Bismillahirrahmanirrahim Âlemleri yaratan, yaşatan, yöneten Rabbimize hamd, her şeyi tanzim edici, âlemlere rahmet Peygamberimize salât ve selam olsun.
Milli Görüş asrın en mühim olayı ve harekâtıdır, gayesi bütün insanlığın dünya ve ahiret saadetidir, temeli ise sevgi ve şefkattir. Dünya imtihanımızın tek gerçeği olan Hak-Batıl mücadelesinde Hakkı temsil eden görüştür. Milli Görüş bitmez, yenilmez, tükenmez ve kurtuluşun tek çaresidir.
İnsan; Allah'ın yarattığı eşrefi mahlûkattır ve O'nun emaneti olan İslam'ı yaşamanın ve yaşatmanın görevlisi ve halifesidir. "Gerçek müminler ancak Allah'a ve Resulüne iman eden, sonra da (bu imanda) şüpheye düşmeyen ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihat edenler (savaşanlar)dır. İşte onlar (imanda) sadık ( özü sözü doğru) onlardır." (Hucurat: 15)
Günümüzde İslam'ı yaşama ve yaşatma şuurunun adı Milli Görüş'tür.
İslam ümmetinin temel vazifesi insanlığı İslam ile buluşturmaktır.
Ümmet olmak
Bu bir lider, imam etrafında toplanarak İslam'da ittifak edip cihat etmektir. İslam'da ittifak ederek ümmete dâhil olmak Allah'ın biz kullarına kesin bir emridir. "Hepiniz topluca Allah'ın ipine (İslam'a, Kur'an'a) sımsıkı sarılın, parçalanmayın..." (Ali İmran: 103) Cihat farzı Rabbimizin namaz gibi kesin bir emridir ve yaratılışımızın ve Müslümanlığımızın sebebidir. "Allah uğrunda, hakkını vererek cihat ediniz. O, sizi seçti..." (Hac: 78)
Ümmet olmak; aynı kavramlara aynı manaları yükleyip aynı tanımlarla düşünerek aynı eylemleri ortaya koyabilen inananlar topluluğu olmaktır. Bu ben ümmeti Muhammed'denim iddiasında bulunup yatmak, ahireti unutup sadece dünya için çalışmak değil, insanlığın saadeti için birlikte cihat etmektir. Gençler, olgunlar ve ihtiyarlar olarak topyekûn cihat ile mükellef olduğumuzun şuurunda olmaktır. "(Ey müminler!) Gerek hafif, gerek ağır olarak savaşa çıkınız, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihat ediniz. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır." (Tevbe: 41)
Ümmetin temel görevi, insanlığın iki cihan saadeti için çalışmak, iyiliği emretmek, kötülüğü yasaklamak, Allah' inanıp güvenmektir. "Siz, insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder; kötülükten meneder ve Allah'a inanırsınız..." (Ali İmran: 110)
Bu ayette vasıfları belirtilen ümmet insanlığa liderlik yapacaktır. Bu ümmet anlayış ve işleyiş bakımından tek vücut olmalıdır ki insanlığa rehberlik ve liderlik yapabilsin. Peygamberimiz Müslüman bir toplumu şöyle tanımlamıştır. "Müslüman bir toplum aralarında muhabbet ve merhamette birbirine karşı tek vücut gibidirler. Vücudun bir yeri rahatsızlandığında nasıl bütün vücut rahatsız ve uykusuz kalıp hasta uzvun tedavisi ile meşgul oluyorsa, Müslümanlar da meselelerinin çözümünde aynen bu vücut gibidirler." (Buhari)
Milli Görüş kadroları böyle bir toplum olmanın gayretiyle "Yaşanılabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye, Yeni Bir Dünya"yı kurma şerefine nail olmak için cihat etmektedirler.
Ahlak-ı hamide sahibi olmak
Bu ulvi davayı yürüten kadroların ahlak-ı hamide sahibi olmaları bir esastır. Peygamberimiz "Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim" buyurmuştur.
İnsanlara saadetin yolunu tebliğ eden Milli Görüş kadrolarının tebliğ ettikleri davanın yaşayan örnekleri olması gerekir. Peygamberimiz " Allah(c.c) sizin için din olarak İslam'ı seçti. Siz de ona güzel ahlak ve cömertlikle saygıda bulununuz. Çünkü İslam ancak bu ikisi ile mükemmel olur." buyurarak bu örnekliğin gereğini belirtmiştir.
Milli Görüşçüler olarak birbirimizi Allah için sevenlerden olmalıyız. "Muhammed Allah'ın elçisidir. Beraberinde bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler." (Fetih: 29) Peygamberimiz bizleri uyarmaktadır: "Siz iman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız..." Bu uyarıya kulak verenlerden olmayacak mıyız?
