ile HAS partiye kayan tabanına güven sağlaması, onlara kendisini çekici kılacak bir canlılık yeni bir çıkış sağlayabilir.
Önümüzdeki süreçte kongreler başlıyor. Kendisine ait olan yan kuruluşlardan destek alarak büyük bir dinamizm ile sahnedeki eski yerini almak için elinde büyük bir fırsat bulunuyor. Türkiye'nin siyasal lokomotifi İstanbul'dur. Saadet Partisi İstanbul kongresini yapacak. Tutulan salonu genç ve dinamik kitlelerle doldurması, yeniden büyük heyecan yayması, büyük bir çıkış yapması Türkiye'nin önünü yeniden açabilir.
Türkiye'nin tek şansı Milli Görüş düşüncesinin yeniden sahne almasına bağlıdır. AK parti milletimiz için büyük bir düş kırıklığıdır. Artık o hareket ANAP ile İttihatçı geleneğin bıraktığı boşlukta duruyor. Sayın Başbakan'ın Mısır'da yaptığı konuşmada: "Devletler laik olabilir, ama ben laik değilim" dedi açıkça. Bu şu anlama geliyor. "Biz bu sistemden memnunuz. Bakın ben laik olmadığım halde laik bir ülkeyi yönetiyorum" demeye getirdi. "Arap-Amerikan Baharı" rüzgârına kapılmış olan ülkelerin yeni yönetimlerine laikliği öneriyordu. Bu bile Türkiye'de Milli Görüş hareketinin önünü açmaya yeter bir nedendir.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