Biz müminler olarak kardeşler olduğumuzu bilmeliyiz ve kardeşlik hukukumuzu gözetenlerden olmalıyız. "Müminler ancak kardeştirler..." (Hucurat: 10)
Birbirimizi hakir ve küçük görenlerden olmamalıyız. "Ey müminler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın. Belki de onlar, kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da kadınları alaya almasınlar. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kendi kendinizi ayıplamayın, birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir isimdir! Kim de tövbe etmezse işte onlar zalimlerdir." (Hucurat:11)
İrfan sahibi olmalıyız. Kendimizi bilmeliyiz ve tanımalıyız. Sıfatlarımız ne olursa olsun biz de ümmetin fertlerinde sadece birisiyiz. Üstünlüğün sıfatlarda değil takvada olduğunu unutmamalıyız. Elbette ki dava büyüklerine ve emir sahiplerine itaatte ve saygıda kusur etmemeliyiz. Bunu nefislerimizi tatmin etmek için değil, kişileri sevdiğimizden dolayı değil, Allah için yapmalıyız. Bu topluluk içinde fikirlerimizi açık bir şekilde söylerken kendimizin de yanılabileceğini idrak ederek söylemeliyiz. Benim dediğim olmadı, söyledim yapmadılar dememeliyiz. İstişareler ve değerlendirmeler bittikten sonra alınmış olan karara kendi kararımız gibi sahip çıkmalıyız. Bize verilen görevleri canla başla yerine getirmeliyiz.
Bünyanün mersus olmak
İfsadı engelleme, ıslah etme, adil bir düzeni kurma çalışmaları ittifak halinde, Bünyanün mersus gibi teşkilatlanarak, kenetlenerek yapılması İslam'ın bir emridir. "Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir yapı gibi (Bünyanün Mersus) saf bağlayarak savaşanları sever." (Saf: 4)
Hepimiz ittifak halinde yapılan bu çalışmalarda uyumu bozacak davranışlardan kaçınmalıyız. Çünkü biz bir farzı birlikte eda ediyoruz ve hepimiz kendi görevimizi yaparak Allah'ı razı etmeye çalışıyoruz. "Cihat eden, ancak kendisi için cihat eder. Şüphesiz Allah, âlemlerden müstağnidir. (O'nun hiçbir şeye ihtiyacı yoktur)." (Ankebut: 6)
Hep birlikte aşağıdaki dört görevi yapmadan Allah'ın bize zaferi ve iktidarı nasip etmeyeceğini bilmeliyiz. Bu görevler şunlardır:
1. Tebliğ ve davet görevimizi dünya işlerimize feda etmemeliyiz. Yoksa insanlar o zaman İslamsız saadetin olamayacağı gerçeğini kimden öğrenecekler. Bu görevin İslam'ın farzlarından olduğunu unutmamalıyız. "Ey Resul! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan O'nun elçiliğini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır. Doğrusu Allah, kâfirler topluluğuna rehberlik etmez." (Maide: 67) Bu görevi ilim, güzel öğüt ve etkili bir mücadele ile eda etmeliyiz. "(Resulüm!) Sen, (insanları) Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle davet et ve onlarla en güzel şekilde mücadele et! Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir ve O, hidayete erenleri de çok iyi bilir."( Nahl: 125) Bu görevin ihmal edilmesi veya tehir edilmesi toplumsal felaketlerin sebebidir.
2. Davamızı tanıtmak önemli görevlerimizdendir. Bunun için Milli Görüş'ü destekleyen yayınları desteklemek bu görevin en önemli ayağıdır. Davamızın gazetesi "Milli Gazete", televizyonu ise "TV 5"tir. Milli Gazete'nin tirajının asgariden üçyüzbine çıkması davamıza sadakatimizin ispatı olacaktır. Çünkü Milli Görüş'ün gücü Milli Gazete'nin tirajı ile ölçülmektedir. Bunun için hepimiz seferber olmalıyız. TV 5'in Türkiye'nin en güçlü televizyonu haline getirilmesi gücümüze güç katacaktır. Bir milyon basılıp dağıtılan güçlü ve etkili dergilerimiz olmalıdır. Bilinmelidir ki bizim insan ve imkân problemimiz yoktur, bu iki kaynağa ulaşma ve harekete geçirme problemimiz vardır.
3. Kınayanın kınamasına aldırmadan Milli Görüş davasını yürütecek kadroların yetiştirilmesinde eğitimin önemi büyüktür. Güçlü eğitim merkezleri kurarak bu görevi yerine getirmeliyiz. Sağlam duvar sağlam tuğla ister.
4. Siyaseti ve İktidarı etkileyecek güç olmalıyız. Hayrın işlenmesine motor, şerrin işlenmesine fren ve engel olacak bir teşkilat yapısına sahip olmak önemlidir. Bunun için Milli Görüşçü kuruluşların teşkilat eksikliklerini tamamlamaları ve etkinliklerini artırmaları bize bu imkânı sağlayacaktır. Bir kez daha ifade edelim ki biz bu görevleri gereği gibi yapan bir topluluk olmadan Allah'ın lütfü bize erişmez.
Bizler "İşittik ve itaat ettik" (Nur: 51) diyenler olarak peygamberlerine "Ey Musa! Onlar orada bulundukları müddetçe biz oraya asla girmeyiz; şu halde, sen ve Rabbin gidin savaşın; biz burada oturacağız" (Maide: 24) diyerek cihat etmekten kaçınıp her şeyi liderden bekleyen beni İsrail gibi olamayız. Çünkü biz şuurlu Müslümanlardanız.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



